Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2024/4275 E. , 2026/2370 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/194 E. 2024/240 K. SUÇLAR : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme, bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2024/4275 E. , 2026/2370 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/194 E. 2024/240 K. SUÇLAR : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme, bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. Nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hüküm yönünden Katılan beyanı, tüm dosya kapsamına göre sanık ile katılan arasında açık hesap usulü süregelen ticari ilişki bulunduğunun yine katılanın dosyaya sunmuş olduğu makbuza göre sanığın suç tarihinde suç konusu çeki katılana ait şirkete sunarak katılan şirketten kumaş ve iplik teslim almış olduğunun anlaşılması karşısında; Dairemiz yerleşik uygulamalarında kabul edildiği üzere açık hesap üzerinden yürütülen ticari ilişkilerde borcun önceden doğduğunun kabul edilemeyeceği ve 5271 sayılı Kanun'un 217. maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendiren ve sanık hakkında mahkumiyet hükmü kuran Mahkemenin takdir ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. Bozma üzerine yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanık müdafinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle ONANMASINA, II.Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hüküm yönünden Sanığa yüklenen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204. maddesinde düzenlenen resmi belgede sahtecilik suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıllık olağan dava zamanaşımının öngörüldüğü , aynı Kanun'un 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanık hakkında ilk mahkumiyet hükmünün kurulduğu 26.01.2016 tarihi olduğu ve bu tarihten hüküm tarihine kadar olağan dava zamanaşımının gerçekleştiği ve kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden mahkumiyet hükmü kurulması Kanun’a aykırı olup sanık müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanunun 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 03.03.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanık ile katılan şirket arasında açık hesap usulüyle süregelen ticari ilişki vardır; sanık suç tarihinde suç konusu çeki katılan şirkete sunarak kumaş ve iplik teslim almıştır. Ağır Ceza Mahkemesi bozma üzerine nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilikten mahkûmiyet kurmuş, 11. Ceza Dairesi iki hükmü ayrı ayrı incelemiştir.
Hukuki İlke: Dairenin yerleşik uygulamasına göre açık hesap üzerinden yürütülen ticari ilişkilerde borcun önceden doğduğu kabul edilemez; dolandırıcılık bu nedenle oluşur. Resmi belgede sahtecilikte ise TCK 66/1-e uyarınca 8 yıllık olağan dava zamanaşımı geçerli olup, zamanaşımını kesen son işlem olan ilk mahkûmiyet hükmünden (26.01.2016) hüküm tarihine kadar süre dolmuşsa dava düşürülmelidir.
Uygulama Sonucu: Dolandırıcılık hükmü tebliğnamedeki bozma görüşüne aykırı olarak onanmış; sahtecilik hükmü ise olağan dava zamanaşımı gerçekleştiği hâlde mahkûmiyet kurulduğu için bozulmuş ve CMK 223/8 uyarınca kamu davasının düşmesine karar verilmiştir.
Dava Strateji Notu: Sahtecilik dosyalarında 8 yıllık zamanaşımının kesme tarihinden itibaren yeniden işlediğini takip etmek savunma için doğrudan düşme kararı getirebilir; buna karşılık açık hesap ilişkisinde 'borç önceden doğmuştu' savunması Dairenin yerleşik içtihadı karşısında sonuç vermez.