İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2024/4009 Karar: 2025/16241 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2024/4009 K.2025/16241

11. Ceza Dairesi 2024/4009 E. , 2025/16241 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/897 E., 2024/84 K. SUÇ : Özel belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Zamanaşımı nedeniyle düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükümlerin onanması Yapılan ön inceleme neticesinde Bölge Adliye Mahkemesi tar

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2024/4009 E. , 2025/16241 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/897 E., 2024/84 K. SUÇ : Özel belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Zamanaşımı nedeniyle düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükümlerin onanması Yapılan ön inceleme neticesinde Bölge Adliye Mahkemesi tar

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2024/4009 E. , 2025/16241 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/897 E., 2024/84 K. SUÇ : Özel belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Zamanaşımı nedeniyle düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükümlerin onanması Yapılan ön inceleme neticesinde Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kurulan hükümlerin; temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık ... yönünden gerekçeli karar başlığında yanlış gösterilen suç tarihinin, suça konu 10.01.2013 tarihli müstahsil makbuzunun katılan ... İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğüne ibraz edildiği 05.02.2013 tarihi olduğu, aynı davada yargılandığı özel belgede sahtecilik suçundan istinaf inceleme tarihinde zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilen sanık ... hakkında, müdafii tarafından sunulan avukatlık hizmetinin bölünmesi mümkün olmadığından, beraat ettiği nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden lehine vekâlet ücretine hükmedilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede; Sanıkların yargılama konusu eylemleri için 5237 sayılı TCK'nin 207/1 maddesinde öngörülen cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereği 8 yıllık olağan ve 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı sürelerinin öngörüldüğü, sanık ... yönünden 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin, kesen son sebep olan sanık ...'nın sorgusunun yapıldığı 24.06.2015 tarihinden, diğer sanıklar yönünden 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin, suç tarihlerinden, istinaf inceleme tarihine kadar, gerçekleşmiş olduğu ve bu itibarla Bölge Adliye Mahkemesince sanıklar hakkında açılan kamu davalarının düşmesine dair kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, katılanlar vekili ve sanık ... müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmediğinden, 5271 sayılı CMK'nin 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, Üye ... ve Üye ...'ın karşı oyları ile oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nin 304/1. maddesi uyarınca ... 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.12.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.11.2022 tarihli ve 2019/16 Esas, 2022/291 Karar sayılı kararı ile sanık ... ve bir kısım sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından beraatlerine karar verilmiş, sanık ... müdaffi lehine vekalet ücretine hükmedilmiştir. Katılan ve sanıkların istinaf başvurusu üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesince adı geçen sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan verilen beraat kararı yönünden; inceleme tarihi itibariyla zamanaşımı suresi dolduğundan bahisle düşme kararı verilip ilk derece mahkemesi tarafından sanık lehine hükmedilen vekalet ücreti kaldırılmak suretiyle hükmün düzeltilerek onanmasına, dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararının ise, esastan reddine kararı verilmiş, hükümler katılan vekili tarafından esastan ve sanık ... müdaafi tarafından ise vekalet ücreti ile sınırlı olarak temyiz edilmiştir Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonunda; sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan beraat, özel belgede sahtecilik suçundan düşme kararı verilen sanık hakkında, müdafii tarafından sunulan avukatlık hizmetinin bölünmesi mümkün olmadığından, beraat ettiği nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olmasında bir hukuka aykırılık bulunmadığından bahisle hükmün onanmasına karar verilmiştir, Sayın çoğunluk ile görüş ayrılığımız ilk derece mahkemesince her iki suçtan beraat kararı verilip kendisini vekil ile temsil ettiren sanık lehine vekalet ücreti takdir edilmesinden sonra kararın istinaf edilmesi üzerine inceleme tarihi itibariyla zamanaşımı suresi dolduğundan bahisle düşme kararı verilip ilk derece mahkemesi tarafından sanık lehine hükmedilen vekalet ücreti kaldırılmasının isabetli olup olmadığına ilişkindir. Öncelikle konuya ilişkin mevzuat incelendiğinde: Yargılama giderleri Madde 324 (1) Harçlar ve tarifesine göre ödenmesi gereken avukatlık ücretleri ile soruşturma ve kovuşturma evrelerinde yargılamanın yürütülmesi amacıyla Devlet Hazinesinden yapılan her türlü harcamalar ve taraflarca yapılan ödemeler yargılama giderleridir. (2) Hüküm ve kararda yargılama giderlerinin kimlere yükletileceği gösterilir. (3) Giderlerin miktarı ile iki taraftan birinin diğerine ödemesi gereken paranın miktarını mahkeme başkanı veya hâkim belirler. (4) Devlete ait yargılama giderlerine ilişkin kararlar, Harçlar Kanunu hükümlerine göre; kişisel haklara ilişkin kararlar, 9.6.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu hükümlerine göre yerine getirilir. (Ek cümle: 2/7/2012-6352/100 md.) Devlete ait yargılama giderlerinin 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 106 ncı maddesindeki terkin edilmesi gereken tutarlardan az olması halinde, bu giderin Devlet Hazinesine yüklenmesine karar verilir. (5) Türkçe bilmeyen ya da engelli olan şüpheli, sanık, mağdur veya tanık için görevlendirilen tercümanın giderleri, yargılama gideri sayılmaz ve bu giderler Devlet Hazinesince karşılanır. Sanığın yükümlülüğü Madde 325 (1) Cezaya veya güvenlik tedbirine mahkûm edilmesi hâlinde, bütün yargılama giderleri sanığa yüklenir. (2) (Değişik: 6/12/2006-5560/27 md.) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve cezanın ertelenmesi hallerinde de birinci fıkra hükmü uygulanır. (3) Yargılamanın değişik evrelerinde yapılan araştırma veya işlemler nedeniyle giderler meydana gelmiş olup da, sonuç sanık lehine ortaya çıkmış ise, bu giderlerin sanığa yüklenmesinin hakkaniyete aykırı olacağı anlaşıldığında mahkeme, bunların kısmen veya tamamen Devlet Hazinesine yüklenmesine karar verir. (4) Hüküm kesinleşmeden sanık ölürse, mirasçılar giderleri ödemekle yükümlü tutulmazlar. Bağlantılı davalarda giderler Madde 326 – (1) Birden çok suçtan dolayı aleyhinde kovuşturma yapılmış olan kimse, bunların bir kısmından mahkûm olmuş ise, beraat ettiği suçların duruşmasının gerektirdiği giderleri ödemekle yükümlü değildir. (2) İştirak halinde işlenmiş bir suç nedeniyle mahkûm edilmiş olanlara, sebebiyet verdikleri yargılama giderleri ayrı ayrı yükletilir. Beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi hâlinde gider Madde 327 (1) Hakkında beraat veya ceza verilmesine yer olmadığına karar verilen kişi, sadece kendi kusurundan ileri gelen giderleri ödemeye mahkûm edilir. (2) Bu kişinin önceden ödemek zorunda kaldığı giderler, Devlet Hazinesince üstlenilir. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde ; “Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir.” düzenlemesine yer verilmiştir. Avukatlık Kanunu m.177, CMK m.150, 234, 2 39... sayılı Kanun m.13 dayanak alınarak hazırlanan ve 02.03.2007 tarihli, 26450 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafi ve Vekillerin Görevlendirilmeleri ile Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik’in “Tarife” başlıklı 9. maddesine göre de; “Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince baro tarafından görevlendirilen müdafi veya vekile ödenecek meblağ, Türkiye Barolar Birliğinin görüşü de alınmak suretiyle Adalet ve Maliye Bakanlıkları tarafından her yıl Aralık ayında hazırlanan ve 1 Ocak tarihinden geçerli olmak üzere düzenlenen Tarifede gösterilir. Tarife ayrıca Resmi Gazete’de yayımlanır”. Şeklinde düzenlemeler bulunmaktadır. Yukarıda açılanan mevzuat hükümleri itibariyle; CMK’da yargılama giderleri olarak avukatlık ücreti sayılmış, yine beraat eden veya ceza verilmesine yer olmadığına karar verilen sanığın giderlerinin Hazine tarafından karşılanacağı ifade edilmiş, yine gerek CMK Yürürlük Kanunu, gerek Avukatlık Kanunu ve gerekse yukarıda zikrettiğimiz yönetmelik hükümleri, Avukatlık Ücret Tarifesine atıfta bulunmuş, tarifede de net olarak beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedileceği belirtilmiştir. Somut olayda; sanık hakkında ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçundan Kanunun 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası beraat kararı verilmiş ve sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmiştir. Sanık hakkında ki hükümler katılan vekili tarafından istinaf edilmiş, ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesince adı geçen sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan verilen beraat kararı yönünden; inceleme tarihi itibariyla zamanaşımı suresi dolduğundan bahisle düşme kararı verilip ilk derece mahkemesi tarafından sanık lehine hükmedilen vekalet ücreti kaldırılmak suretiyle hükmün düzeltilerek onanmasına, dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararının ise easastan reddine kararı verilmiştir, hükümler katılan vekili tarafından esastan ve sanık ... müdaafi tarafından ise vekalet ücreti ile sınırlı olarak temyiz edilmiştir. Birden fazla suçtan yargılanan sanığın , bu suçların birinden mahkum olması halinde ‘ savunmanın bölünmezliği ilkesi ‘ gereğince sanık vekili lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeğine dair Yargıtay Ceza Daireleri ve Ceza Genel Kurul kararları mevcut olduğu bilinmektedir. İnceleme konusu davada, sanık hakkında verilen bir mahkumiyet kararı bulunmamaktadır. Nitekim ilk derece mahkemesince bu nedenle sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmiştir Zamanaşımı nedeniyle verilen düşme kararına mahkumiyet gibi değerlendirilerek bu şekilde hukuki sonuç tesis edilmesi doğru değildir. Sanık hakkında ilk derece mahkemesince yapılan yargıla sırasında beraat kararı verilmiş ve karar tarihi itibariyle isabetli olarak vekalet ücretine hükmedilmiştir. İş yoğunluğu sebebiyle yargılamanın uzun sürmesi davaların istinaf ve temyiz incelemelerinin gecikmesinin hukuki sonuçlarının sanık yada müdafi aheyhine yorumlanamaz. Makul sürede yargılanma hakkı, adil yargılanma hakkının en önemli unsurlarından biridir. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6.maddesi ve Anayasanın 141. maddesiyle güvence altına alınmıştır. kişilerinin ceza yargılamalarında kendilerine yöneltilen suçlamalar konusunda makul bir sürede yargılamanın sonuçlandırılması gerekmektedir. Makul sürede sonuçlandırılmayan yargılamadan dolayı düşme kararı verilmesinin bedeli sanığa yüklenemez. Ayrıca bu husus sanığın aklanma hakkınında elinden alınması sonucunu doğurur. Öte yandan; sanık hakkında dolandırıcılık suçundan açılan kamu davası mal varlığına karşı işlenen bir suç iken sahtecilik suçu kamu güvenliğine karşı işlenen suçlar kapsamındadır. Bilindiği üzere dolandırıcılık suçunda mağdur gerçek ve tüzel kişiler olup, sahtecilik suçunda ise, mağdur kamudur. Her iki suçunda unsurları ve sübuta yönelik delilleri farklıdır. Bu nedenle, suça konu olayda savunmanın bölünmezliği ilkesinden söz etmek de mümkün görülmemektedir. Her bir suç kendi içinde bağımsızlığını korumaktadır. Tüm bu açıklamalar ışığında; dolandırıcılık suçundan hakkında beraat kararı verilen ve hakkında mahkumiyet kararı bulunmayan sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir. Bu bakımdan sayın çoğunluğun görüşüne iştirak etmiyoruz.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla