Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2024/1878 E. , 2026/3505 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2065 E., 2023/2303 K. SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi t
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2024/1878 E. , 2026/3505 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2065 E., 2023/2303 K. SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Bursa 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.05.2021 tarihli ve 2020/62 Esas, 2021/200 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-a. maddesi uyarınca beraat kararları verilmiştir. B. İstinaf Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısı ve katılan vekili tarafından yapılan istinaf başvurularının kabulü ile 5271 sayılı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca beraat hükümleri kaldırılarak sanık hakkında 1. Dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 157/1, 62/1, 52/2, 53... . maddeleri gereğince 1 yıl 3 ay hapis ve 160,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. 2. Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 204/1, 62/1, 53... . maddeleri gereğince 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın üzerine atılı eylemi gerçekleştirdiğinin sabit olmadığına, sanığı cezalandırmak için kriminal raporun yeterli olmadığına, dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığına, ihtilafın hukuki nitelikte olduğuna ilişkindir. 2. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Sanığa az ceza verildiğine, eylemin nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna ilişkindir. 3. Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Sanığın üzerine atılan nitelikli dolandırıcılık suçunun yasal unsurların oluşmadığına ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Sanığın katılan şirketten 25.10.2016 tarihli satış sözleşmesi ile sağa 71.400 TL değerinde spor malzemesi satın aldığı ve karşılığında 12 adet senet verdiği, kefil olarak babası ... adına imza attığı, ödenmeyen senetler nedeniyle başlatılan icra takibine ...'in itiraz ettiği iddia edilen somut olayda, sanığın alınan savunmalarında özetle, spor malzemesi satın almak için Mersin ilinden Bursa iline gittiğini, sözleşme sırasında kendisinden kefil istenmesi üzerine babasının kefil olabileceğini ancak Mersin ilinde olduğunu söylediğini, katılan şirket yetkililerinin "tamam sıkıntı olmaz, biz hallederiz" dediklerini, senetleri ve sözleşmeyi imzalayıp spor aletlerini satın aldığını, daha sonra senet vadeleri geldikçe ödeme yaptığını, ancak daha sonra aldığı spor malzemelerinde sorunlar çıktığını, ikinci el spor malzemelerini boyayıp sattıklarını tespit ettiğini, bu nedenle bedel indirimli talebinde bulunduğunu ancak katılan şirketin bu talebi kabul etmemesi üzerinde senet bedellerini ödemediğini, aralarındaki alacak davasının devam ettiğini beyan etmesi, bir kısım senetleri ödediğine dair ödeme dekontları sunması, iddiaya konu senetler nedeniyle yapılan icra takiplerine itiraz etmemesi ve borcun kesinleşip haciz işlemleri yapılmış olması, kefil olarak yerine imza atılan kişinin sanığın babası olması karşısında, sanığın suç işleme kastıyla hareket ettiğinin sabit olmadığı gözetilmeden istinaf başvurularının esastan reddi yerine sanığın mahkûmiyetine hükmedilmesi, hukuka aykırı bulunmmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Cumhuriyet savcısı, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.03.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanık, katılan şirketten senet karşılığı spor malzemesi satın almış, babası adına kefil imzası atılmıştır. İlk derece mahkemesi dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından beraat kararı vermiş; Bölge Adliye Mahkemesi bu hükümleri kaldırarak sanığı mahkum etmiştir. Sanık, aldığı malzemelerin ayıplı çıkması nedeniyle bedel indirimi talep ettiğini, senetleri kısmen ödediğini ve aradaki uyuşmazlığın hukuki alacak davasına konu olduğunu savunmuştur.
Hukuki İlke: Sanığın bir kısım senetleri ödediğine dair dekont sunması, icra takiplerine itiraz etmeyerek borcun kesinleşmesine ve haciz işlemlerine sesini çıkarmaması ve kefilin sanığın babası olması karşısında, suç işleme kastıyla hareket ettiğinin sabit olmadığı; bu koşullarda mahkumiyet yerine istinaf başvurularının esastan reddi gerektiği ilkesi uygulanmıştır. Mahkumiyette kabul edilen maddeler olarak TCK 157/1 ve 204/1 belirtilmiştir.
Uygulama Sonucu: Cumhuriyet savcısı, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görülerek mahkumiyet hükmü bozulmuştur.
Dava Strateji Notu: Ticari ilişkiden doğan uyuşmazlıklarda, borcun ödendiğine dair dekontlar, icra takibine itiraz edilmemesi ve tarafların gerçek ticari ilişkisi, dolandırıcılıktaki suç kastının bulunmadığını gösteren güçlü delillerdir; savunmada uyuşmazlığın hukuki nitelikte olduğu belgelerle temellendirilmeli ve baştan aldatma kastının yokluğu vurgulanmalıdır.