Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2024/2771 E. , 2024/8908 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/95 E., 2016/121 K. SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, kamu kurumunun vasıta olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : Düşme, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurula
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2024/2771 E. , 2024/8908 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/95 E., 2016/121 K. SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, kamu kurumunun vasıta olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : Düşme, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.03.2016 tarihli ve 2016/95 Esas, 2016/121 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; resmi belgede sahtecilik suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca düşme; nitelikli dolandırıcılık suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararları verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz istemi; sanığın atılı suçları işlemesine rağmen düşme ve beraat hükümleri verilmesinin usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle hükümlerin bozulması talebine ilişkindir. III. GEREKÇE A) Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Sanığın yargılama konusu resmi belgede sahtecilik eylemi için 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) Kanun'un 204 üncü maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü belirtilmiştir. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanığın sorgusunun yapıldığı 03.01.2008 tarihi olduğu ve bu tarihten temyiz incelemesine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmesi karşısında, verilen düşme hükmü usul ve yasaya uygun bulunmuştur. B) Kamu Kurumunun Vasıta Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi gereği 15 yıllık olağan zamanaşaımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanığın sorgusunun yapıldığı 03.01.2008 tarihi olduğu ve bu tarihten temyiz inceleme tarihine kadar, 15 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. IV. KARAR A) Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B) Kamu Kurumunun Vasıta Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasnın 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.07.2024 tarihinde karar verildi.