Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2023/806 E. , 2024/42 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/66 E., 2019/257 K. SUÇ :Bilişim Sistemlerinin Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARARLAR: Beraat KANUN YARARINA BOZMA Y
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2023/806 E. , 2024/42 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/66 E., 2019/257 K. SUÇ :Bilişim Sistemlerinin Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARARLAR: Beraat KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Elbistan Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.11.2019 tarihli ve 2018/66 Esas, 2019/257 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine, sanıklar ..., ... ve ... kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince Av. ...'a 5.450,00 TL (üç defa ayrı ayrı) vekalet ücretinin hazineden tahsili ile sanıklar vekiline verilmesine, sanıklar ..., ... ve ...kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince Av....a 5.450,00 TL (üç defa ayrı ayrı)vekalet ücretinin hazineden tahsili ile sanıklar vekiline verilmesine, sanıklar ..., ..., ... kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince Av. ...'a 5.450,00 TL (üç defa ayrı ayrı) vekalet ücretinin hazineden tahsili ile sanıklar vekiline verilmesine ilişkin hükümlerin, istinaf edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 08.12.2022 tarihli ve 2022/23183 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.02.2023 tarihli ve KYB-2022/156939 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.02.2023 tarihli ve KYB-2022/156939 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya aslının diğer sanık tarafından temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine Yargıtay incelemesinde olduğu anlaşılmakla onaylı dosya sureti üzerinden yapılan incelemede; Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 25/11/2021 tarihli ve 2018/525 esas, 2021/5857 karar sayılı ilamında yer alan, “...Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/5. maddesinde yer alan "Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir" biçimindeki düzenleme ile Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 16/10/1978-2/324-350 sayılı Kararında belirtilen "Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi, vekalet ücretinin tayininde esas ilke olarak sanıkların adedi ya da sanığın birden çok suç işlemiş olmasını değil, usulünce açılan ve avukat tarafından takip edilen davaların adedini esas almış ve taraflara yükletilecek avukatlık parasının her dava için ayrı ayrı tayinini öngörmüş olması karşısında; ayrı ayrı dava açılmadıkça ücreti vekaletin de ayrı ayrı tayin ve takdirinin mümkün bulunmadığı" hususu nazara alınarak, kendilerini tek vekille temsil ettiren ve haklarında beraat kararları verilen sanıklar yönünden tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,..." şeklindeki açıklamalar ile 1136 Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak çıkarılan ve karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/4. maddesinde yer alan "Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, somut olayda yargılama aşamasında sanıklar ..., ..., ...'in aynı avukat tarafından; sanıklar ..., ..., Nazmiye Sert'in aynı avukat tarafından ve ..., ..., ...'ın aynı avukat tarafından temsil edildiğinin anlaşılması karşısında, her bir sanık müdafii için tek avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, her bir sanık lehine ayrı ayrı maktu vekalet ücreti verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) Avukatlık ücret tarifesinin hazırlanması başlıklı 168 inci maddesinde; "Baronun yönetim kurulları, her yıl Eylül ayı içerisinde, yargı yerlerindeki işlemler ile diğer işlemlerden alınacak avukatlık ücretinin asgarî hadlerini gösteren birer tarife hazırlayarak Türkiye Barolar Birliğine gönderirler. Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunca, baro yönetim kurullarının teklifleri de göz önüne alınmak suretiyle uygulanacak tarife o yılın Ekim ayı sonuna kadar hazırlanarak Adalet Bakanlığına gönderilir. (Ek cümle: 16/6/2009-5904/35 md.) Şu kadar ki hazırlanan tarifede; genel bütçeye, il özel idareleri, belediye ve köylere ait vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler ve bunların zam ve cezaları ile tarifelere ilişkin davalar ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun uygulanmasından doğan her türlü davalar için avukatlık ücreti tutarı maktu olarak belirlenir. Bu tarife Adalet Bakanlığına ulaştığı tarihten itibaren bir ay içinde Bakanlıkça karar verilmediği veya tarife onaylandığı takdirde kesinleşir. Ancak Adalet Bakanlığı uygun bulmadığı tarifeyi bir daha görüşülmek üzere, gösterdiği gerekçesiyle birlikte Türkiye Barolar Birliğine geri gönderir. Geri gönderilen bu tarife, Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunca üçte iki çoğunlukla aynen kabul edildiği takdirde onaylanmış, aksi halde onaylanmamış sayılır; sonuç Türkiye Barolar Birliği tarafından Adalet Bakanlığına bildirilir. 8 inci maddenin altıncı fıkrası hükümleri kıyasen uygulanır. Avukatlık ücretinin takdirinde, hukukî yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarife esas alınır." hükümleri yer almaktadır. 2. 02.01.2019 tarihli ve 30643 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin ceza davalarında ücret başlıklı 14 üncü maddesinin dördüncü fıkrası; "Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir." şeklinde düzenlenmiştir. 3. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.03.2021 tarihli ve 2021/19-11 Esas, 2021/128 Karar ile 01.06.2021 tarihli ve 2018/12-45 Esas, 2021/234 Karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere; aynı dava dosyasında aynı suçtan yargılanan birden fazla sanığın tek müdafi ile temsil edilmesi ve yargılama sonucunda sanıklar hakkında beraat kararı verilmesi halinde, müdafi tarafından sanıklara sunulan avukatlık hizmetinin sanık sayısınca bölünmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla; kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Elbistan Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.11.2019 tarihli ve 2018/66 Esas, 2019/257 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca karar verilmesi mümkün görüldüğünden, hüküm fıkrasından kanun yararına bozma talebine konu sanıkların vekalet ücretine ilişkin bölümün çıkartılarak yerine; kendilerini aynı vekiller ile temsil ettiren sanıklar..., ... ve ... için tek bir vekalet ücreti, yine sanıklar ..., ... ve ...için tek ve keza sanıklar ..., ... ve ... için de tek bir vekalet ücreti olmak üzere, karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen “5.450,00 TL’nin hazineden alınarak beraat eden ve kendilerini vekil ile temsil ettiren sanıklara verilmesine” cümlesinin yazılmasına, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, kararın diğer kısımlarının aynen bırakılmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.01.2024 tarihinde karar verildi.