Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2024/3201 E. , 2025/1251 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/1364 Değişik İş SUÇ : Dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi kararı KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgi
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2024/3201 E. , 2025/1251 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/1364 Değişik İş SUÇ : Dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi kararı KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Hükümlü müdafiinin uzlaşma talebinin reddine dair Ödemiş 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.11.2023 tarihli ve 2010/178 Esas, 2011/297 Karar sayılı ek kararına yönelik itirazın reddine ilişkin mercii Ödemiş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.11.2023 tarihli ve 2023/1364 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 28.11.2023’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 03.04.2024 tarihli ve 2024/5526 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.05.2024 tarihli ve KYB-2024/49430 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.05.2024 tarihli ve KYB-2024/49430 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dolandırıcılık suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 157, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 2 yıl 1 ay hapis ve 5.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Ödemiş 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/05/2011 tarihli ve 2010/178 esas, 2011/297 sayılı kararının temyiz edilmeden kesinleşmesini müteakip, 02/12/2016 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde yapılan değişiklik nedeniyle hükümlünün hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi talebinin kabulüne, dosyanın Ödemiş Cumhuriyet Başsavcılığı Uzlaştırma Bürosuna gönderilmesini takiben, sanık hakkında açılan kamu davasının uzlaşma nedeniyle düşürülmesine yönelik sanık müdafii tarafından yapılan talebin reddine ilişkin Ödemiş 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/11/2023 tarihli ve 2010/178 esas, 2011/297 sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın reddine dair mercii Ödemiş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 28/11/2023 tarihli ve 2023/1364 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Dosya kapsamına göre, uzlaştırma tarihinde İzmir 4 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan sanığa bulunduğu ceza infaz kurumuna tebligat çıkartılmasını müteakip, 3 günlük kanuni süre içinde dönüş yapmadığından bahisle uzlaştırma sağlanamadığına yönelik düzenlenen rapor nazara alınarak sanık müdafii tarafından yapılan talebin reddine karar verildiği anlaşılmış ise de, Uzlaşma ile ilgili mevzuatımızda yer alan tebligata ilişkin hükümlere bakıldığında, 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253. maddesinin 6. fıkrasında yer alan, "Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle mağdura, suçtan zarar görene, şüpheliye veya bunların kanunî temsilcisine ulaşılamaması halinde, uzlaştırma yoluna gidilmeksizin soruşturma sonuçlandırılır." şeklideki, Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 29/6. maddesinde yer alan, "uzlaştırmacının uzlaşma teklifinde bulunacağı şüpheli, sanık, katılan, mağdur veya suçtan zarar gören ya da kanunî temsilcilerine iletişim araçlarıyla ulaşılamaması hâlinde açıklamalı uzlaşma teklifi büro aracılığıyla yapılır." şeklindeki, Bahsi geçen Yönetmeliğin 29/5. maddesinde yer alan, "Uzlaştırmacı, uzlaşma teklifini büro aracılığıyla açıklamalı tebligat, istinabe veya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) yoluyla da yapabilir." şeklindeki, Aynı yönetmeliğinin 29/1 maddesindeki "Uzlaştırmacı, şüpheli, sanık, katılan, mağdur veya suçtan zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur, şüpheli, sanık, katılan, mağdur veya suçtan zarar görenin reşit olmaması ya da kısıtlı olması hali ile mağdur veya suçtan zarar görenin ayırt etme gücü bulunmaması durumunda uzlaşma teklifi kanuni temsilcilerine yapılır" aynı Yönetmeliğin 31/1 maddesinde de "uzlaşma müzakerelerine şüpheli, sanık, katılan, mağdur, suçtan zarar gören, kanuni temsilci, müdafi ve vekil katılabilir. Şüpheli, sanık, katılan, mağdur veya suçtan zarar görenin kendisi veya kanuni temsilcisi, müdafi ya da vekilinin hakli bir mazereti olmaksızın müzakelere katılmaktan imtina etmesi halinde ilgili taraf uzlaşmayı kabul etmemiş sayılır" şeklindeki düzenlemeler hep birlikte değerlendirildiğinde; Kendisine uzlaştırma işlemlerini gerçekleştirmek üzere dosya tevdi edilen uzlaştırmacının öncelikle uzlaştırma teklifi yapılacak ilgililere telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi araçlardan yararlanılmak suretiyle uzlaştırma teklifi yapmak üzere çağrı yapması, şayet belirtilen şekilde çağrı yapılamaz ise bu defa uzlaştırmacının ilgili savcılık nezdinde kurulmuş uzlaştırma bürosundan uzlaşma teklifi yapılmasını talep etmesi gerektiği, böyle bir taleple karşılaşan büronun da öncelikle 7201 sayılı Kanun'un 10/1. maddesi uyarınca muhatabın bilinen son adresine tebliğ yapması, tebligatın iade gelmesi durumunda bu defa aynı Kanun'un 10/2. maddesi gereğince muhatabın mernis adresinin tespitini yaparak tebligat zarfı üzerine söz konusu adresin mernis adresi olduğunu belirtmeden tebliğ yapması, yine tebligatın iade gelmesi durumunda bu kez tebligat parçası üzerine adresin mernis adresi olduğu ve 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca işlem yapılması belirterek tebliğ yapması gerektiği; Somut olayda uzlaştırma bürosu tarafından Ceza Muhakemesi Kanununa Göre Uzlaştırmanın Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğinin 29/1 ve 29/5. maddelerine göre; sanığın İzmir 4 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunan hükümlünün kısıtlı olup olmadığı araştırılarak varsa kanuni temsilcisine uzlaşma teklifinde bulunulması ya da sanığın cezaevinde olması nedeniyle SEGBİS marifetiyle de uzlaştırma teklifinin yapılabileceği gözetilmeden, usulsüz tebliğ nedeniyle sonuçlanan uzlaştırma raporu esas alınarak karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5237 sayılı Kanun’un 157/1. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunun 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesine göre uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmıştır. 2. Karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 253/4. maddesinde; "Soruşturma konusu suçun uzlaşmaya tâbi olması ve kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunması hâlinde, dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir. Büro tarafından görevlendirilen uzlaştırmacı, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur. Şüphelinin, mağdurun veya suçtan zarar görenin reşit olmaması halinde, uzlaşma teklifi kanunî temsilcilerine yapılır. Uzlaştırmacı, uzlaşma teklifini açıklamalı tebligat veya istinabe yoluyla da yapabilir. Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar gören, kendisine uzlaşma teklifinde bulunulduktan itibaren üç gün içinde kararını bildirmediği takdirde, teklifi reddetmiş sayılır.", aynı Kanun'un 254/1. maddesinde ise; "Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin 253 üncü maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir. ..." Hükümleri yer almaktadır. 3. 5271 sayılı Kanun’un 253/18. maddesi; "Uzlaştırmanın sonuçsuz kalması halinde tekrar uzlaştırma yoluna gidilemez. " şeklinde düzenlenmiştir. 4. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; Ödemiş 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.05.2011 tarihli ve 2010/178 Esas, 2011/297 Karar sayılı kararı ile hükümlünün 5237 sayılı Kanun’un 157/1. maddesi uyarınca mahkumiyetine ilişkin ilamın 27.06.2011 tarihinde kesinleşmesini müteakip, yargılamaya konu suçun uzlaşma kapsamına alınması nedeniyle dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderildiği, 22.03.2018 tarihli uzlaştırma raporu incelendiğinde; her ne kadar hükümlüye çıkartılan tebligatın doğrudan ceza infaz kurumuna gönderildiği belirlenmiş ise de, uzlaşma görüşmesine davet mektubunun katılan ...'e bizzat tebliğine rağmen müracaat etmediği ve bu haliyle de uzlaştırma işlemlerine devam olunamayacağının anlaşılması karşısında; kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.02.2025 tarihinde karar verildi.