KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2024/3650 E., 2025/1102 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ocak 2025
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/911 E., 2016/318 K.
- Suç
- Resmi belgede sahtecilik
- Hükümler
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
359 kelime·2 dk okuma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1. Fikir ve eylem birliği içerisinde hareket eden sanıkların mağdur ...'nın nüfus cüzdanında fotoğraf değişikliği suretiyle tahrifat yaparak oluşturdukları sahte nüfus cüzdanı ile ....
Noterliğine giderek sanık ...'nin kendisini ... olarak tanıtıp mağdur adına imza atmak suretiyle diğer sanık ...'ı vekil tayin ettiğine dair 22.05.2013 tarihli ve 18100 yevmiye sayılı vekaletnameyi çıkarttıkları, akabinde sanık ...'ın sahte vekaletname ile mağdurun hesabının bulunduğu Ziraat Bankası Ulusoy şubesine internet bankacılığı açtırmak amcıyla başvuru yaptığının anlaşılması karşısında; suça konu nüfus cüzdanı hükme esas alınmasa dahi sanıkların eylemlerinin zincirleme şekilde sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu gözetilerek tebliğnamedeki (2) nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
2. Noterde düzenlenen vekaletnamenin "kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli olan belge" olduğu ve sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 204/3. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden eksik ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas,
2015/85 Karar sayılı iptal kararı yanlış yorumlanarak 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin uygulanmaması isabetsizliği ile hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2024/3650, K. 2025/1102, 22 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama