Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2023/7348 E. , 2024/5849 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/413 E., 2023/474 K. SUÇ : Sahte fatura kullanma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2023/7348 E. , 2024/5849 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/413 E., 2023/474 K. SUÇ : Sahte fatura kullanma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 291 inci maddesinin birinci fıkrasının Bölge Adliyeleri Mahkemeleri tarafından verilen kararlara ilişkin temyiz süresini düzenlediği, daha önce Yargıtay incelemesinden geçen dosyalara ilişkin temyiz süresinin 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesine göre bir hafta olduğu, ancak verilen hükümde temyiz süresi on beş gün olarak gösterilmek suretiyle sanığın yanıltıldığı, bu nedenle sanığın yokluğunda verilip 23.10.2023 tarihinde tebliğ edilen hükme yönelik 01.11.2023 tarihli temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun da bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İlk Derece Mahkemesinin bozma öncesi 04.05.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında 2012 takvim yılında sahte fatura kullanma suçundan 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun (213 sayılı Kanun) 359 uncu maddesinin (b) fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 43, 62 ve 53 üncü maddeleri gereğince 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Dairemizce İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanığın temyiz başvurusunun kabulüne karar verilerek "...Hükümlerden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 4 ve 5. maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359. maddesinin 3, 4, 5 ve 6. fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı TCK’nin 7/2. maddesi de gözetilerek sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması..." gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir. 3. Bozma üzerine yapılan yargılamada, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile (1) numaralı paragrafta yazıldığı şekilde karar verilmiştir. 4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 22.12.2023 tarihli ve 2023/132521 sayılı, hükmün onanması görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; suçu işlemediğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Üçkapılar Vergi Dairesi mükellefi olan sanığın, 2012 takvim yılında, hakkında sahte fatura düzenlemeden işlem yapılan ... Ltd. Şti. den aldığı dört adet faturayı KDV indiriminde kullandığı, anılan şirketin gerçek bir mal teslimi ve hizmet ifasına dayalı olmaksızın sahte fatura düzenleyen firmalardan olduğu, böylece sanığın 2012 takvim yılında gerçek mal ve hizmet karşılığı olmadan birden fazla sayıda sahte faturayı kullanmak suretiyle 213 sayılı Kanun'a aykırılık suçunu işlediğinin iddia ve kabul edildiği anlaşılmıştır. 2. Sanığın suça konu faturaların gerçek alışveriş karşılığında alındığına, ödemenin çekle yapıldığına, faturaların sahteliğini bilmediğine yönelen savunması, vergi inceleme ve suç raporları, çek örnekleri, bilirkişi raporu, sanığa ait adli sicil ve nüfus kaydı ve diğer deliller dosya arasındadır. IV. GEREKÇE 1. Sanığın suça konu olan faturaların gerçek bir ticari ilişkiye dayandığını, sahteliğini bilmediğini, ödemenin çekle yapıldığını savunması karşısında; maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından; çekleri tahsil eden E.Ö. isimli kişinin 5271 sayılı Kanun'un 48 nci maddesi uyarınca çekinme hakkı hatırlatılarak tanık sıfatıyla dinlenmesi, çeki kimin namına tahsil ettiğinin, sanığı tanıyıp tanımadığının sorulması ve çek bedelinin satıcının kasasına ya da banka hesabına girip girmediğinin tespiti yönünden faturaları düzenleyen mükellef ile kullanan mükellefin ticari defterleri ve belgeleri üzerinde karşılıklı bilirkişi incelemesi yaptırılmasından sonra sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile hüküm kurulması, 2. Suça konu faturaların en son 2012 takvim yılı Ağustos ayı KDV beyannamesinde kullanılması nedeniyle suç tarihinin 25.09.2012 olduğu gözetilmeden, gerekçeli karar başlığında 2012 şeklinde eksik yazılması, Hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.04.2024 tarihinde karar verildi.