İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Ceza Dairesi

YARGITAY · 11. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2023/892 K.2023/1987

Antalya 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.10.2018 tarihli ve 2017/319 Esas, 2018/403 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve…

Esas2023/892Karar2023/1987Tarih27 Mart 2023Okuma6 dk · 1.293 kelime

KÜNYE

11. Ceza Dairesi 2023/892 E., 2023/1987 K.·K Anunyararına Bozma İnceleme Konusu Kanun Yararına Bozma

Karar tarihi
27 Mart 2023
İncelenen kararın mahkemesi
Ağır Ceza Mahkemesi
Sayısı
2017/319 E., 2018/403 K.
Suç
Resmi belgede sahtecilik
Karar
Mahkûmiyet
Yoluna başvuran
Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Tebliğname görüşü
İlgili kararın kanun yararına bozulması
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.293 kelime·6 dk okuma·4 bölüm

Antalya 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.10.2018 tarihli ve 2017/319 Esas, 2018/403 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca neticeten 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 26.02.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 08.12.2022 tarihli ve 2020/7049 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.02.2023 tarihli ve KYB-2022/161937 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.02.2023 tarihli ve KYB-2022/161937 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, Sanığın aynı neviden işlediği suçtan Afyonkarahisar 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/687 esas sayılı dosyasındaki suçun 10/10/2016 ve 14/11/2016 tarihlerinde işlendiği, bu suça ilişkin iddianamenin 01/12/2017 tarihinde düzenlendiği, Afyonkarahisar 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/563 esas, 2020/253 karar sayılı dosyasındaki suçların ise 17/10/2016, 08/2016, 26/09/2016, 10/10/2016 ve 11/11/2016 tarihlerinde işlendiği, bu suçlara ilişkin iddianamenin ise 01/12/2017 tarihinde düzenlendiği,

Afyonkarahisar 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/563 esas sayılı dosyasına birleşen Afyon 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/531 esas 2018/533 (bozma sonrası Afyon 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/613 esas, 2020/162 sayılı karar) sayılı dosyasına konu suç tarihinin 09/10/2016 ve iddianame düzenlenme tarihinin ise 08/09/2017 olduğu,

anılan dosyada hüküm kurulurken zincirleme suç hükümleri uyarınca arttırım yapıldığı ve Afyonkarahisar 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/687 esas sayılı dosyasından aldığı 2 yıl 6 ay hapis cezasının mahsubu ile sanığın 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Afyonkarahisar 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 10/07/2020 tarihli ve 2019/563 esas, 2020/253 sayılı kararının verildiği ve kararın Konya Bölge Adliye 8. Ceza Dairesinin 01/04/2021 tarihli ve 2020/1316 esas, 2021/531 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kesinleştiği,

İncelemeye konu Antalya 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 23/10/2018 tarihli ve 2017/319 esas sayılı dosyasındaki suçun 21/01/2017 tarihinde işlendiği, bu suça ilişkin iddianamenin 19/10/2017 tarihinde düzenlendiği ve sanığın incelemeye konu dosyadaki eyleminin ilk hukukî kesintiyi oluşturan (Afyonkarahisar 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/563 esas sayılı dosyasına birleşen) Afyonkarahisar 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/531 esas (bozma sonrası Afyon 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/613 esas) sayılı kararına konu 08/09/2017 tarihli iddianameden önce olduğunun anlaşılması karşısında, birleştirme kararı verilerek, tek suçtan mahkûmiyet kararı verilip, zincirleme suç hükümleri uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinde isabet görülmemiştir.”

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

1. 5237 sayılı Kanun’un zincirleme suç başlıklı 43 üncü maddesinin birinci fıkrasında; "Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır. (Ek cümle: 29/6/2005 – 5377/6 md.) Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır.

..." hükmü yer almaktadır.

2. Zincirleme suç durumunda aynı suçun birden fazla işlenmiş olması söz konusudur. Ancak bu suçlar, aynı suç işleme kararı kapsamında işlenmekte ve aralarında sübjektif bir bağ bulunmaktadır. Bu nedenle, kişiye bu suçların her birinden dolayı ayrı ayrı değil tek bir ceza verilmekle birlikte, verilen bu cezanın miktarı artırılmaktadır.

3. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; sanık ...'nun, şikâyetçinin iş yerinden yaptığı alışveriş karşılığında suça konu sahte çeki verdiğinin iddia ve kabul edildiği olayda, kanun yararına bozulması talep olunan dosyaya konu suç tarihinin 21.01.2017, iddianame tarihinin ise 19.10.2017 olduğu.

Afyonkarahisar 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.07.2020 tarihli ve 2019/563 Esas, 2020/253 Karar sayılı dosyasındaki suç tarihlerinin 11.11.2016 ve 17.10.2016 olup, iddianame tarihlerinin de 16.10.2017 ve 08.09.2017 olduğu belirlenmiş ise de.

5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanabilmesi için, bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesinin gerekeceği, farklı suç işleme kastının bulunması halinde ise her eylemin ayrı suçları oluşturacağı, somut olayda; suça konu sahte çeklerin ait olduğu bankaların, keşidecilerinin ve lehdarlarının farklı olması,

bu çeklerin farklı kişilere verilerek kullanılması ile tüm dosya kapsamına göre, eylemlerin 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinde belirtilen bir suç işleme kararının icrası kapsamında zincirleme olarak gerçekleştirildiğinin kabul edilemeyeceği, yenilenen kasıtlarla ve birbirinden bağımsız olarak atılı suçların işlendiği anlaşılmakla; kanun yararına bozma istemindeki düşünce yerinde görülmediğinden reddine karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN Üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla REDDİNE,

Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.03.2023 tarihinde karar verildi.

(Karşı Oy)

Yazı İşl.Md.Y. - F.U.

KARŞI OY

Sayın çoğunluğun somut olayda suça konu çeklerin ait olduğu bankaların, keşidecilerinin ve lehtarlarının farklı olması bu çeklerin farklı kişilere verilerek kullanılması ve dosya kapsamına göre sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında bir suç işleme kararının icrası kapsamında zincirleme olarak gerçekleştiğinin kabul edilemeyeceği yenilenen kasıtlarla bir birinden bağımsız işlenen suç olması nedeniyle kanun yararına bozma isteminin reddine ilişkin kararına katılmak mümkün bulunmamıştır, zira;

5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasında yazılı zincirle suç hükümlerinin uygulanması için bir suç işleme kararının icrası kapsamında birden çok fiilin varlığı ve bu fiillerin aynı suçu oluşturması, fiillerin aynı mağdura yönelik işlenmesi gereklidir.

Burada üzerinde durulması gereken husus, suç işleme kararının suç işleme kastından farklı olmasıdır. Bir suç işleme kararı bağımsız olarak ele alındıkları zaman her biri ayrı suç olan fiilleri birbirine bağlayan ve olaya zincirleme suç vasfını veren unsur olup suç işleme kararında birlik suç işleme kastında birlikten farklıdır. Kanun bir suç işleme kararını unsur olarak kabul etmiştir. Bir suç işleme kararı subjektif bir unsur olarak somut olayda belirlenmelidir. Bir suç işleme kararı belirlenirken saik üzerinde durulmalı suçların saikleri arasında birlik olup olmadığı değerlendirilmek suretiyle bir suç işleme kararının varlığı ve bunun kastta birlikten farkı ortaya konulmalıdır.

Bu ölçütlere uygun olarak somut olay değerlendirildiğinde;

Afyonkarahisar 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/563 Esas ve 2020/253 Karar sayılı kararına konu belgede sahtecilik suçundan 01.12.2017 tarihli iddianame ile açılan davada suç tarihlerinin 26.09.2016, 10.10.2016, 17.10.2016 ve 11.11.2016 olduğu; yine bu dosya ile birleşen Afyonkarahisar 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/613 Esas, 2020/162 Karar sayılı dosyasına konu belgede sahtecilik eyleminin suç tarihinin 09.10.2016 olup iddianamenin 08.09.2017 tarihinde düzenlendiği;

yine Afyonkarahisar 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/687 Esas sayılı dosyaya konu belgede sahtecilik eyleminin suç tarihlerinin 10.10.2016 ve 14.11.2016 olup iddianame tarihinin 01.12.2017 olduğu; kanun yararına temyize konu edilen Antalya 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/319 Esas sayılı dosyasına konu suç tarihinin 21.01.2017 olup iddianamenin 19.10.2017 tarihinde düzenlendiği ve anılan eylemler arasında hukuki kesintinin mevcut değildir.

Belgede sahtecilik suçlarının mağduru kamudur. Dolayısıyla somut olayda tüm suçlar aynı mağdura karşı ve kanunda yazılı aynı suç olarak işlenmiştir. Kanun yararına temyize konu suç 21.01.2017 tarihinde işlenmiş bu tarihten önce işlenen ve tümü zincirleme suç vasfında kabul edilen 7 ayrı eylemde 26.09.2016 ile 14.11.2016 tarihleri arasında işlenmiş ve bu eylemler nedeniyle zirncrileme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle tayin edilen cezalar Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiştir. Kanun yararına temyize konu eylem zincirleme suça konu en son eylem tarihinden 67 gün sonra işlenmiştir.

Sayın çoğunluğun suça konu çeklerin ait olduğu banka çeklerinin ve keşideci ve lehtarların farklı olması çeklerin farklı kişilere karşı kullanılması ölçütleri bir suç işleme kararına değil kastta birliğe ilişkin ölçütler olarak değerlendirilmesi sanığın saikinin suç işleme kararında ölçüt olarak ele alınması ve bu bağlamda diğer eylemlerle aynı suç işleme kararı doğrultusunda kanun yararına temyize konu eylemin işlendiği suçların suç mağdurlarının aynı olması ve suç tarihleri arasında ayrı suç işleme kararının oluştuğunu gösterir zaman aralığı bulunmaması ve hukuki kesintininde oluşmadığının belirlenmesi karşısında kanun yararına bozma

isteminin kabulüne karar verilmesi gerektiği görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun kanun yararına bozma isteminin reddine ilişkin kararına katılmak mümkün bulunmamıştır.

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2023/892, K. 2023/1987, 27 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. İstem
  4. II. Gerekçe
  5. III. Karar
  6. Karşı Oy

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2023/892
Karar No
2023/1987
Tarih
27 Mart 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2023/892 K.2023/952
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2023/893 K.2023/645
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2023/894 K.2023/1780
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2023/895 K.2023/4181
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2023/898 K.2023/4603
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2023/899 K.2023/2216

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.