KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2024/2770 E., 2024/9968 K.
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2024
- Konu
- Dolandiricilik İban Magduriyeti
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/267 E., 2016/12 K
- Suçlar
- Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıclık
- Hükümler
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Detayı
485 kelime·2 dk okuma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz eden katılanın hükmü temyiz ettikten sonra öldüğü, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 243 üncü maddesi uyarınca katılmanın hükümsüz kaldığı ve gerekçeli kararın kendilerine tebliğ edilmesine rağmen katılanın mirasçıları tarafından hükmün temyiz edilmediği; sanığın ise hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 1-Katılan ...
Vekilinin Temyizi Yönünden Yapılan İncelemede.
Katılanın UYAP'tan alınan güncel nüfus kayıt örneğine göre hükmü temyiz ettikten sonra 25.04.2019 tarihinde öldüğü, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 243 üncü maddesi uyarınca katılmanın hükümsüz kaldığı ve gerekçeli kararın kendilerine tebliğ edilmesine rağmen katılanın mirasçıları tarafından hükmün temyiz edilmediği anlaşılmakla; dava dosyasının, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, 2.Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükmün Temyizi Yönünden Yapılan İncelemede.
Suç tarihinin en aleyhe kabulle suça konu çekin bankaya ibraz tarihi olan "26.12.2011" tarihi olduğu belirlenerek yapılan incelemede.
Sanığa yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanığın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA;
ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağanüstü zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 3.Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükmün Temyizi Yönünden Yapılan İncelemede.
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; a.Hükmolunan hapis cezasının 1 yıl 8 ay hapis ve 7.500 TL adli para cezası olması ve sanığın adli sicil kaydında daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı 3 aydan fazla hapis cezasına mahkumiyetinin bulunmaması karşısında;
sanık hakkında TCK'nin 51. maddesinde düzenlenen erteleme ve CMK'nin 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılması gerekirken bu konularda bir değerlendirme yapılmamış olması, b.Şikayeci ... vekili 21.10.2015 tarihli dilekçesinde alacağın icra kanalıyla katılan ... tarafından tahsil edildiğini belirtmesine rağmen, sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan hüküm kurulurken unsurları oluşmadığı halde TCK’nin 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması,