İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2023/711 Karar: 2024/40 Tarih: 2024

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2023/711 K.2024/40

11. Ceza Dairesi 2023/711 E. , 2024/40 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2021/401 Değişik iş SUÇ : Dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanl

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2023/711 E. , 2024/40 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2021/401 Değişik iş SUÇ : Dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanl

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2023/711 E. , 2024/40 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2021/401 Değişik iş SUÇ : Dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 27.11.2020 tarihli ve 2020/94241 Soruşturma, 2020/50417 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Bakırköy 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 20.01.2021 tarihli ve 2021/401 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 20.01.2021’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 23.11.2022 tarihli ve 2021/13450 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.01.2023 tarihli ve KYB-2022/149183 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.01.2023 tarihli ve KYB-2022/149183 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, müştekinin, eşinin vasıtasıyla tanıştığı şüpheli ...n kendisine yüksek ücretli iş bulacağını söylemesi üzerine asgari ücretle çalıştığı işinden ayrıldığı, şüphelinin kendisi adına bankaya başvurup kredi çekebileceğini söylemesi sebebiyle, bunun karşılığında şüpheliye parça parça olmak üzere 36.500,00 Türk Lirası para gönderdiği, şüphelinin kredi işlemi tamamlandığında mail adresine onay maili geleceğini söylediği ancak gelmediği bunun üzerine savcılığa başvurduğu somut olayda, şüphelinin eyleminin hile boyutunda olmadığı bu nedenle dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşmadığından bahisle Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmişse de; şüphelinin müştekiye güven vererek müştekiden para temin etmesi ancak şüphelinin sözde temin edeceği kredi miktarından müştekiye bir bedel ödememesi ve dolandırıcılık kastı ile hareket ettiği hususunda kamu davası açılmasına elverişli yeterli delilin elde edildiği, olayın hukukî ihtilaf kapsamında kalmadığı, delillerin takdirinin mahkemesine ait bulunduğu gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.“ Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçinin yaş itibarıyla emeklilik hakkını kazanmış olmasına rağmen eksik primlerinin bulunduğunun, tekstil işçisi olarak asgari ücretle çalışması nedeniyle bankalar tarafından kendisine kredi verilmediğinin, şikâyetçinin eşinin kahvehanede otururken bu durumdan bahsetmesi üzerine, Hakan Sümer isimli kişinin, şüpheli ...'ın yardımcı olabileceğini söylediğinin ve şikâyetçi ile şüphelinin irtibata geçtiğinin, şüphelinin şikâyetçiye daha yüksek ücretli bir iş bulabileceğinden bahsettiğinin ve bir kısım masraflar adı altında para talep ettiğinin, şikâyetçinin toplam 36.500 TL para gönderdiğinin, ayrıca kredi başvurusunun onaylandığına ilişkin de e-mail göndermesine karşın, onaylanan herhangi bir kredinin bulunmadığının, şikâyetçinin yasal yollara başvuracağını bildirmesinden sonra ise gönderilen paraların bir kısmının iade edildiğinin, ancak kalan kısmın çeşitli bahanelerle iade edilmediğinin iddia olunması karşısında; şüphelinin ifadesinin alınması, şikâyetçinin eşinin, Hakan Sümer isimli kişinin ve itiraz dilekçesinde belirtilen tanıkların beyanlarına başvurulması, ilgili bankalardan sorulmak suretiyle gönderilen ve iade olunan paraların tespitinin yapılması, şüpheli ile şikâyetçi arasındaki mesajların incelenmesi, şikâyetçi adına herhangi bir kredi başvurusu bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise onaylanıp onaylanmadığının araştırılması, sonucuna göre somut olayda dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşup oluşmadığının tayin ve takdiri gerekirken; "...somut olayda şüphelinin müştekiye yönelik eylemlerinin hile boyutunda olmadığı gibi, müştekinin denetleme olanağını da ortadan kaldırmadığı, müştekinin tanımadığı şüphelinin kendisine söylediği bankalardan kendisi adına kredi çekebileceği şeklindeki sözlerin gerçeği yansıtmadığını bankalardan araştırma yaparak kolayca öğrenebileceği, dosya kapsamında şüphelinin söz konusu eylemlerinin atılı dolandırıcılık suçunun unsurlarını oluşturmadığı..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi bu nedenle yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Bakırköy 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 20.01.2021 tarihli ve 2021/401 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.01.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla