Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2024/38 E. , 2024/10096 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2022/3195 Değişik İş SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖ
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2024/38 E. , 2024/10096 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2022/3195 Değişik İş SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ.: İlgili kararın kanun yararına bozulması Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.04.2022 tarihli ve 2021/40647 Soruşturma, 2022/16836 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Bakırköy 6. Sulh Ceza Hakimliğinin, 25.11.2022 tarihli ve 2022/3195 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 25.11.2022'de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 15.11.2023 tarihli ve 2023/18470 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.12.2023 tarihli ve KYB-2023/124747 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.12.2023 tarihli ve KYB-2023/124747 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, müşteki vekilinin şikayeti üzerine başlatılan soruşturma sonunda, Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca suçun yasal unsurlarının oluşmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, Somut olayda, müşteki ...'in facebook isimli sosyal medya hesabı üzerinden ... isimli kullanıcı ile tanıştıkları, anılan kullanıcı isimli şahsın, kendisinin Amerikan Hava Kuvvetlerinde subay olduğunu, 60 kilo altını olduğunu ve emekli olduğunda Türkiye'de şirket kurmak istediğini, altınları muhafaza etmesi için müştekiye göndermek istediğini ve bunun karşılığında altınların bir kısmını müştekiye bağışlayacağını söyleyerek müştekiden telefon numarasını ve e-posta adresini istediği, müştekinin de şüpheliye güvenerek istediği bilgileri kendisine verdiği, şüpheli altınların ... Services isimli firma ile Türkiye'ye transfer etmek için müştekiden nakliye ve gümrük bedellerini ödemesini istediği, müştekinin de kendisine Watsapp uygulaması üzerinden ... numaralı hattan gelen mesajlar doğrultusunda ..., ..., ..., ... ve Fassoum Samake adlarına farklı zamanlarda ve çeşitli miktarlarda para gönderdiği, müştekiye altınların taşınmasının zor olması nedeniyle dolara çevrilerek transfer yapacaklarını ancak bunun için de solüsyonla dolarlar üzerinde silme işlemi yapacakları ve maliyetin yüksek olması nedeni ile yeniden müştekiden para göndermesini istemeleri müştekinin de parasının bittiğini söylemesi üzerine kendisinden ısrarla kredi çekmesini istemeleri sonrasında dolandırıldığını düşünerek şikayetçi olması üzerine başlatılan soruşturmada, şüphelilerin müşteki ile iletişim kurudukları ... numaralı hattın şüphelilerden ... adına kayıtlı olduğunun tespiti, banka yazı cevaplarına göre müşteki tarafından gönderilen para havalelerine ait dekontları şüphelilerin beyanları ve tüm dosya kapsamına göre, şüphelilerin şikâyet konusu suçu işlediği hususunda mevcut delillerin kamu davasının açılmasını gerektirir nitelikte bulunduğu ve bu delillerin mahkemesince takdir ve değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçinin, internet üzerinden tanıştığı ve kendisini ... ismiyle tanıtan kişiyle arkadaşlık kurduğunun, bu kişinin Amerikan Hava Kuvvetlerinde subay olduğunu, 60 kilogram altını bulunduğunu, emekli olduğunda Türkiye'ye gelerek şirket kuracağını, altınlarını muhafaza etmesi için şikâyetçiye göndermek istediğini söylemesi üzerine şikâyetçi ile iletişim kuran ... Services isimli şirketin çalışanı olduğu söyleyen kişilerin, şikâyetçinin altınların nakli amacıyla değişik zamanlarda şüphelilerin hesaplarına para göndermesini sağladıklarının iddia olunması nedeniyle yürütülen soruşturma kapsamında; şüpheliler ..., ..., ... ve ... isimli kişilerin, İstanbul İl Göç İdaresi Müdürlüğü ve/veya İstanbul İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğünden de sorulmak suretiyle açık kimlik ve adres bilgilerinin tespit edilmesi ile şüpheli sıfatıyla ifadelerinin alınması, teşhise elverişli fotoğrafları çektirilerek dosyada bulunan 03.01.2021 tarihli CD izleme tutağındaki parayı çeken kişiler arasında olup olmadıklarının ortaya konulması, şikâyet dilekçesinde bildirilen [email protected] ve [email protected] şeklindeki e-mail adreslerine giriş yapan bilgisayarların IP bilgilerinin belirlenmesi suretiyle, bu adresler aracılığıyla şikâyetçiyle iletişim kuran kişilerin açık kimlik bilgilerinin tespitine çalışılması, şüpheli ...'ın savunmasında bildirdiği ... isimli kişinin kullandığı ... numaralı hat sahibinin araştırılması, dosyaya ibraz edilen ... adına ... Giyim isimli mükellef tarafından kesilen faturanın gerçekliğinin Esenyurt Vergi Dairesi Müdürlüğünden sorulması, hesabına para gönderilen şüpheli ...'ın da teminine çalışılarak şüpheli sıfatıyla ifadesinin alınmasından sonra sonucuna göre bir değerlendirme yapılması gerektiği gözetilmeden, "...olay bir bütün olarak değerlendirildiğinde, müştekinin beyanına konu dolandırıcılık eyleminin bir çok kez başvurulan, artık herkes tarafından bilinen, özellikle emniyet güçlerinin bir çok yerlere astığı yazılar ile topluma anlatılan dolandırıcılık tipi olduğu, aldatıcılık özelliğinin bulunmadığı, müştekinin denetleme imkanı varken bunu yapmayarak belirtilen yalana kandığı, bu haliyle de isnat olunan suçun yasal unsurlarının oluşmadığı anlaşıldığından kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına dair karar vermek gerekmiştir..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi belirtilen gerekçelerle yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Bakırköy 6. Sulh Ceza Hakimliğinin, 25.11.2022 tarihli ve 2022/3195 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.09.2024 tarihinde karar verildi.