KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2024/2417 E., 2026/2608 K.
- Karar tarihi
- 4 Mart 2026
- Konu
- Dolandiricilik İban Magduriyeti
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2023/1040 E., 2024/31 K
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ 1
Karar Detayı
521 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Ankara 36. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.05.2022 tarihli ve 2021/259 Esas, 2022/479 Karar sayılı kararı ile; sanığın dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanunu’nun 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 168 inci maddesinin ikinci fıkrası, 52 nci maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay cezası ve 6.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. İlk derece mahkemesi kararının sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi
25. Ceza Dairesinin 28.11.2022 tarihli ve 2022/1961 Esas, 2022/2305 Karar sayılı kararı ile uzlaştırma işlemleri uygulanmadan karar verilmesi, kabule göre ise suça konu bileziklere ait Kuyumcular Derneği tarafından düzenlenmiş rapor bulunup bulunmadığının araştırılması, rapor tanzim edilmemiş ise bileziklerin düşük ayarlı veya sahte olup olmadıkları hususunda rapor alınması gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bozma üzerine, Ankara
36. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.05.2023 tarih ve 2023/92 Esas, 2023/414 Karar sayılı kararı ile sanığın dolandırıcılık suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar vermiştir. 4. İlk derece mahkemesi kararının katılan vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi
25. Ceza Dairesinin 10.01.2024 tarihli ve 2023/1040 Esas, 2024/31 Karar sayılı kararı ile duruşma açılarak ilk derece mahkemesinin beraat hükmünün kaldırılmasına, sanığın 5237 sayılı Kanunu’nun 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 168 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62, 52 nci maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay cezası ve 5.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri Sanık müdafinin temyiz isteği; katılanın mesleği gereği altının ayarını bilebilecek durumda olduğundan dolandırıcılık suçunun aldatma unsurunun oluşmadığına, suça konu ürünlerin sahteliğinden bahsedilemeyeceğine ilişkindir. B.
Değerlendirme ve Gerekçe Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği,
yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi
25. Ceza Dairesinin 10.01.2024 tarihli ve 2023/1040 Esas, 2024/31 Karar sayılı kararında sanık müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara
Özgün Analiz
Olay Özeti
Olay Özeti: Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan mahkumiyet kararı verilmiş, bozma sonrası beraat, ardından ikinci istinaf incelemesinde yeniden mahkumiyet kararı verilmiştir. Suça konu bileziklerin düşük ayarlı veya sahte olup olmadığı bilirkişi raporuyla araştırılmıştır. Sanık müdafii, katılanın mesleği gereği altının ayarını bilebilecek durumda olduğundan aldatma unsurunun oluşmadığını ileri sürmüştür.
Hukuki İlke
Hukuki İlke: Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun yürütüldüğü, dosya kapsamına göre yeterli delillerin gerekçeli kararda tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, eylemin sanıkça gerçekleştirildiğinin saptandığı ve suç vasfının doğru belirlendiği hallerde hükümde hukuka aykırılık bulunmadığı ilkesi uygulanmıştır. Mahkumiyette TCK 157/1, 168 (ikinci fıkra) ve 52 maddeleri esas alınmıştır.
Uygulama Sonucu
Uygulama Sonucu: Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmiştir.
Dava Strateji Notu
Dava Strateji Notu: Dolandırıcılıkta aldatma unsuru mağdurun kişisel özellikleri ve mesleki bilgisine göre değerlendirilebildiğinden, mağdurun konusunda uzman olduğu iddiası savunma açısından önemlidir; ancak suça konu malın gerçekten sahte/düşük ayarlı olduğu bilirkişi raporuyla saptandığında bu savunma zayıflar. Etkin pişmanlık (TCK 168) uygulanmışsa lehe indirim korunmalıdır.