Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2024/4236 E. , 2024/10342 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1167 E., 2024/903 K. SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, bilişim sistemindeki verileri bozma, yok etme, erişilm
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2024/4236 E. , 2024/10342 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1167 E., 2024/903 K. SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, bilişim sistemindeki verileri bozma, yok etme, erişilmez kılma, sisteme veri yerleştirme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret esastan ret 1.Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı; 2.Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen "bilişim sistemindeki verileri bozma, yok etme, erişilmez kılma, sisteme veri yerleştirme" suçundan istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı belirlenerek yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, 3.Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü. I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.01.2024 tarihli ve 2022/599 Esas, 2024/38 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık ve bilişim sistemindeki verileri bozma, yok etme, erişilmez kılma, sisteme veri yerleştirme suçlarından mahkûmiyet kararları verilmiştir. 2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 22. Ceza Daresinin, 29.04.2024 tarihli ve 2024/1167 Esas, 2024/903 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurularının esastan reddi kararları verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz isteği, mükerrer yargılama olduğu, sanığın şirketinin gerçek bir şirket olduğu,müvekkilinin tedavi amaçlı İstanbul'da yaşadığına, şirket hesabına gelen paraların ticari ilişki nedeniyle geldiğine, tanımadığı firmalardan gelen paraları sanığın iade ettiğine, hükümlerin usul ve yasaya aykırı olduğu, yargılamanın duruşmalı yapılmasına ilişkindir. III. GEREKÇE A. Bilişim Sistemindeki Verileri Bozma, Yok Etme, Erişilmez Kılma, Sisteme Veri Yerleştirme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiştir. B. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda, hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR A. Bilişim Sistemindeki Verileri Bozma, Yok Etme, Erişilmez Kılma, Sisteme Veri Yerleştirme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden; Gerekçe bölümünün, (A) bendinde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 29.04.2024 tarihli ve 2024/1167 Esas, 2024/903 Karar sayılı kararına yönelik, sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden; Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.09.2024 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: İstanbul Anadolu'da sanık, bilişim/banka sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık ve bilişim sistemindeki verileri bozma/yok etme suçlarından mahkum edilmiş; savunma şirketin gerçek olduğunu ve hesaba gelen paraların ticari ilişkiden kaynaklandığını ileri sürmüştür.
Hukuki İlke: Bilişim sistemindeki verileri bozma suçundan verilen ceza beş yıl veya altında ise ilgili BAM esastan ret kararı CMK 286/2-a uyarınca temyize tabi değildir ve bu yöndeki temyiz reddedilir; nitelikli dolandırıcılık hükmünde ise deliller kesin verilere dayandığında suç vasfı ve yaptırım isabetli kabul edilir.
Uygulama Sonucu: kısmen onama, kısmen temyiz reddi
Dava Strateji Notu: Birden çok suçtan verilen kararlarda her hüküm için ceza miktarına göre temyiz kabiliyeti ayrı değerlendirilmeli; 'hesaba gelen paralar ticari ilişkiden' savunması, iade dekontu ve gerçek ticari faaliyet belgeleriyle desteklenmedikçe tanımadığı firmalardan gelen ödemeler dolandırıcılık delili sayılır.