İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2024/4255 Karar: 2024/14725 Tarih: 2024

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2024/4255 K.2024/14725

11. Ceza Dairesi 2024/4255 E. , 2024/14725 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2024/4255 E. , 2024/14725 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2024/4255 E. , 2024/14725 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkumiyet Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 1.Nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hüküm yönünden Sanığın, mağdurun kimlik bilgileriyle oluşturulan kendi fotoğrafı olan sahte nüfus cüzdanıyla Garanti Bankası Çağrı Merkezine kredi başvurusunda bulunduğu, Çağrı Merkezinin sanığı Topkapı Maltepe Şubesine yönlendirdiği, şubede tanık olarak dinlenen bireysel kredi danışmanı Kadriye tarafından başvuru işlemlerinin yapıldığı ve sanığın görevliye sahte nüfus cüzdanı, Sosyal Güvenlik Kurumundan emekli olduğuna dair belge ve e-devlet şifresini verdiği, kredi sözleşmesini imzaladığı, belgelerinin tamamlanmasından sonra kredi dosyasının bankanın genel merkezine gönderildiği ve sanığa, katılan ... adı altında 26/12/2012 tarihinde 8.450 TL kredi çıkarıldığı, masraflar hariç 8.078 TL paranın ödendiği olayda, sanığın mağdura ait sahte kimlikle ve SGK'dan emekli olduğuna dair belgeyi kullanarak kredi kullanması sebebiyle 5237 sayılı TCK'nin 158/1-d-j, son maddesi gereğince cezalandırılması, buna göre birden fazla nitelikli hal ihlal edildiğinden temel cezada teşdit yapılması gerekir iken 158/1-d. maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, eleştiri nedeni dışında suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 2.Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hüküm yönünden Sanığa yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun, Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66/1-e. maddesi gereği öngörülen 8 yıllık olağan dava zamanaşımının kesen son sebep olan ilk mahkumiyet hükmünün verildiği 23.11.2015 tarihinden karar tarihine kadar dolduğu gözetilmeden, kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesi yerine yargılamaya devamla mahkumiyet hükmü tesisi, Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun'un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca Tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 3. Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan kurulan hüküm yönünden Sanığın, mağdurun kimlik bilgileriyle oluşturulan kendi fotoğrafı olan sahte nüfus cüzdanıyla Finansbank Fatih Şubesine giderek 27.12.2012 tarihli kredi kartı başvurusu sözleşmesini imzaladığı, bankaca yapılan incelemede sanığın sahte kimlik kullandığı tespit edildiğinden kredi kartı verilmeden bankaya kolluk görevlileri çağırılarak sanığın yakalattırıldığı olayda, sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK'nin 245/2 maddesindeki "Banka ve kredi kartlarının sahte olarak üretilip kullanılması" eylemine teşebbüs suçunu oluşturacağı gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek TCK'nın 245/1 ve 35. maddelerine göre hüküm kurulması, Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca Tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, aynı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkın gözetilmesine,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.12.2024 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Sanık, mağdurun kimlik bilgileriyle kendi fotoğrafını taşıyan sahte nüfus cüzdanı ve SGK emeklilik belgesi kullanarak Garanti Bankası'ndan 8.450 TL kredi çekmiş; ayrıca aynı sahte kimlikle Finansbank'a kredi kartı başvurusunda bulunmuş ancak kart verilmeden yakalanmış, resmi belgede sahtecilik de işlemiştir.

Hukuki İlke: Sahte kimlik ve belgelerle kredi kullanma eylemi birden fazla nitelikli hal içerdiğinden TCK 158/1-d-j uyarınca teşdit gerektirir (aleyhe temyiz yoksa bozulmaz); resmi belgede sahtecilikte TCK 66/1-e'deki 8 yıllık zamanaşımı dolmuşsa düşme verilir; sahte kimlikle kredi kartı başvurup kart verilmeden yakalanma ise TCK 245/2'deki sahte kart üretip kullanma suçuna teşebbüs oluşturur, TCK 245/1 ve 35 ile değil.

Uygulama Sonucu: kısmen onama, kısmen düşme, kısmen bozma

Dava Strateji Notu: Sahte kimlikle bankacılık işlemlerinde eylemin doğru bentlere oturtulması kritiktir; kredi kartının fiilen alınamadığı hallerde tamamlanmış kötüye kullanma değil TCK 245/2'ye teşebbüs söz konusu olduğundan, yanlış nitelendirme lehe bozma nedeni olarak ileri sürülmelidir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla