İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2024/1735 Karar: 2025/4526 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2024/1735 K.2025/4526

11. Ceza Dairesi 2024/1735 E. , 2025/4526 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2012/471 E., 2014/291 K. SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanıklar TEBLİĞNAMEDEKİ GÖRÜŞLER : Ret, düzeltilerek onama Sanık ...'u

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2024/1735 E. , 2025/4526 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2012/471 E., 2014/291 K. SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanıklar TEBLİĞNAMEDEKİ GÖRÜŞLER : Ret, düzeltilerek onama Sanık ...'u

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2024/1735 E. , 2025/4526 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2012/471 E., 2014/291 K. SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanıklar TEBLİĞNAMEDEKİ GÖRÜŞLER : Ret, düzeltilerek onama Sanık ...'un yokluğunda verilen mahkûmiyet hükmüne ilişkin gerekçeli kararın önce sanığın bilinen son adresine tebliğe çıkarılması, iade gelmesi halinde MERNİS adresine tebliğe çıkarılması gerekirken, önce MERNİS adresine Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre tebliğ edildiği, daha sonra bilinen son adresine tebliğe çıkarıldığı ve iade geldiği, bu haliyle tebliğ işleminin usulsüz olduğu, sanığın öğrenme üzerine yaptığı temyiz başvurusunun süresinde olduğu kabul edilerek ve Mahkemenin 10.02.2015 ve 15.02.2019 tarihli ek kararları kaldırılarak; sanık ...'un duruşmada bildirdiği ve aynı zamanda MERNİS adresi olan adresime Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre tebliğ işlemi yapılmadan doğrudan aynı Kanun'un 21/2. maddesine göre yapılan tebliğ işleminin usulsüz olduğu ve sanığın öğrenme üzerine yaptığı temyiz başvurusunun süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: A. Sanık ...'un Temyiz İstemi Yönünden Dairemizce de benimsenen, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23.01.2018 tarihli ve 2017/463 Esas, 2018/20 Karar sayılı ile 23.01.2018 tarihli ve 2015/962 Esas, 2018/16 Karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere; hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde uygulanacak olan 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesinde, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesiyle yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanık ...'un Temyiz İstemi Yönünden Sanığın UYAP aracılığıyla MERNİS üzerinden ulaşılan nüfus kaydına göre hükümden sonra 29.11.2019 tarihinde öldüğü anlaşılmakla, kamu davasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 64/1. maddesi uyarınca düşürülmesinde zorunluluk bulunduğu, bu itibarla sanığın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usul Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi uyarınca ölüm nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, C. Sanık ...'un Temyiz İstemi Yönünden Katılanın gazetede araç satış ilanı verdiği, temyiz dışı sanık ...'ın müşteri olup aracı 48.000 TL bedelle satın alacağı konusunda anlaştıkları, adı geçen sanığın kullanılacak kredinin hazır olduğunu teyit etmek amacıyla banka görevlisi ... isimli birisiyle görüştürdüğü, noterde aracın devrini üzerine aldığı ancak katılanın aracı teslim etmediği, sanık ...'ın bu aracı daha sonra sanık ... vekaleti ile sanık ...'a devrettiği, temiz dışı sanık ...'ün sanık ... aleyhine ihtiyati haciz kararı alıp başlattığı icra takibi ile aracı yakalattığı, daha sonra sanık ...'un katılanı arayıp 10.000 TL masraf karşılığında aracı geri devredeceklerini belirtmesi üzerine katılanın bu teklifi kabul ettiği ve ... vekili ..., sanık ...'a araç satış vekaleti verdiği ve ... tarafından aracın tekrar katılana devredildiği iddia ve kabul edilen somut olayda, sanık ...'un alınan savunmasında, yeğeni olan ...'un kendisine vekalet verdiğini bu vekalete istinaden aracı devrettiğini herhangi bir suçu olmadığını savunması, sanık ...'un alınan savunmasında, aracı teslim alamayınca tekrar ...'a devrettiklerini, kendisinin müsait olmaması nedeniyle müsait durumdaki kardeşi...'yü aracın devir işlemleri için İstanbul'a yolladığını beyan etmesi karşısında, sanık ...'un diğer sanıklar ile fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettiğine dair savunmasının aksine, mahkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, somut delil bulunmadığı gözetilmeden beraati yerine mahkûmiyetine hükmedilmesi, Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.04.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla