İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2024/2885 Karar: 2024/8895 Tarih: 2024

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2024/2885 K.2024/8895

11. Ceza Dairesi 2024/2885 E. , 2024/8895 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/226 E., 2024/103 K. SUÇ : Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka,sigorta,kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : Esastan red ve

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2024/2885 E. , 2024/8895 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/226 E., 2024/103 K. SUÇ : Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka,sigorta,kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : Esastan red ve

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2024/2885 E. , 2024/8895 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/226 E., 2024/103 K. SUÇ : Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka,sigorta,kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : Esastan red ve düzeltilerek esastan red TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan red ile hükmün onaması, bozma Sanık ...'in 18.03.2024 tarihinde, sanık ...'in ise 05.03.2024 tarihinde Ödemiş T tipi Ceza infaz Kurumun'ndan gönderdiği dilekçeleriyle temyiz istemlerinin bulunmadığı, haklarında verilen hükümlerin onanmasını talep dilekçelerinin temyiz niteliğinde olmadığı anlaşılmakla, sanık ... müdafii ve sanık ... müdafiinin temyiz istemleri ile sınırlı olarak yapılan incelemede, ilk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Afyonkarahisar 3.Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.11.2023 tarihli ve 2023/197 Esas, 2023/356 Karar sayılı kararı ile sanık ... Karakaş hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) ve (son) bentleri, 158 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 52 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 9 yıl hapis ve 450.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ve ikinci kere mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına, sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) ve (son) bentleri, aynı Kanun'un 52 nci, 53 üncü maddeleri uyarınca 7 yıl hapis ve 360.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarınakarar verilmiştir. 2. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin,22.01.2024 tarihli ve 2024/226 Esas, 2024/103 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün esastan reddine, sanık ... hakkında ise İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün 1.fıkrasından "18.000 gün adli para cezası" ibaresinin çıkartılarak, yerine "12267 gün adli para cezası" ibaresinin eklenmesi, TCK'nın 52/2 maddesinin uygulanmasına ilişkin fıkrada yer alan "18.000 tam gün" ve "360.000 TL" ibareleri hüküm fıkrasından çıkartılarak, yerlerine sırasıyla "12267 Gün" ve "245.340,00 TL" ibarelerinin eklenilmesi suretiyle, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 3.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, sanık ... hakkında kurulan hükmün esastan reddi ile onanması, sanık ... hakkında kurulan hükmün ise "öngörülen cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olması dikkate alındığında adil ve etkin yargılanma hakkı kapsamında, istemi olup olmadığına bakılmaksızın 5271 sayılı CMK'nın 150/3. fıkrası uyarınca sanık ...'e müdafii atanması ve sorgusunun müdafii huzurunda yapılmasında zorunluluk bulunduğunun gözetilmemesi suretiyle sanığın savunma hakkının kıstlanması" gerekçesi ile bozulması görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ... müdafiinin temyiz talepleri, sanık hakkında eksik inceleme ile hüküm kurulduğu, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. Sanık ... müdafiinin temyiz talebi, sanık hakkında eksik inceleme ile hüküm kurulduğu, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III.GEREKÇE Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.05.2022 tarihli, 2022/2-155 Esas ve 2022/321 Karar sayılı kararı ile, herhangi bir takdir hakkı kullanılmaksızın artırım yapılmasını zorunlu kılan suçun nitelikli hâlleri nedeniyle yapılan yargılamalarda, cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olması halinde adil ve etkin yargılanma hakkı kapsamında, sanıklara istemi olup olmadığına bakılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 150 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca müdafi atanması gerektiğine karar verilmiştir. Bu açıklamalar ışığında sanıklar ... ve ...'in temyiz dışı sanıklar ... ve ... ile birlikte karı koca olan katılanları kendilerini kolluk görevlisi olarak tanıtarak hesaplarının terör örgütünün eline geçtiğine inandırıp ziynet eşyaları ve paralarını almak suretiyle menfaat temin etme suretiyle dolandırdıkları iddiası üzerine açılan davanın yapılan yargılamasında, sanık ...'ın kendi seçtiği vekilinin duruşmalarda hazır bulunduğu ancak yargılama sırasında hiçbir aşamada, sanık ...'in seçtiği bir müdafinin bulunmadığı gibi 5271 sayılı Kanun'un 156 ıncı maddesi gereğince de Yerel Mahkemece sanığa resen bir müdafi de tayin edilmediği, sanığa isnat edilen üç veya daha fazla kişi ile birlikte nitelikli dolandırıcılık suçu bakımından 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) ve (son) bentleri uyarınca dört yıldan on yıla kadar hapis cezası öngörüldüğü, suçun üç veya daha fazla kişi ile birlikte işlenmesi nedeniyle aynı Kanun’un 158 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre herhangi bir takdir hakkı kullanılmaksızın yarı oranda artırım yapılmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda, üç veya daha fazla kişi ile birlikte nitelikli dolandırıcılık suçu bakımından Kanunda öngörülen cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olması dikkate alındığında adil ve etkin yargılanma hakkı kapsamında, istemi olup olmadığına bakılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca sanık ...'e müdafii atanması ile yargılamalarının yapılarak sanıkların eylemlerinin ve hukuki durumlarının tayin ve takdirinde zorunluluk bulunmasına rağmen bu hususun gözardı edilmesi, aynı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır. IV. KARAR Başkaca yönleri incelenmeyen, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin,22.01.2024 tarihli ve 2024/226 Esas, 2024/103 Karar sayılı kararının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, sanıkların tutukluluk hallerinin devamına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Afyonkarahisar 3.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.07.2024 tarihinde oybirliği ile karar verilmiştir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla