İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2024/4056 Karar: 2025/3822 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2024/4056 K.2025/3822

11. Ceza Dairesi 2024/4056 E. , 2025/3822 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına boz

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2024/4056 E. , 2025/3822 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına boz

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2024/4056 E. , 2025/3822 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması ... Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.11.2023 tarihli ve 2023/711 Esas, 2023/523 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204/1, 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 29.11.2023 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 05.06.2024 tarihli ve 2024/3309 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.07.2024 tarihli ve KYB-2024/67286 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.07.2024 tarihli ve KYB-2024/67286 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Resmi belgede sahtecilik suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süreyle denetim süresine tabi tutulmasına dair ... Asliye Ceza Mahkemesinin 23/10/2020 tarihli ve 2019/712 esas, 2020/466 sayılı kararının 20/11/2020 tarihinde kesinleştirilmesini müteakip, sanığın 24/06/2023 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum olduğunun ihbarı üzerine, hükmün açıklanması ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 204/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ... Asliye Ceza Mahkemesinin 14/11/2023 tarihli ve 2023/711 esas, 2023/523 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. 1-) Dosya kapsamına göre, sanığın yokluğunda verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair ... Asliye Ceza Mahkemesinin 23/10/2020 tarihli kararının, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre sanığa 12/11/2020 tarihinde tebliğ edilerek kesinleştirildiği anlaşılmış ise de, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. maddesinde yer alan “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” şeklindeki düzenleme ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise mernis adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Kanun'a göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Kanun'un 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği cihetle, Somut olayda, sanığın kovuşturma aşamasında 22/10/2020 tarihinde alınan ifadesinde adresini "... Mah. 73233. Sk.No:1 İç Kapı No:1 .../KONYA" olarak bildirmesine rağmen, sanığın yokluğunda verilen 23/10/2020 tarihli hükmün, anılan adresten farklı olarak "... Mah. ... Cad. No:115A İç Kapı No:10 .../KONYA" adresine tebliğe çıkarılıp tebligatın 7201 sayılı Kanun'un 21/1. maddesine göre yapıldığının anlaşılması karşısında, gerekçeli kararın sanığa usülüne uygun olarak tebliğ edilmediği, bu haliyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmediği ve denetim süresinin başlamayacağı, dolayısıyla denetim süresi içerisinde kasıtlı suçun işlendiği gerekçesiyle açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesinde, 2-) Kabule göre de; Dosya kapsamına göre, sanığın gerçekte başka bir araca ait olan ...sayılı plakayı kullandığı araca takmak suretiyle üzerine atılı suçu işlediğinin iddia ve kabul edildiği olayda, yapılan yargılama sonunda, her ne kadar sanığın mahkumiyetine karar verilmiş ise de; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 23/5. maddesinde yer alan, "Başka bir araca tescilli veya sahte plakayı takan veya kullananlara 5.000 Türk Lirası idari para cezası verilir ve araç trafikten men edilir. Ayrıca bu kişiler Türk Ceza Kanununun 204 üncü maddesi hükmüne göre cezalandırılır." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, Suça konu plakanın evvelce 1997 model ... marka başka bir araca kayıtlı olduğunun ve bu aracın 22/06/2016 tarihinde satışından dolayı anılan plakanın boşa düşmesi sonucu suç tarihi olan 12/10/2019 tarihi itibarıyla herhangi bir araç adına tescilli bulunmadığının anlaşılması karşısında, suçta kullanılan plakanın orijinal veyahut sahte olup olmadığı hususunda herhangi bir inceleme yapılmadığı da dikkate alınarak, öncelikle suça konu plakanın sahte olup olmadığı ve sahte ise aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığı belirlenip, sahte olmadığının tespit edilmesi halinde suç tarihinde anılan plakanın başka bir araca tescilli olmaması nedeniyle yüklenen suçun oluşmayacağı nazara alınarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, İsabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 10 uncu maddesinin birinci ve ikinci fıkraları; "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. (Ek fıkra: 11/1/2011-6099/3 md.) Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." ve aynı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası da; (Ek fıkra: 11/1/2011-6099/5 md.) Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır." Şeklinde düzenlenmiştir. 2. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; ... Asliye Ceza Mahkemesinin 23.10.2020 tarihli 2019/712 Esas, 2020/466 Karar sayılı kararı ile sanık ...'ın yokluğunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanığın bilinen en son adresinin sorgusunda belirttiği "... Mah. 73233. Sk.No:1 İç Kapı No:1 .../KONYA" olduğu, bununla birlikte gerekçeli karara ilişkin tebligatın, "... Mah. ... Cad. No:115A İç Kapı No:10 .../KONYA" adresine gönderildiği ve bu adreste mahalle muhtarına tebliğ edildiği belirlenmiş ise de; sorguda bildirilen adres yerine bir başka adrese yapılan tebligat işlemi usulsüz olduğundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmediği ve denetim süresinin de başlamadığı, dolayısıyla denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlendiği gerekçesiyle hükmün açıklanamayacağı anlaşılmakla; kanun yararına bozma talebindeki (1) numaralı düşünce yerinde görülmüş, bozma nedenine göre (2) numaralı istem hakkında herhangi bir karar verilmemiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. ... Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.11.2023 tarihli ve 2023/711 Esas, 2023/523 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.04.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla