KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2024/3217 E., 2025/1475 K.
- Karar tarihi
- 5 Şubat 2025
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/370 E., 2023/505 K
- Suç
- Güveni kötüye kullanma
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 22.06.2022 tarihli ve 2022/11-3 Esas, 2022/469 Karar sayılı ilâmı ve süreklilik kazanmış uygulamalarına göre, şeklen direnme kararı verilmiş olsa dahi; bozma kararı doğrultusunda işlem yapmak, bozma kararında tartışılması gerektiği belirtilen hususları tartışmak, bozma sonrasında yapılan araştırmaya, incelemeye, toplanan yeni delillere dayanmak, ilk kararda yer almayan ve daire denetiminden geçmemiş bulunan yeni ve değişik gerekçelerle hüküm kurmak suretiyle verilen kararın; özde direnme niteliğinde olmayıp, bozmaya eylemli uyma sonucu verilen yeni bir hüküm olduğunun belirtildiği ve bu nitelikteki bir hükmün temyiz edilmesi halinde ise incelemenin
Karar Detayı
350 kelime·2 dk okuma
Yargıtay'ın ilgili dairesi tarafından yapılması gerektiği anlaşılmakla. Yargıtay 8. Ceza Dairesinin, 12.04.2023 tarihli ve 2020/12528 Esas, 2023/2254 Karar sayılı ilamı ile sanık hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün onanmasına, güveni kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün bozulmasından sonra İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda önceki uygulama aynen benimsenmiş ise de;
mahkemece bozma kararının yerinde olmadığı belirtilip, gerekçenin genişletilmiş olduğunun görülmesi karşısında, İlk Derece Mahkemesinin son uygulaması özde direnme kararı niteliğinde olmayıp yeni hüküm niteliğinde olduğundan, direnme kararının bozmaya eylemli uyma olarak kabulü ile yapılan incelemede.
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanığın üzerine atılı eyleminin, 5237 sayılı Kanun'un 155/1. maddesinde düzenlenen ve takibi şikayete bağlı olan güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu,
katılanın bozma öncesi verdiği 11.01.2016 tarihli dilekçesi ile şikayetten vazgeçtiği anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 73/6. maddesi gereğince sanığa şikayetten vazgeçmeyi kabul edip etmediği sorularak, kabul etmesi halinde şikayetten vazgeçme nedeniyle hakkında açılan kamu davasının aynı Kanun'un 73/4. maddesi ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla mahkûmiyet hükmü kurulması,