İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2024/3217 Karar: 2025/1475 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2024/3217 K.2025/1475

11. Ceza Dairesi 2024/3217 E. , 2025/1475 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/370 E., 2023/505 K. SUÇ : Güveni kötüye kullanma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 22.06.2022 tarihli ve 2022/11-3 Esas, 2022/469 Karar sayılı ilâmı ve süreklilik kazanmı

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2024/3217 E. , 2025/1475 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/370 E., 2023/505 K. SUÇ : Güveni kötüye kullanma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 22.06.2022 tarihli ve 2022/11-3 Esas, 2022/469 Karar sayılı ilâmı ve süreklilik kazanmı

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2024/3217 E. , 2025/1475 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/370 E., 2023/505 K. SUÇ : Güveni kötüye kullanma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 22.06.2022 tarihli ve 2022/11-3 Esas, 2022/469 Karar sayılı ilâmı ve süreklilik kazanmış uygulamalarına göre, şeklen direnme kararı verilmiş olsa dahi; bozma kararı doğrultusunda işlem yapmak, bozma kararında tartışılması gerektiği belirtilen hususları tartışmak, bozma sonrasında yapılan araştırmaya, incelemeye, toplanan yeni delillere dayanmak, ilk kararda yer almayan ve daire denetiminden geçmemiş bulunan yeni ve değişik gerekçelerle hüküm kurmak suretiyle verilen kararın; özde direnme niteliğinde olmayıp, bozmaya eylemli uyma sonucu verilen yeni bir hüküm olduğunun belirtildiği ve bu nitelikteki bir hükmün temyiz edilmesi halinde ise incelemenin Yargıtay'ın ilgili dairesi tarafından yapılması gerektiği anlaşılmakla; Yargıtay 8. Ceza Dairesinin, 12.04.2023 tarihli ve 2020/12528 Esas, 2023/2254 Karar sayılı ilamı ile sanık hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün onanmasına, güveni kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün bozulmasından sonra İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda önceki uygulama aynen benimsenmiş ise de; mahkemece bozma kararının yerinde olmadığı belirtilip, gerekçenin genişletilmiş olduğunun görülmesi karşısında, İlk Derece Mahkemesinin son uygulaması özde direnme kararı niteliğinde olmayıp yeni hüküm niteliğinde olduğundan, direnme kararının bozmaya eylemli uyma olarak kabulü ile yapılan incelemede; Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanığın üzerine atılı eyleminin, 5237 sayılı Kanun'un 155/1. maddesinde düzenlenen ve takibi şikayete bağlı olan güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu, katılanın bozma öncesi verdiği 11.01.2016 tarihli dilekçesi ile şikayetten vazgeçtiği anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 73/6. maddesi gereğince sanığa şikayetten vazgeçmeyi kabul edip etmediği sorularak, kabul etmesi halinde şikayetten vazgeçme nedeniyle hakkında açılan kamu davasının aynı Kanun'un 73/4. maddesi ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla mahkûmiyet hükmü kurulması, Yasaya aykırı, sanık müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 05.02.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla