Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2024/180 E. , 2025/1307 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1562 E. 2023/1835 K. ŞİKÂYETÇİ : Hazine ve Maliye Bakanlığı SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Şikâyetçi ve katılan vekilleri, sanı
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2024/180 E. , 2025/1307 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1562 E. 2023/1835 K. ŞİKÂYETÇİ : Hazine ve Maliye Bakanlığı SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Şikâyetçi ve katılan vekilleri, sanık müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; 15.07.2020 tarihli ve 31186 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 59. maddesine eklenen 5. fıkra ile avukatların görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlar nedeniyle verilen Bölge Adliye Mahkemesi ceza dairelerinin kararları hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/2. maddesinin uygulanmayacağı hükmünün getirildiği gözetildiğinde sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, şikâyetçi vekilinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı cihetle temyiz isteminin reddi gerektiği, katılan vekili ve sanık müdafiinin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz nedenlerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.05.2023 tarihli ve 2022/366 Esas, 2023/48 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 155/2, 62, 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. İstinaf Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 30.10.2023 tarihli ve 2023/1562 Esas, 2023/1835 Karar sayılı kararı ile; yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-e maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca, cezasının infazından sonra işlemek üzere hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkileri kullanmasının yasaklanmasına da karar verilmesi gerektiğinin nazara alınmaması hukuka aykırı bulunduğundan, şikâyetçi ve katılan vekilleri ile sanık müdafinin istinaf iddiaları bu nedenle yerinde ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen güvenlik tedbirlerinin uygulanmamasına ilişkin bu durumun 5271 sayılı Kanun'un 280/1-d madde ve fıkraları uyarınca duruşma yapılmaksızın düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkrasına "....sanığın yüklenen suçu 5237 sayılı TCK'nın 53/1-e maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği anlaşılmakla; aynı Yasanın 53/5. maddesi gereğince; ayrıca, cezasının infazından sonra işlemek üzere takdiren 7 Ay 15 gün süre ile anılan kanunun 53/1-e maddesinde belirtilen hak ve yetkileri kullanmaktan YASAKLANMASINA...." ibarelerinin eklenmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Şikâyetçi Vekilinin Temyiz İstemi Hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna, delillerin takdirinde hata edildiğine ve suç vasfında yanılgıya düşüldüğüne, sanığın sübut bulan eyleminin zimmet suçunu oluşturduğuna ilişkindir. B. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna, delillerin takdirinde hata edildiğine, suç vasfında yanılgıya düşüldüğüne, sanığın sübut bulan eyleminin nitelikli zimmet suçunu oluşturduğuna ve bu suçtan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. C. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna, delillerin takdirinde hata edildiğine, sanığın atılı suçu işlemediğine, suçun unsurları itibarıyla oluşmadığına, eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulduğuna, bankanın suçtan zarar gören sıfatının ve davaya katılma hakkının bulunmadığına, hükmün gerekçe içermediğine ve gerekçesi gösterilmeden alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verildiğine, görevsiz dairece karar verildiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Katılan Vekili ve Sanık Müdafiinin Temyizleri Yönünden Malatya barosuna kayıtlı avukat olarak görev yapan sanığın, katılan bankanın vekili sıfatıyla borçlu S.K. hakkında toplam 10.458,57 TL alacağın tahsili için Malatya İcra Müdürlüğünün 2010/2354 (2018/1576) Esas sayılı dosyası üzerinden yürüttüğü icra takibi sırasında, bakiye alacak miktarının tamamı olan 14.000,00 TL'yi haricen tahsil ettiği hâlde, söz konusu parayı katılana ödemeyip uhdesinde tutarak mal edindiği ve böylece hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin iddia ve kabul olunduğu olayda, Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçeli karar başlığında görevi kötüye kullanma şeklinde gösterilen suç adının hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür. 1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan bilirkişi heyet raporunun yeterli olduğu anlaşıldığından, katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedenleri dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2.Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun düzenlendiği 5237 sayılı Kanun'un 155/2. maddesinde hapis cezasının yanında adli para cezasına ilişkin yaptırım da öngörüldüğü hâlde adli para cezasının uygulanmaması suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini, 3.Sanığın katılan bankaya yönelik benzer şekildeki eylemlerine ilişkin olan ve aralarındaki mevcut irtibat nedeniyle incelemeye konu dosya ile aynı gün ele alınan Dairemizin 2022/8543 Esas sayılı dosyasında, Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.07.2020 tarihli ve 2016/67 Esas, 2020/243 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 155/2, 43/1, 62/1, 52/2-4, 53. maddeleri gereğince 4 yıl 2 ay hapis ve 41.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 26/05/2022 tarihli ve 2020/1296 Esas, 2022/1333 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmış olup, iddianame ve suç tarihlerine nazaran hukuki kesinti bulunmadığı gibi aynı suç işleme kararının icrası kapsamında hareket eden sanığın sübut bulan eylemi zincirleme suç kapsamında kaldığından, anılan dava dosyasının getirtilerek incelenmesi ve davaların birleştirilmesi, bu şekilde eksiklik tamamlandıktan sonra sanığın 5237 sayılı Kanun 43. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerine göre cezalandırılması gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması, Hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Şikâyetçi Kurum Vekilinin Temyizi Yönünden Yargılama konusu hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunda şikâyetçi Kurumun suçtan zarar gören sıfatının, 5271 sayılı Kanun'un 237/1. maddesi uyarınca kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı dikkate alındığında, şikâyetçi vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Katılan Vekili ve Sanık Müdafiinin Temyizleri Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b. maddesi uyarınca Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.02.2025 tarihinde karar verildi.