Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2024/4473 E. , 2025/11049 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/3376 E., 2024/2429 K. SUÇ : Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık KARAR : İstinaf Başvurusunun Esastan reddi Kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön incele
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2024/4473 E. , 2025/11049 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/3376 E., 2024/2429 K. SUÇ : Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık KARAR : İstinaf Başvurusunun Esastan reddi Kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Salihli Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.05.2023 tarihli ve 2022/439 Esas, 2023/258 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı TCK’nın 158/1-f-son, 158/3, 43, 52/2-4 ve 53/1 maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis ve12.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına , taksitlendirmeye ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 16.05.2024 tarihli ve 2023/3376 Esas, 2024/2429 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı CMK’nın 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz talebi ;suç işlemediğine , hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.05.2022 tarihli, 2022/2-155 Esas ve 2022/321 Karar sayılı kararı ile, herhangi bir takdir hakkı kullanılmaksızın artırım yapılmasını zorunlu kılan suçun nitelikli hâlleri nedeniyle yapılan yargılamalarda, cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olması halinde adil ve etkin yargılanma hakkı kapsamında, sanıklara istemi olup olmadığına bakılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 150/3 maddesi uyarınca müdafi atanması gerektiğine karar verilmiştir. Sanığın ilk derece mahkemesince hüküm verilinceye kadar yargılamanın hiçbir aşamasında müdafinin bulunmadığı gibi 5271 sayılı Kanun'un 156. maddesi gereğince de Yerel Mahkemece sanığa resen bir müdafi de tayin edilmediği, sanığa isnat edilen üç veya daha fazla kişi ile birlikte nitelikli dolandırıcılık suçu bakımından 5237 sayılı Kanun'un 158/1-f-son maddesi uyarınca dört yıldan on yıla kadar hapis cezası öngörüldüğü, suçun üç veya daha fazla kişi ile birlikte işlenmesi nedeniyle aynı Kanun’un 158/3. maddesine göre herhangi bir takdir hakkı kullanılmaksızın yarı oranda artırım yapılmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda, üç veya daha fazla kişi ile birlikte nitelikli dolandırıcılık suçu bakımından Kanunda öngörülen cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olması dikkate alındığında adil ve etkin yargılanma hakkı kapsamında, istemi olup olmadığına bakılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesi uyarınca sanığa müdafii atandıktan sonra yargılamanın yapılarak hukuki durumunun tayin ve takdirinde zorunluluk bulunmasına rağmen bu hususun gözardı edilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nin 289/1-h maddesi kapsamında hukuka kesin aykırılık olacak biçimde savunma hakkının kısıtlanması, hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 16.05.2024 tarihli ve 2023/3376 Esas, 2024/2429 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istekleri yerine görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oybirliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Salihli Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13.. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.09.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Salihli Ağır Ceza Mahkemesi, sanığı bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılıktan TCK'nın 158/1-f-son, 158/3, 43, 52/2-4 ve 53/1 maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis ve 12.500 TL adli para cezasına mahkûm etmiş, istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. Sanık yargılamanın hiçbir aşamasında müdafi yardımından yararlanmamış ve mahkemece resen müdafi de atanmamıştır.
Hukuki İlke: Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.05.2022 tarihli, 2022/2-155 Esas, 2022/321 Karar sayılı kararı uyarınca, takdir hakkı olmaksızın artırım gerektiren nitelikli hâller (burada 158/3'teki üç veya daha fazla kişiyle işleme nedeniyle zorunlu yarı oranda artırım) sebebiyle cezanın alt sınırı beş yılı aşıyorsa, sanığın istemi olup olmadığına bakılmaksızın CMK'nın 150/3. maddesi gereği müdafi atanması zorunludur; atanmaması CMK'nin 289/1-h maddesi kapsamında savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde hukuka kesin aykırılıktır.
Uygulama Sonucu: Hüküm, zorunlu müdafi atanmadan yargılama yapılması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği başkaca yönleri incelenmeksizin oy birliğiyle bozulmuştur.
Dava Strateji Notu: Üç veya daha fazla kişiyle işlenen bilişim araçlı dolandırıcılık isnadında zorunlu artırım nedeniyle fiili alt sınır beş yılı aştığından, müdafisiz geçen her celse mutlak bozma sebebidir; temyiz aşamasına müdafisiz gelen dosyalarda bu usul aykırılığı esasa girilmeden sonuç aldıran en güçlü temyiz nedenidir.