Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2023/813 E. , 2024/1479 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/484 E., 2020/319 K. KATILANLAR: Onur Nalbantoğlu, Hasan Demirel SUÇ : Bedelsiz senedi kullanma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bak
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2023/813 E. , 2024/1479 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/484 E., 2020/319 K. KATILANLAR: Onur Nalbantoğlu, Hasan Demirel SUÇ : Bedelsiz senedi kullanma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Antalya 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.09.2020 tarihli ve 2016/484 Esas, 2020/319 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında bedelsiz senedi kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 156 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 58 nci maddesi uyarınca neticeten 12 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejiminde göre çektirilmesine, sanık ... hakkında bedelsiz senedi kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 156 ncı maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 51 inci maddeleri uyarınca neticeten erteli 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükümlerin, istinaf edilmeden 21.01.2021 tarihli kesinleşme şerhi düzenlenmek suretiyle kesinleştirildiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 08.12.2022 tarihli ve 2022/9839 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.02.2023 tarihli ve KYB-2022/156377 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.02.2023 tarihli ve KYB-2022/156377 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 29/12/2020 tarihli ve 2020/10983 esas, 2020/13030 karar sayılı ilamında yer alan "...Sanığın kendisine ait .... Oto Kiralama isimli işyerinden araç kiralayan katılandan tarih ve miktar kısmı boş olan teminat senedi aldığı, sonrasında gerekli ödeme ve iadenin yapılması nedeniyle taraflar arasında herhangi bir alacak veya borç kalmamasına rağmen sanığın, söz konusu senedi gelebilecek olan trafik cezaları için kendisinde tuttuğunu söyleyerek iade etmeyip, 30.000 TL bedelli olarak doldurmak suretiyle katılan aleyhine icra takibi başlattığı şeklinde iddia olunan eyleminin, suça konu senedin imzalı ve boş olarak verilmesi, verilme nedeninden farklı bir şekilde doldurulduğunun iddia edilmesi ve hukuka aykırı olarak ele geçirilmemiş olması karşısında, TCK'nun 209/1.maddesinde düzenlenen açığa imzanın kötüye kullanılması suçu kapsamında kaldığı dikkate alınarak,...Bozmayı gerektirmiş... " şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, Dosya kapsamına göre, müşteki ile sanık ... arasında araç kira sözleşmesi düzenlendiği, bununla birlikte sözleşme ekinde müşteki tarafından teminat olarak hazırlanan açık senet imzalanarak sanığa teslim edildiği, ayrıca araç kira bedelinin de peşin olarak ödendiği ve araç sanığa teslim edilmesine karşın senedin müştekiye iade edilmeyerek alacaklısının sanık ... ve borç miktarının 20.000,00 Türk lirası olacak şeklinde düzenlenerek müşteki aleyhine icra takibi başlatıldığı anlaşılmakla, suça konu senedin imzalı ve boş olarak verilmesi, verilme nedeninden farklı bir şekilde doldurulduğunun iddia edilmesi ve hukuka aykırı olarak ele geçirilmemiş olması karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 209/1. maddesinde düzenlenen açığa imzanın kötüye kullanılması suçu kapsamında kaldığı cihetle, ayrıca bedelsiz senedi kullanma suçunun oluşmayacağı gözetilmeden, sanıklar haklarında yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir" Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE İncelenen dava dosyası içeriğine göre; katılanların, sanık ... tarafından işletilen ... Rent a Car isimli işyerinden araç kiraladıkları sırada araç kiralama sözleşmesi ekinde bulunan ve teminat olarak hazırlanan boş senedi imzalayarak sanığa verdiklerinin, araç süresinde iade edilmesine ve kiralama ilişkisinden kaynaklanan borçlar ödenmesine rağmen, sanığın suça konu senedi iade etmeyerek diğer sanık ...'e verdiğinin, senedin bu sanık tarafından doldurularak katılanlar aleyhine icra takibine konu edildiğinin iddia ve kabul olunması karşısında; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 01.05.2001 tarihli ve 2001/6-70 Esas, 2001/77 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, imza sahibinin tevdi ettiği kişinin kağıdın zilyetliğinden vazgeçerek bunu başka bir kişiye vermesi halinde, kağıdın yeni zilyedi olan sanık ... açısından “esasen kendisine tevdi ve teslim olunmayan kağıdı bertakrip (hukuka aykırı) ele geçirme” keyfiyetinin gerçekleşmiş olduğu, açığa imza atandan aldığı kağıdı diğer sanığa veren sanık ...'ün eyleminin ise “bertakrip ele geçiren failin” fiiline iştirak niteliği taşıdığı anlaşıldığından, sanıkların eylemlerinin bir bütün halinde 5237 sayılı Kanun'un 209 uncu maddesinin ikinci fıkrası yollamasıyla aynı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki “resmi belgede sahtecilik” ve senedin icra takibine konu edilmesi suretiyle tahsil edilmek istenmesi nedeniyle, aynı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde düzenlenen kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçlarını oluşturacağı gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 156 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca bedelsiz senedi kullanma ve aynı Kanun'un 209 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca açığa imzanın kötüye kullanılması suçlarından ayrı ayrı mahkûmiyet hükümleri kurulduğu anlaşılmakla; öncelikle her iki mahkûmiyet hükmüne yönelik olarak, belirtilen gerekçeyle kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde tespit edilen hususlar yönünden Antalya 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.09.2020 tarihli ve 2016/484 Esas, 2020/319 Karar sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, Oy birliğiyle, 12.02.2024 tarihinde karar verildi.