İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2023/7158 Karar: 2024/10099 Tarih: 2024

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2023/7158 K.2024/10099

11. Ceza Dairesi 2023/7158 E. , 2024/10099 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2022/1384 Değişik İş SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Ortaca Cumhuri

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2023/7158 E. , 2024/10099 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2022/1384 Değişik İş SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Ortaca Cumhuri

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2023/7158 E. , 2024/10099 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2022/1384 Değişik İş SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Ortaca Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.12.2021 tarihli ve 2019/6103 Soruşturma, 2021/4886 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Fethiye Sulh Ceza Hakimliğinin, 30.03.2022 tarihli ve 2022/1384 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 30.03.2022'de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 15.11.2023 tarihli ve 2022/28122 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.12.2023 tarihli ve KYB-2023/124200 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.12.2023 tarihli ve KYB-2023/124200 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre; İngiltere vatandaşı olan müştekinin ..... Tic İth. İhr. Ltd. Şti. isimli şirketin sahibi olduğu, yabancılara mülk satışındaki engeller dolayısıyla kardeşi ve şüpheli olan kardeşinin eşi ... yönlendirmesi ile şirketin kurulduğunu, inşaat işleri için yetki verdiği şüphelinin bu yetkileri kötüye kullanarak müştekinin bilgisi ve rızası dışında kazanç sağladığı iddiasına yönelik olarak Ortaca Cumhuriyet Başsavcılığının 08/12/2021 tarihli kararı ile anlaşmazlığın hukuki ihtilaf olduğundan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar ile, Benzer bir olay nedeniyle Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin 11/07/2018 tarihli, 2015/5578 Esas, 2018/5270 Karar sayılı ilamı " Rusya vatandaşı katılanın Rus bir arkadaşı kanalı ile olay tarihinden 4-5 yıl kadar önce sanıklardan ... ile tanıştığı, sanık ...'ın o tarihlerde birkaç defa katılanı Antalya iline davet ettiği, sıkça görüşmeleri nedeni ile aralarında güven ilişkisi doğduğu, sanığın katılan ile olan görüşmelerinde yapmış olduğu daireleri satmayı teklif ettiği, katılanın yatırım yapmayı düşündüğünden dolayı sanığın teklifini kabul ederek birden fazla daire almaya karar verdiği, yabancılara mülk satışındaki yasal engel nedeni ile sanığın teklifi üzerine şirket kurularak bu şirket adına alım yapılması konusunda da anlaştıkları, bu amaçla ... Sanayi Ticaret Ltd. şirketini kurdukları, şirketin ortakları arasında şikayetçinin yer aldığı, ayrıca sanığın teklifi, iş takibinde kolaylık sağlanılacağının söylenilmesi üzerine sanığın da şirket ortağı olarak yer aldığı ve şüphelinin şirket yöneticisi olarak belirlendiği 2008 yılında 1.120.000 Euro ödenerek bu şirket adına sanık ...'dan 18 adet daire satın alındığı, satın alınan 18 adet dairenin katılanın ortağı olduğu ... Sanayi Ltd. şirketi adına tapuda tescil edildiği, katılanın bu alım satıma ve tapudaki devir işlemine güvenerek Rusya'ya döndüğü, olay tarihinde sanık ...'ın şirket yöneticisi olarak sahip bulunduğu yetki ile ... Ltd. Şirketi adına tapuda kayıtlı olan katılan tarafından satın alınan gayri menkulleri sanık ...'ın şirket müdürü olduğu ... Taşımacılık Ltd.Şti'ne devredip oradan da göstermelik bedellerle sanık ...'ın yöneticisi olduğu .... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şirketine ve kardeşleri sanık ...'a ve birkaç kişiye daha devrettiklerinin iddia edildiği olayda; .... sanık savunmaları, katılan beyanları, bilirkişi raporları ve dosya kapsamından sabit olduğu gerekçesine dayanan mahkemenin mahkumiyet yönünde kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında; Müşteki tarafından sunulan şirket defter ve hesap kayıtları, tapu kayıtları, delil tespit kararı ve bu mahiyette sunulan deliller ile soruşturmanın genişletilerek elde edilecek yeni delillerle birlikte konusundan uzman bilirkişiden destek sağlanması ile neticesine göre şüphelilerin hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken, eksik soruşturmaya ve değerlendirmeye dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz hakkında belirtilen gerekçelerle soruşturmanın genişletilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi;“(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir...“ şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; İngiltere vatandaşı olan şikâyetçi ile şüphelinin kardeşi ...'nın yatırım amacıyla bir arazi satın aldıklarının ve yabancılara taşınmaz satışındaki bürokratik engeller nedeniyle taşınmazın tamamının tapuda ... adına kaydedildiğinin, bir süre sonra şüphelinin yönlendirmesi ile bu taşınmaza inşaat yapılması amacıyla şüpheli ve şikâyetçinin ortağı oldukları ... Telekomünikasyon Danışmanlık Ticaret İthalat İhracat Ltd. Şti.'nin kurulduğunun, şirket yetkilisi olarak belirlenen şüphelinin yetkilerini kötüye kullanarak haksız kazanç sağladığının, bu davranışları nedeniyle 16.05.2019 tarihinde şirket müdürlüğünden azledilmesine ve bundan haberdar olmasına rağmen, 22.05.2019 tarihide şirket adına hareket ederek kardeşi ile olan kat karşılığı inşaat sözlemesini feshettiğinin, bu şekilde şirketi zarara uğrattığının iddia olunması üzerine yürütülen soruşturma kapsamında; Ortaca 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/60 Esas ve Ortaca 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/277 Değişik İş sayılı dosyaları ile şirket aleyhine yapılan icra takiplerine ilişkin icra dosyalarının getirtilip incelenmesi, bu soruşturmayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosyaya eklenmesi, şüphelinin kardeşi ...'nın olayla ilgili ifadesine başvurulması, uyuşmazlık konusu Muğla İli ... İlçesi ... Mahallesi ... Mevki 3321-S-d Pafta 3096 Ada 4 Parsel üzerinde bulunan taşınmaza ait tapu kayıtlarının dosyaya celp edilmesi, şüphelinin şirket müdürlüğünden azline ilişkin karar ve bu kararın tebliğine dair belgeler ile 22.05.2019 tarihli fesih sözleşmesinin ilgili noterlikten getirtilmesi, şikâyetçi vekilinin sunduğu belgeler ile şirkete ait banka hesap ekstreleri, şirketin defter ve belgeleri, inşaat için yapılan harcamaları gösterir tüm belgeler ve inşaatın şikâyet tarihi itibarıyla mevcut durumu birlikte değerlendirilerek usûlsüz bir harcama yapılıp yapılmadığının tespiti için bilirkişi raporu aldırılması, gerekli görülmesi halinde şirketin borçlu olduğu bildirilen firmalar tespit edilerek yetkililerinin beyanlarının alınmasından sonra sonucuna göre bir değerlendirme yapılması gerektiği gözetilmeden, "...Türkiye Cumhuriyetine ait şirketler kanununa göre sembolik olarak şirket hissedarı yapılarak şirkete müdür tayin edilemeyeceği, imzaya yetkili müdürün şirket adına işlem yapabileceği, anlaşmaya aykırı işlemlerin ticaret mahkemesinde açılacak davanın konusu olduğu, her ne kadar ayrıca inşaat bitim süresi olarak 15 ay gibi kısa bir süre belirlendiğini ve geç teslim halinde ...'ya aylık 1500 TL cezai şart koyarak şirketin zararına işlem yapıldığı belirtilmiş ise de 8 adet daire için 15 aylık süre belirlenmesi hayatın olağan akışına aykırı olmadığı, ve geç teslim halinde cezai şart koşulabileceği kaldı ki belirlenen cezai miktarın piyasada belirlenen miktarın çok üzerinde bir rakam olmadığı, şüphelinin inşaat için yatırılan paraları keyfi olarak kullandığı iddia edilmiş ise de; inşaat malzemelerinin alımına ilişkin faturaların mevcut olduğu, işbu hali ile şüphelinin eyleminin Ceza Kanunu açısından güveni kötüye kullanma suçunu oluşturmadığı, söz konusu uyuşmazlığın Ticaret Mahkemesinde açılacak davanın konusu olduğu ..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Fethiye Sulh Ceza Hakimliğinin, 30.03.2022 tarihli ve 2022/1384 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.09.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla