KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2023/917 E., 2023/2846 K.
- Karar tarihi
- 11 Nisan 2023
- Konu
- Dolandiricilik İban Magduriyeti
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, sahte kimlik bulundurmak
- Hükümler
- Mahkûmiyet
Karar Detayı
295 kelime·1 dk okuma
Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.10.2006 tarihli ve 2006/124 Esas, 2006/413 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Sanığın yokluğunda verilen hükmün,
vekaletnameli olarak görev yapan sanık müdafiilerinin çekildiğine ilişkin dilekçelerinin sanığa usulüne uygun tebliğ edilememesi üzerine barodan sanık adına görevlendirilen müdafiinin yüzüne karşı 16.10.2006 tarihinde tefhim edildiği ancak çekilme dilekçelerinin ve yeni müdafii görevlendirildiğinin sanığa usule uygun tebliğ edilememiş olması nedeniyle tefhimle temyiz süresinin başlamadığı ve gerekçeli kararın da sanığa usule uygun tebliğ edilmemiş olduğu anlaşılmış ise de.
7201 sayılı Kanun'un 32 nci maddesine göre "tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır" hükmü uyarınca sanığın ilgili karara karşı 20.10.2008, 30.10.2008,17.11.2008, 10.11.2008, 01.12.2008,05.01.2009, 09.07.2012 tarihli dilekçeleri ile farklı taleplerde bulunduğu ve bu taleplere ilişkin verilen ek kararların sanığa tebliğ edildiği, bunlara ilişkin olarak da bir kısmına süresinde itirazda bulunulmamış olması karşısında sanığın hükümden haberdar olduğu gözetilerek,
sanığın karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 03.01.2023 ve 09.03.2023 tarihli dilekçeleriyle eski hale getirme ve temyiz temyiz isteminde bulunduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 41 inci maddesi uyarınca, süresinden sonra temyizde kusurunun olmadığına ilişkin mazeretinin de yerinde görülmediği,