İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Ceza Dairesi

YARGITAY · 11. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2023/899 K.2023/2216

Yargıtay 11. Ceza Dairesinin, 11.05.2022 tarihli ve 2021/38946 Esas, 2022/8028 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.02.2023 tarihli ve KD-2022/147018 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza…

Esas2023/899Karar2023/2216Tarih29 Mart 2023Okuma7 dk · 1.379 kelime

KÜNYE

11. Ceza Dairesi 2023/899 E., 2023/2216 K.

Karar tarihi
29 Mart 2023
İncelenen kararın mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Sayısı
2019/877 E., 2021/231 K.
Suç
Güveni kötüye kullanma
Hükümler
Mahkumiyet
İtirazname görüşü
Bozma
İtiraza konu karar
Ret
İtiraz eden
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
İtiraz edilen daire kararı
Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 11.05.2022 tarihli 2021/38946 Esas ve 2022/8028 sayılı kararı
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.379 kelime·7 dk okuma·3 bölüm

Yargıtay 11. Ceza Dairesinin, 11.05.2022 tarihli ve 2021/38946 Esas, 2022/8028 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.02.2023 tarihli ve KD-2022/147018 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık lehine itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İTİRAZ SEBEPLERİ

İtiraz konusu uyuşmazlık temyiz isteminin süresinde yapılıp yapılmadığı hususu olup; buna bağlı olarak dosyanın esastan incelenmesine ilişkindir. 5320 sayılı Kanun'un 8. Maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 310 uncu m addesinin birinci fıkrasına göre; "Temyiz talebi, hükmün tefhiminden bir hafta içinde hükmü veren mahkemeye bir dilekçe verilmesi veya zabıt katibine yapılacak beyanla olur. Beyan tutanağa geçirilir ve tutanak hakime tasdik ettirilir." Anılan maddenin 2. fıkrası; "Hükmün tefhimi sanığın yokluğunda olmuşsa bu süre tebliğ tarihinden başlar." şeklindedir.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun, 05.07.2012 tarihli ve 28344 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun'un 95. maddesi ile eklenen "Elektronik işlemler" başlıklı 38/A maddesinin üçüncü fıkrasında "aynı Kanun kapsamında fiziki olarak hazırlanması öngörülen her türlü belge ve kararın elektronik ortamda düzenlenebileceği, işlenebileceği, saklanabileceği ve güvenli elektronik imza ile imzalanabileceği," dördüncü fıkrasında ise, "..güvenli elektronik imza ile imzalanan belge ve kararların diğer kişi veya kurumlara elektronik ortamda gönderileceği,".

Keza Bölge Adliye ve Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdarî ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik'in 5. maddesinin 5. fıkrasında..." taraf ve vekilleri ile diğer ilgililerin güvenli elektronik imza ile imzalamak suretiyle UYAP vasıtasıyla birimlere elektronik ortamda bilgi ve belge gönderebilecekleri..." 6. fıkrasında da ".. gelen evraktan sorumlu personelin UYAP üzerinden birimlere gönderilen ve iş listesine düşen belgeleri derhâl ilgili kişiye ya da doğrudan dosyasına aktaracakları, onay gerektiren evrakın ilgilinin iş listesine yönlendirileceği..." hüküm altına alınmıştır.

Somut olayda; sanığın yokluğunda verilip 17.04.2021 tarihinde tebliğ olunan hükme karşı sanık müdafii Avukat ... tarafından UYAP Avukat Portal Uygulaması üzerinden 19.04.2021 tarihinde temyiz dilekçesini oluşturup, gönderdiği, bir gün sonra da da mahkeme katibi tarafından evrakın okunduğu açıkça görülmektedir. Bu nedenle temyiz isteminin evrakın kalem tarafından UYAP a aktarıldığı 27.04.2021 tarihinde değil, süresi içerisinde 19.04.2021 tarihinde yapıldığı anlaşılmakla; ret kararının kaldırılması ve dosyanın esastan incelenmesi gerekçesi ile itiraz yoluna gidilmiştir.

Temyiz isteminin süresinde yapılıp yapılmadığı ön sorunundan sonra esastan yapılan incelemede; bu kez bozmadan sonra yapılması gereken işlemler ve sanığın savunma hakkının kısıtlanıp kısıtlanmadığı hususu inceleme konusu edilmiştir. Şöyle ki;

1412 sayılı CMUK'nun 326. maddesinin 1 . Fıkrası; "Yargıtaydan verilen bozma kararı üzerine davaya yeniden bakacak mahkeme, ilgililere bozmaya karşı diyeceklerini sorar." şeklinde düzenlenmiştir

Anılan maddenen 2. fıkrası; " Sanık veya müdahil ve vekillerine davetiye tebliğ olunamaması veya davetiye tebliğ olunmasına rağmen duruşmaya gelmemeleri nedeniyle bozmaya karşı beyanları tespit edilmemiş olsa dahi duruşmaya devam edilerek dava gıyapta bitirilebilir. Ancak sanık hakkında verilecek ceza, bozmaya konu olan cezadan daha ağır ise herhalde dinlenilmesi gerekir." şeklindedir.

Bu madde gereğince, bozma sonrası dosyayı ele alan mahkeme tarafından sanığa bozma ilamının ekli olduğu duruşma gün ve saatini bildirir davetiyenin usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi gerekmektedir. Şayet usulüne uygun yapılan davetiyeye rağmen sanık duruşmaya gelmez ve bozmaya karşı beyanları tespit edilemezse dava gıyapta bitirilebilecektir. Bununla birlikte mahkeme; bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda savunması almadığı sanık hakkında bozmaya konu cezadan daha ağır bir ceza veremeyecektir.

Maddenin açık düzenlemesine göre; sanığın bozmadan sonra savunmasının alınması bozma ilamının lehe ya da aleyhe olması ile ilgili olmayıp; daha ağır bir ceza verilip verilmemesi ile ilgilidir. Yine, bozmaya konu hükmün sanık lehine ya da aleyhine temyiz edilmesi de, bozma sonrası verilecek hükmün daha ağır olması halinde sanığın dinlenmesi zorunluluğununu değiştirmemektedir. Hükmün sanık aleyhine temyiz edilmemiş olması anılan Kanun'un 326/son hükmü uyarınca ceza miktarı yönünden kazanılmış hak oluşturmaktadır. Aleyhe yapılan temyiz; cezanın daha ağır olmasını mümkün kılmakla birlikte, bu durum CMUK 326/2. maddenin son cümlesi uyarınca ancak sanığın savunmasının alınması halinde söz konusu olacaktır.

Somut olayda; he ne kadar bozmaya konu hüküm O yer Cumhuriyet Savcısı tarafından sanık aleyhine temyiz edilmiş olup, bozma ilamı da sanık lehine ise de; bozmadan sonra yargılama yapan mahkeme sanığın savunması almadan bozmaya konu cezadan daha ağır bir cezaya hükmetmiştir. Bu sebeple de, bozma sonrası yapılacak işlemlerle ilgili emredici kurallara aykırı davranılarak sanığın savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle hüküm kurulduğu kanaatine varılarak, bozma isteminde bulunulmuştur.

Açıklanan nedenlerle Yüksek Daire kararına karşı sanık ... lehine 5271 sayılı Kanun’un 308. maddesi uyarınca itiraz olağanüstü kanun yoluna başvurulmuştur.

II. GEREKÇE

1. Sanığın yokluğunda verilen kararın 17.04.2021 tarihinde usulüne uygun olarak sanığa tebliğ edildiği, UYAP kayıtlarının incelenmesinde sanık müdafiinin temyiz dilekçesini 19.04.2021 tarihinde avukat portal uygulaması üzerinden vekaletname ekinde gönderdiği, evrakın 20.04.2021 tarihinde mahkeme kalemi tarafından okunduğu, 27.04.2021 tarihinde ise çıktı alınarak kayıt yapıldığı, temyiz isteminin evrakın kalem tarafından UYAP'a aktarıldığı 27.04.2021 tarihinde değil, süresi içerisinde 19.04.2021 tarihinde yapıldığı anlaşıldığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.

2. Sanık müdafiinin temyiz isteği, Cumhuriyet savcısının ceza miktarına ilişkin temyiz talebi bulunmamasına rağmen bozma kararından sonra cezanın aleyhe değiştirildiğine ve re'sen gözetilecek nedenlere ilişkindir.

3. Sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde;

a)Sanığın, Kayseri ilinde oto kiralama işiyle uğraşan katılanlar ile ayrı ayrı 15.10.2014 tarihinde telefonla görüşme yaparak araç kiralama talebinde bulunduğu ve 16.10.2014 tarihinde de katılanların iş yerlerine ayrı ayrı giderek katılan ...'dan ... plakalı, katılan ...'tan ...plakalı ve katılan ...'dan ... plakalı araçları imzaladığı kira sözleşmeleri ile Kayseri ili dahilinde kullanmak ve 17.10.2014 tarihinde iade etmek üzere teslim aldığı, ancak sanığın sözleşme bitimine rağmen araçları iade etmediği ve araçlarda bulunan GPS araç takip sistemini söktüğü anlaşılmıştır.

b)Sanık, suçlamaları kabul etmemiştir.

c) Atılı suçun 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenmiştir.

d)5271 sayılı Kanun'un 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (7188 sayılı Kanun) 24 üncü maddesince yeniden düzenlenmiş olan ''Basit Yargılama Usulü'' başlıklı 251 inci maddenin birinci fıkrasında yer alan ''Asliye Ceza Mahkemesince iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı 2 yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir'' şeklindeki düzenlemeye göre basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmama takdirinin mahkemeye bırakıldığı, Mahkemenin gerekçesinde basit yargılama usûlünün takdiren uygulanmamasına karar verdiği ve genel hükümlere göre karar verdiği anlaşılmıştır.

e) Mahkemece, sanığın, katılanların iş yerlerinden oto kiralama sözleşmeleri ile kiraladığı araçlara ilişkin sözleşmelerden doğan iade yükümlülüğünü yerine getirmediği gerekçesiyle mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.

4. Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafiinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;

a)İddianamede, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 155 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince cezalandırılması istemiyle dava açıldığı halde, 5271 sayılı Kanun'un 226 ncı maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilmeden, 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hüküm kurulmak suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması,

b)Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 kez 6 ay hapis ve 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ilişkin verilen kararın sanık ve sanık aleyhine Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesince "...uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu," nedeniyle bozulduğu, bozma ilamı sonrası sanığın 3 kez 1 yıl hapis ve 4.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına, karar verildiği,

sanık hakkında bozmadan sonra kurulan hüküm, bozmaya konu cezadan daha ağır olduğu halde, sanığın beyanı alınmaksızın hüküm kurularak, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin ikinci fıkrasına aykırı davranılması, hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR

1. Gerekçe bölümünün (1) nolu bendinde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE, 2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Yargıtay 11. Ceza Dairesinin, 11.05.2022 tarihli ve 2021/38946 Esas, 2022/8028 Karar sayılı ret ilâmının KALDIRILMASINA, 3. Gerekçe bölümünün (4 numaralı) bendinde açıklanan nedenlerle Ankara 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.02.2021 tarihli ve 2019/877 Esas, 2021/231 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

SONUÇ / HÜKÜM

29.03.2023 tarihinde karar verildi.

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2023/899, K. 2023/2216, 29 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. İtiraz Sebepleri
  4. II. Gerekçe
  5. III. Karar
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2023/899
Karar No
2023/2216
Tarih
29 Mart 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2023/899 K.2023/2901
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2023/899 K.2023/486
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/899 K.2023/1512
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2023/900 K.2023/4224
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2023/900 K.2023/922
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/900 K.2023/2660

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.