Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2024/1457 E. , 2026/699 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/280 E., 2023/316 K. SUÇLAR : Nitelikli dolandırıcılık suçuna teşebbüs, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma A. Mağdur Vekilinin Temyizi Yönünden Gaziantep 8. Ağır Ceza Mahkem
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2024/1457 E. , 2026/699 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/280 E., 2023/316 K. SUÇLAR : Nitelikli dolandırıcılık suçuna teşebbüs, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma A. Mağdur Vekilinin Temyizi Yönünden Gaziantep 8. Ağır Ceza Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının mağdur vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Mağdur ve vekilinin duruşmada sanıktan şikâyetçi olmadıklarını ve katılmak istemediklerini beyan ettikleri, dolayısıyla mağdurun kamu davasına katılma ve hükmü temyiz etme hakkının bulunmadığı anlaşıldığından, mağdur vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 317. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanığın Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden Temyizinin İncelenmesinde Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Dairemizce dosya içinde bulunan suça konu ...'un kimlik bilgilerini ihtiva eden nüfus cüzdanı üzerinde heyet olarak yapılan incelemede; belgenin orijinal boyutlarda olduğu, fotoğraf üzerinde ve belgenin arkasında soğuk damga izlenimi veren yuvarlak yapıda bir izin mevcut olduğu, yapılan sahteciliğin objektif olarak ilk bakışta ve kolaylıkla fark edilebilecek nitelikte olmadığı, bu nedenle aldatıcılık niteliğinin bulunduğu belirlenmiş, tebliğnamedeki bu yönden bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdan'i kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, C. Sanığın Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Yönünden Temyizinin İncelenmesinde Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; Sanık hakkında temel ceza belirlenirken, suç tarihinde yürürlükte olan ve sanığın lehine bulunan 6763 sayılı Kanun’dan önceki TCK 158/1-d maddesi uyarınca alt sınırın 2 yıl olarak esas alınması gerekirken, mahkemece doğrudan 3 yıl alt sınırını öngören sonraki düzenlemenin uygulanması suretiyle sanık aleyhine fazla ceza tayini, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 19.01.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçuna teşebbüs ve resmi belgede sahtecilik suçlarından mahkumiyet kararı verilmiştir. Suça konu, üzerinde sahtecilik yapılmış nüfus cüzdanının aldatıcılık niteliği ile dolandırıcılık suçunda temel cezanın belirlenmesinde uygulanacak lehe kanun uyuşmazlık konusudur. Mağdur vekili ile sanık müdafii hükmü temyiz etmiştir.
Hukuki İlke: Duruşmada sanıktan şikayetçi olmadığını ve katılmak istemediğini beyan eden mağdurun kamu davasına katılma ve hükmü temyiz hakkı yoktur (CMUK 317). Suça konu nüfus cüzdanındaki sahteciliğin ilk bakışta kolaylıkla fark edilemeyecek nitelikte olması aldatıcılık unsurunu oluşturur ve sahtecilik suçundan kurulan hüküm bu yönden onanır. Dolandırıcılıkta temel ceza belirlenirken suç tarihinde yürürlükte olan ve sanık lehine bulunan 6763 sayılı Kanun öncesi TCK 158/1-d maddesinin 2 yıllık alt sınırı esas alınmalıdır; sonraki 3 yıllık alt sınırın uygulanması aleyhe fazla ceza tayini oluşturur.
Uygulama Sonucu: Mağdur vekilinin temyiz isteminin reddine, sahtecilik hükmünün onanmasına, nitelikli dolandırıcılık hükmünün ise lehe kanun uygulanmaması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
Dava Strateji Notu: Suç tarihi ile hüküm tarihi arasında yasa değişikliği bulunan dosyalarda TCK'nın lehe hüküm uygulaması titizlikle denetlenmeli; alt sınırı düşük olan önceki düzenlemenin uygulanması talep edilmelidir. Belgede sahtecilikte ise aldatıcılık (iğfal kabiliyeti) unsuruna ilişkin kriminal rapor sonuçları belirleyicidir.