Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2024/2857 E. , 2025/2662 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/1167 Değişik İş SUÇ : Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği KARAR : İddianamenin iadesi kararına yönelik itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhu
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2024/2857 E. , 2025/2662 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/1167 Değişik İş SUÇ : Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği KARAR : İddianamenin iadesi kararına yönelik itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309/1. maddesi uyarınca, 11.03.2024 tarihli ve 2024/33 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.04.2024 tarihli ve KYB-2024/31750 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.04.2024 tarihli ve KYB-2024/31750 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, resmi belgede sahtecilik suçundan şüpheli ... hakkında aynı eylem nedeni ile İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 07/04/2022 tarihli ve 2019/88079 soruşturma ve 2022/44710 sayılı kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesini takiben, bu kararın Cumhuriyet Savcısı tarafından elektronik imza ile imzalanmasını müteakip Başsavcı görüldüsünden iade edilmesi üzerine anılan Başsavcılık tarafından 01/09/2023 tarih ve 2023/88079 soruşturma numaralı iddianame ile açılan kamu davasında, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca 2019/88079 soruşturma sayılı dosyasından verilen kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararının usulüne uygun kaldırılması, şüphelinin eyleminin kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği olduğundan yetkili mercilerce verilmiş soruşturma izni bulunmadığı ve soruşturma dosyası içerisinde suçun delilleri ile ilgisi bulunmayan bilgi ve belgelere yer verildiğinden bahisle İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 05/09/2023 tarih ve 2023/213 sayılı iddianamenin iadesine karar verilmesi üzerine, Eyüpsultan Kaymakamlığından soruşturma izninin talep edilmesini müteakip anılan Kaymakamlığın 13/11/2023 tarihli ve 2023/17 sayılı yazısı ile şüpheli hakkında soruşturma izni verilmesini takiben 24/11/2023 tarih ve 2023/191879 soruşturma numaralı iddianame ile açılan kamu davasında, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca 2019/88079 soruşturma sayılı dosyasından verilen kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararının usulüne uygun kaldırılması gerektiğinden ve soruşturma dosyası içerisinde suçun delilleri ile ilgisi bulunmayan bilgi ve belgelere yer verildiğinden bahisle İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 26/03/2021 tarih ve 2021/166 sayılı iddianamenin iadesine karar verilmesi üzerine yapılan itiraz sonucunda İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 08/12/2023 tarih ve 2023/1167 değişik iş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verilmiş ise de, 25/06/2021 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7328 sayılı Kanun ile 5235 sayılı Kanun’un 18. maddesinin son fıkrasına; “Cumhuriyet Başsavcısı, Cumhuriyet savcılarının soruşturmayı sonlandıran kararları arasında oluşabilecek farklılıkların giderilmesi ile bu kararların kanuna uygunluğunun denetlenmesi hususlarında görevli ve yetkilidir” şeklindeki düzenlemesi ile, Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 15/10/2018 tarihli ve 2018/3667 esas, 2018/6665 karar sayılı ilâmında ve yine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 27/09/2021 tarihli ve 2021/9960 esas, 2021/12771 sayılı ilâmında yer alan " ... Cumhuriyet savcısı tarafından verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın Cumhuriyet Başsavcı vekili tarafından kamu davası açılması gerektiğinden bahisle iade edilmesi üzerine düzenlenen iddianamenin 5325 sayılı Kanun’un 18/son maddesindeki düzenleme ile birlikte usulüne uygun hale geldiği anlaşılmakla mahkemece yargılamaya devam edilmesi gerektiğinden durma kararının kanun yararına bozulmasına karar verilmiştir ... " şeklindeki açıklamalar birlikte nazara alındığında, 1-) Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlar, adlî idarî nitelikte olup, taraflara tebliğ edilip kesinleştirilmeleri yapılmadıkça geri alınmaları mümkün olduğundan ve Cumhuriyet başsavcısının da söz konusu kararlarda değişiklik yapılmasını isteme hakkı bulunduğundan yapmış olduğu iade işleminin usul ve yasaya uygun olduğu, kaldı ki belirtilen kararın Cumhuriyet başsavcısı tarafından 11/04/2022 günü iade edilmesi sonrasında taraflara tebliğ edilmemesi nedeniyle henüz kesinleşmediği ve kesin hükmün niteliğine benzer sonuçları da doğurmadığı, Cumhuriyet savcısı tarafından verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın Cumhuriyet Başsavcı vekili tarafından kamu davası açılması gerektiğinden bahisle iade edilmesi üzerine düzenlenen iddianamenin 5235 sayılı Kanun’un 18/son maddesindeki düzenleme ile birlikte usulüne uygun hâle geldiği gözetilmeden, 2-) 5271 sayılı Kanun'un 170/4 . maddesinde yer alan "İddianamede, yüklenen suçu oluşturan olaylar, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanır; yüklenen suçu oluşturan olaylar ve suçun delilleriyle ilgisi bulunmayan bilgilere yer verilmez." şeklindeki düzenleme gereğiningereğince, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen iddianamede, Cumhuriyet Savcısı tarafından düzenlenen iddianamede şüphelinin üzerine yüklenen suça ilişkin olayların, olgularla ele alınarak delillerle ilişkilendirdiğinin anlaşılması karşısında bu durumun aksinin kabulünün Cumhuriyet Başsavcılıklarının görüşlerine aykırı şekilde karar vermeye zorlanması anlamına gelebileceği, bu kapsamda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen iddianamenin usulüne uygun olduğu gözetilmeden, İtirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. İncelenen dosya içeriğine göre; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 07.04.2022 tarihli ve 2019/88079 Soruşturma, 2022/44710 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararının, "görüldü" aşamasında Cumhuriyet Başsavcısı tarafından iadesine ilişkin bilgi ve belgelerin dosyada ve UYAP sisteminde bulunmadığı, bu haliyle dosyanın kanun yararına bozma talebini incelemeye elverişli olmadığı anlaşılmakla; belirtilen eksikliklerin giderilmesi amacıyla soruşturma dosyasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, Oy birliğiyle, 03.03.2025 tarihinde karar verildi.