İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2023/792 Karar: 2023/1141 Tarih: 2023

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2023/792 K.2023/1141

11. Ceza Dairesi 2023/792 E. , 2023/1141 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/202 E., 2014/234 K. ŞİKÂYETÇİLER : Zurich Sigorta A.Ş., Ankara Sigorta A.Ş. SUÇLAR : Sigorta bedelini almak amacıyla dolandırıcılık, suç uydurma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat TEMYİZ EDENLER : Sanık

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2023/792 E. , 2023/1141 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/202 E., 2014/234 K. ŞİKÂYETÇİLER : Zurich Sigorta A.Ş., Ankara Sigorta A.Ş. SUÇLAR : Sigorta bedelini almak amacıyla dolandırıcılık, suç uydurma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat TEMYİZ EDENLER : Sanık

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2023/792 E. , 2023/1141 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/202 E., 2014/234 K. ŞİKÂYETÇİLER : Zurich Sigorta A.Ş., Ankara Sigorta A.Ş. SUÇLAR : Sigorta bedelini almak amacıyla dolandırıcılık, suç uydurma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat TEMYİZ EDENLER : Sanık ... ve müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi Onama, Kısmi düzeltilerek onama Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin hükmolunan cezanın süresine göre koşulları bulunmadığından, 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usul Kanunu'nun 318 inci maddesi uyarınca reddine oy birliğiyle karar verildikten sonra ve sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İskenderun 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.11.2014 tarihli ve 2013/202 Esas, 2014/234 Karar sayılı kararıyla sanıklar hakkında; a)Sanıklar ..., ... ve ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası delâletiyle aynı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (k) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 52 nci maddesinin iki ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık ...'ın 2 yıl hapis 12.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanıklar ... ve Mine Kıranoğlu hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi uygulanarak sanıkların ayrı ayrı 1 yıl 8 ay hapis ve 10.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, b)Sanık ... hakkında suç uydurma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 271 inci maddesinin, birinci fıkrası ve 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 7.300,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, c)Sanık ... hakkında suç uydurma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraatine, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... ve müdafiinin temyiz isteği; sanığın adil yargılanmadığına, eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna ve delil yetersizliği olduğuna ilişkindir. B. Sanık ... ve müdafiinin temyiz isteği; delillerin takdirinde yanılgıya düşüldüğüne ve re'sen gözetilecek diğer hususlar nedeniyle hükmün bozulması talebine ilişkindir. C. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; sanığın adil yargılanmadığına, alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulduğuna, lehe hükümlerin uygulanmadığına, suç uydurma suçundan beraatine karar verildiği halde sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanık ...'ın HD Dental Özel İskenderun Ağız ve Diş Sağlığı polikliniğinin yetkilisi olduğu, sanık ...' nun sanık ... ile birlikte yaşadığı, sanık ...' in sanık ...' nin sigortalı işçisi olduğu, temyiz dışı sanık ...' ın ise sanık ...' in kardeşinin eski eşi olduğu, İskenderun İlçe Emniyet Müdürlüğüne gelen bir ihbarla sanık ...'ın işlettiği Yenişehir Mahallesi, 33. sokak, No:3/A adresindeki iş yerine, gece vakti kimliği belirsiz kişiler tarafından hırsızlık amaçlı girildiğinin bildirildiği, bu ihbar üzerine emniyet görevlilerinin olay yeri inceleme işlemlerini yapmak üzere harekete geçip bulunabilecek delilleri topladıkları, olayın faillerinin tespitine yönelik olarak da asayiş birimlerinin çalışmalara başladığı, sanık ...'ın emniyete müracaat ederek şikâyetçi sıfatıyla verdiği ifadesinde yirmi sekiz kalem malzemesinin çalındığını, toplam olarak yaklaşık 250.000,00 TL civarında zararının meydana geldiğini ifade ettiği, olay yerinde güvenlik kamerası sisteminin kurulu olduğu, ancak kameraların uçlarının yukarıya kaldırılması, kayıt cihazının da bu failler tarafından çalındığının iddia edilmesi nedeniyle iş yerinin kendi sisteminden herhangi bir görüntü elde edilemediği, olay yerinden yaklaşık 20 metre ileride emanete alınmış bulunan siyah eldiven ile berenin ele geçirildiği, bu nedenle asayiş birimlerinin olay yerinin yakınlarında bulunan kamera sistemlerinden hareket ederek failleri tespite çalıştığı, bu kapsamda yapılan belirlemelere göre hırsızlık olayının yaşandığı iş yerine hırsızlar tarafından giriş yapılan sokak ile bu sokağın bağlı olduğu sokak üzerinde iki aracın olay saatlerinde sürekli olarak gezdiğinin belirlendiği, bu araçların park edilmesinden sonra da bir şahsın net olarak kameralara yakalandığı, araçlardan birinin siyah renkli VW Caddy marka bir araç olduğunun, diğerinin de gri renkli sedan tipli ön plakası düşük sol arka stop lambası yanmayan bir araç olduğunun belirlendiği, muhtemelen kiralık oldukları değerlendirilerek ilçedeki oto kiralama işi yapan şahıslara, bu arada tanıkların da bilgilerine başvurulduğu tanıkların bir suretleri dosya arasına yansımış belgelerle ortaya koydukları gerçeğe göre olay günü sanık ...'e iki adet araç kiraladıkları, bu araçların her ikisinin de güvenlik kameralarına yansıyan araçlar olduklarının belirlendiği, aynı kameralarda görüntüye giren kişinin ise sanık ... olduğunun uzun süredir bölgede görev yapan kolluk görevlilerince belirlendiği, sanık ...'ın diğer sanık ...'nin çalışanı, sanık ...'ın da sanık ...'ın daha önceden eniştesi olduğunun anlaşılması üzerine hırsızlık soruşturmasının yön değiştirdiği, zira iş yerindeki eşyaların sigortalı oldukları, hırsızlığın da sigortadan para almak maksadıyla muvazaalı olarak gerçekleştirilmiş olma ihtimalinin doğduğu, sanıkların tümünün ev ve iş yerlerinin tespit edilerek arama kararı doğrultusunda arama yapıldığı, bu aramalarda sanıklar Mine ile Hasan'ın birlikte ikamet ettikleri evde, hırsızlığın yaşandığı iş yerindeki bir kanepenin altında ve iş yerinden ayrı bir adreste bulunan depo olarak kullanılan bir yerde özellikleri ve kısmen sayıları itibarıyla çalındığı bildirilen diş hekimliği faaliyetlerinde kullanılan demirbaş ve sarf malzemelerine benzer, bilirkişi raporlarına göre çalındığı bildirilen malzemeler ile kısmen uyumlu malzemelere ulaşıldığı, sanıklar Hasan ve Mine tarafından bu malzemelerin çalındı diye bildirilen malzemeler olmadıklarının savunulduğu, bu nedenle malzemelerin çalındığı bildirilen malzemeler ile aynı olup olmadıklarının belirlenmesi için bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, soruşturma aşamasında önce tek, sonra heyet, kovuşturma aşamasında da heyet halindeki bilirkişilere yaptırılan incelemede bu malzemelerin bir kısmının kullanılmamış malzeme olduğu, bazılarının henüz açılmamış paketlerde bulunduğunun, bazıların ise kullanılmış olduğunun belirtildiği, sanık ... ve iş yeri çalışanı tanıkların yargılama aşamasındaki beyanlarında ise öncesinde paketlenen ve depoya kaldırılan malzemelerin yeni iş yeri için kullanılacak kullanılmamış malzemeler olduğunun belirttikleri anlaşılmıştır. 2. Temyiz dışı sanık ..., yargılama aşamasında sanık ...'ın olay öncesi sanık ...'a ait iş yerinden hırsızlık süsü verilerek bir kısım eşyaların alınarak başka yere götürüleceği ve sonrasında bu malzemelerin sigortaya bildirilerek para alınacağını söyleyerek kendisine yardım teklifinde bulunduğunu, kendisinin kabul etmediğini, olay günü de tesadüfen birlikte gezerken sanık ...'ın tornavida ile iş yerine girerek elinde poşetle yanına geldiğini söylediği, soruşturma aşamasında birden fazla beyanının alındığı, bu beyanlarında hırsızlık teklifinden bahsetmemiş ise de, bütün beyanlarında iş yerinin önüne gittiklerini ve sanık ...'ın tornavida ile içeri girdiğini istikrarlı bir şekilde söylediği, yine başka dosyalar arasından bu dosya arasına alınmış bir kısım evraklara göre sanık ...'ın, sanık ... vasıtasıyla iş yerinde hırsızlık yapılmış gibi görüntü vermek amacıyla kendisine teklifte bulunduğunu, bu kapsamda bazı malzemeleri iş yerinden çalınmış gibi göstererek alıp başka bir yere götüreceklerini, karşılığında da kendisine para vereceğini söylediğini ifade etmiştir. Sanık ..., olay tarihinde kiralamış olduğu araçlar ile sanık ... ile birlikte gezdiklerini, ancak iş yerine kesinlikle girmediğini savunmuştur. Sanık ..., deposunda ve sanık ... ile ikamet ettikleri evde ele geçen malzemelerin, çalınan malzemeler olmadığını, depoda ele geçen malzemelerin daha önce tasnif sebebiyle işçileri aracılığıyla depoya koydurduğu malzemeler olduğunu, evinde ve depoda ele geçen malzemelerin sıfır malzemeler olduğunu savunmuştur. Sanık ..., aramada ele geçen malzemelerin kendisine ait satışını yaptığı malzemeler olduğunu, ele geçen malzemelerin sanık ... ve onun iş yeri ile ilgisinin olmadığını savunmuştur. 3. Sanık ...'ın iş yerinde çalışan tanıklar M.K., E.G., Ö.K., M.Y., ve İ.D., soruşturma aşamasında iş yeri içeresindeki bazı malzemelerin olaydan önceki tarihlerde arama yapılan depoya kaldırıldıklarını, bunun yeni bir şube açmak maksatlı olarak sanık ...'ın talimatı üzerine yapıldığını ifade ettikleri, bir kısım tanıkların iş yerinden masaüstü bilgisayar çalındığının bildirilmesine rağmen olaydan önce de sonra da masaüstü bilgisayarlarda bir eksilme meydana gelmediğini, implant malzemesi olarak çalındığı bildirilen malzemelerin bilahare aramada sanıkların ikametlerinde çanta içeresinden çıkan malzemeler olduğunu, olayın gerçekleştiği iş yerinde kanepe altında bulunan malzemelerden paketleme cihazının çalındığı bildirilen malzemelerden olduğunu beyan etmişler, yargılama aşamasında ise aramada ele geçen eşyaların olaydan önce paketledikleri yeni şube açılmasında kullanılacak sıfır malzemeler olduğunu, soruşturma aşamasında bu malzemelerin iş yerinde kullanılan malzemeler olduğunu söylemediklerini, ifadelerin yanlış geçirildiğini beyan etmişlerdir. 4. HD Dental Özel İskenderun Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği. Ltd. Şti.nin Ankara Sigorta şirketinde 14707196 nolu ve 20.02.2012 - 20.02.2013 vadeli poliçe ile Zurich sigorta şirketinde 7707199 nolu ve 26.01.2013 - 26.01.2014 vadeli poliçe ile sigortalattırıldığı anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden 1. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ... ve müdafii, sanık ... ve müdafii ile sanık Memet Sedat Tuncer müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. B. Sanık ... Hakkında Suç Uydurma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 271 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 26.11.2014 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. C. Sanık ... hakkında suç uydurma suçundan kurulan hüküm yönünden Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.02.2013 tarihli ve 2011/5-137 Esas, 2013/58 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere "aynı davada yargılandığı bir suçtan beraat eden, diğer suçtan ise mahkum olan sanık hakkında müdafii tarafından sunulan avukatlık hizmetinin bölünmesi mümkün olmadığından beraat ettiği suç açısından vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmeyeceği" dikkate alındığında; sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyet hükmü kurulması sebebiyle, suç uydurma suçundan verilen beraat hükmü yönünden sanığın vekalet ücretine hak kazanamayacağı ve vekalet ücreti verilmemesinde bir isabetsizlik bulunmadığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanık ... müdafiinin temyiz isteği yerinde görülmemiştir. V. KARAR A. Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler ile Sanık ... hakkında Suç Uydurma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (A,C) bentlerinde açıklanan nedenlerle İskenderun 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.11.2014 tarihli ve 2013/202 Esas, 2014/234 Karar sayılı kararında sanık ... ve müdafii, sanık ... ve müdafii ile sanık Memet Sedat Tuncer müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ... ve müdafii, sanık ... ve müdafii ile sanık Memet Sedat Tuncer müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanık ... Hakkında Suç Uydurma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle İskenderun 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.11.2014 tarihli ve 2013/202 Esas, 2014/234 Karar sayılı kararına yönelik sanık ... müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.03.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla