Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2024/4567 E. , 2024/12517 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi Hükümlü müdafinin yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair Edremit 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.12.2023 tarihli ve 2010/555 Esas, 2015/692 Karar sayılı ek kararına yönelik itirazın reddine ilişkin mercii Burhaniye 2.
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2024/4567 E. , 2024/12517 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi Hükümlü müdafinin yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair Edremit 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.12.2023 tarihli ve 2010/555 Esas, 2015/692 Karar sayılı ek kararına yönelik itirazın reddine ilişkin mercii Burhaniye 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.12.2023 tarihli ve 2023/1718 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 26.12.2023'te kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 25.07.2024 tarihli ve 2024/8447 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.09.2024 tarihli ve KYB-2024/85452 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.09.2024 tarihli ve KYB-2024/85452 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, 01/07/2010 tarihinde Edremit İlçe Emniyet Müdürlüğüne yapılan ihbar üzerine mağdur ...'ın kimlik bilgilerini kullanan sanık ...'in ruhsatsız silah taşırken yakalandığı, bu nedenle mağdur ... hakkında soruşturma yürütülerek 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, ... ismini kullanan kişinin parmak izleri üzerinde yapılan incelemeye istinaden düzenlenen 05/07/2010 tarihli ekspertiz raporuna göre alınan parmak izlerinin sanık ...'e ait olduğunun anlaşılması üzerine yürütülen soruşturma neticesinde sanık hakkında resmî belgede sahtecilik, iftira ve 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonunda sanığın atılı 3 suçtan da mahkûmiyetine karar verildiği ve anılan kararın temyiz edilmeden 18/02/2016 tarihinde kesinleşmesini takiben sanık müdafii tarafından, resmî belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme esas alınan ve sanık tarafından sahte olarak düzenlendiği iddia edilen mağdur ... adına düzenlenmiş Nüfus Cüzdanı Talep Belgesindeki imza ve yazılar ile fotoğrafın sanığa değil mağdura ait olduğuna ilişkin olarak düzenlenen 07/12/2023 ve 08/12/2023 tarihli uzman mütalaaları dikkate alınarak yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulduğu ancak anılan Mahkemenin 14/12/2023 tarihli ek kararı ile bu talebin reddine karar verilmesini takiben anılan ek karara karşı yapılan itirazın da mercii kararı ile reddine karar verildiği nazara alındığında, Somut olayda anılan karar aleyhine sanık vasisi tarafından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına kanun yararına bozma isteminde bulunulması üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca Edremit Cumhuriyet Başsavcılığına hitaben düzenlenen 04/10/2021 tarihli ve KYB-2021/83150 sayılı yazıda yer alan, "Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik dosyada yapılan incelemede, sahteciliğe konu kimlik belgesinin ele geçirilmediği, aslı ele geçirilemeyen suça konu nüfus cüzdanının aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının tespitinin mümkün olmaması karşısında, resmi belgede sahtecilik suçunun unsurları itibarıyla oluşmayacağı, nüfus cüzdanı talep belgesi üzerindeki resim ve imzanın hükümlüye ait olup olmadığının ise araştırılmadığı, bu hususun hâkimin takdir sınırları içinde bulunmadığı belirlenmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 310. maddesi uyarınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısına tanınan kanun yararına bozma yoluna başvurma yetkisinin 309. maddenin dördüncü fıkrasının (d) bendinde belirtilen hüküm türü ve hukuka aykırılıklar ile sınırlı olduğu ve hükümlü vasisinin ileri sürdüğü Kanun yararına bozma talebinin bu bent kapsamında bulunmadığından kanun yoluna başvurulması talebinin Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 31.12.2019 gün tarihli 16/1 nolu genelgesindeki usul takip edilerek UYAP üzerinden Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü kanun yararına bozma bürosu aracılığıyla yapılmasının sağlanması ve anılan büroya gönderilmesi amacıyla dosyanız iade edilmiştir. Gereği bilgilerinize rica olunur." şeklindeki açıklamalar ile, Sanık vasisinin talepte bulunması üzerine El Yazıları ve Grafoloji ve Sahtecilik Uzmanı (Adlî Bilimler Uzmanı) Dr. Şahin İplikçi tarafından düzenlenen 07/12/2023 tarihli Teknik Mütalaaya göre sanık tarafından sahte olarak oluşturulduğu iddia edilen yargılamaya konu mağdur ... adına düzenlenen 07/03/2009 tarihli Nüfus Cüzdanı Talep Belgesindeki imza ve el yazılarının adı geçen mağdura olduğunun belirtilmesi, yine sanık vasisinin talepte bulunması üzerine Görüntü Netleştirme Uzmanı Adlî Görüntü İnceleme ve Teknik Fotoğraf Bilirkişisi Gökhan Uçar tarafından düzenlenen 08/12/2023 tarihli Uzman Mütalaasına göre bahse konu Nüfus Cüzdanı Talep Belgesindeki fotoğrafın mağdur ...'a ait olduğunun belirtilmesi, bununla birlikte adı geçen mağdurun anılan Mahkemeye hitaben gönderdiği 28/12/2023 havale tarihli dilekçede kimliğini kaybettiği için bahse konu Nüfus Cüzdanı Talep Belgesinin bizzat kendisi tarafından Nüfus Müdürlüğüne gidilerek oluşturulduğunu ifade etmesi karşısında, yargılamanın yenilenmesi talebi olarak ileri sürülen delillerin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 318 ilâ 321. maddeleri uyarınca yargılamanın yenilenmesini gerektirecek mahiyette olup olmadığının tespiti bakımından, kabule değer görülerek, toplanacak diğer delillerle birlikte değerlendirildikten sonra, yargılamanın yenilenmesinin kabul veya reddine karar verilmesinin uygun olacağı gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. Edremit Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.01.2011 tarihli ve 2010/4535 Soruşturma ve 2011/108 Esas sayılı iddianamesi ile hükümlü ... hakkında, "...01/07/2010 tarihinde Edremit ilçe emniyet müdürlüğüne yapılan ihbar üzerine ... ismini kullanan kişinin ruhsatsız silah taşırken yakalandığı, bu nedenle mağdur ... hakkında Cumhuriyet Başsavcılığımızın 2010/3487 sayılı evrakı ile soruşturma yapılarak 23/12/2010 tarih,. 2010/1529 sayılı iddianamemiz ile Edremit 2.Asliye Ceza Mahkemesinde 6136 sayılı yasaya muhalefet suçundan aynı yasanın 13/1 maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, ... ismini kullanan kişinin parmak izleri üzerinde inceleme yapıldığı, Edremit ilçe emniyet müdürlüğünün 05/07/2010 tarihli ekspertiz raporuna göre, alınan parmak izlerinin şüpheli ...'e ait olduğunun anlaşıldığı, şüpheli ...'in, ... adına çıkartılmış nüfus cüzdanını kullandığının anlaşılması üzerine Diyarbakır ili Bağlar ilçesi nüfus müdürlüğünden ... adına çıkartılmış 02/04/2009 tarih ve 7517 kayıt numaralı nüfus cüzdanı çıkartılmasına ilişkin belge asıllarının istendiği, gönderilen nüfus cüzdanı talep belgesindeki kimlik bilgilerinin mağdur ...'a ait olduğu, ancak nüfus cüzdanı talep belgesi üzerindeki fotoğrafın şüpheli ...'e ait olduğunun anlaşıldığı, bu şekilde şüpheli ...'in Bağlar nüfus müdürlüğüne sahte nüfus cüzdanı talep belgesi ile nüfus cüzdanı çıkartılması talebinde bulunduğu, bu şekilde almış olduğu sahte nüfus cüzdanını kullanarak üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunu, işlediği 6136 sayılı yasaya muhalefet nedeniyle hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla mağdur ... adına sahte olarak düzenlenen nüfus cüzdanını kullanıp kendisini ... olarak tanıtarak üzerine atılı iftira suçunu işlediği anlaşıldığından..." iddiasıyla başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması ve resmi belgede sahtecilik suçlarından cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır. 2. Edremit 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.12.2015 tarihli ve 2010/555 Esas, 2015/692 Karar sayılı kararında yer alan "...sanık ... 'in nüfus müdürlüğüne başvurarak mağdur sanık ... adına düzenlenmiş nüfus cüzdanını temin ettiği, başvuru belgesinin incelenmesinde resmi belge statüsünde olduğu anlaşılmış, bu şekilde sanık ... 'in resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği anlaşılmıştır..." şeklindeki gerekçeyle sanık hakkında ihbarnameye konu resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204/1, 53 ve 58. maddeleri uyarınca neticeten 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiş; bu karar yasal süresi içerisinde temyiz edilmeksizin 18.02.2016 tarihi itibarıyla kesinleştirilmiştir. 3. Hükümlü müdafi tarafından, 09.12.2023 tarihli dilekçe ile "...suça konu nüfus cüzdanı talep belgesi üzerinde yer alan fotoğraf ve imzanın şikâyetçi ...'a ait olduğu, bu belgenin bizzat şikâyetçi tarafından çıkartıldığının ve sahte olmadığının..." bildirilmesi suretiyle bu iddiaları doğrular nitelikteki, El Yazıları ve Grafoloji ve Sahtecilik Uzmanı (Adlî Bilimler Uzmanı) Dr. Şahin İplikçi tarafından düzenlenen 07.12.2023 tarihli teknik mütalaa ile Görüntü Netleştirme Uzmanı Adlî Görüntü İnceleme ve Teknik Fotoğraf Bilirkişisi Gökhan Uçar tarafından düzenlenen 08.12.2023 tarihli uzman mütalaası dosyaya ibraz edilerek yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulmuştur. Edremit 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.12.2023 tarihli ve 2010/555 Esas, 2015/692 Karar sayılı ek kararında yer alan "...sanık müdafiinin inceleme yaptırdığı belgenin yargılama aşamasında değerlendirildiği, duruşmaya getirtilip mahkeme huzurunda da incelendiği, tüm bu nedenlerle dosyada yargılamanın yenilenmesini gerektirir herhangi bir neden bulunmadığı..." şeklindeki gerekçeyle yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine karar verilmiş; hükümlü müdafinin bu karara yönelik itirazı da, merci Burhaniye 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.12.2023 tarihli ve 2023/1718 Değişik İş sayılı kararıyla reddedilmiştir. 4. 5271 sayılı Kanun'un "Hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi nedenleri" başlıklı 311/1-e. maddesi; "(1) Kesinleşen bir hükümle sonuçlanmış bir dava, aşağıda yazılı hâllerde hükümlü lehine olarak yargılamanın yenilenmesi yoluyla tekrar görülür: ... e) Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkûm edilmesini gerektirecek nitelikte olursa." Şeklindedir. 5. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 04.05.2023 tarihli ve 2022/11-574 Esas, 2023/272 Karar sayılı ilamında; "...yargılamanın yenilenmesini; kanunda sınırlı şekilde sayılan yargılamanın yenilenmesi nedenlerinin en az birisine dayalı olarak kesinleşmiş bir hükümde adli hata bulunduğu iddiasıyla kural olarak hükmü veren mahkemeye başvurulmasıyla başlayan, hükmü veren hâkimin katılımı olmaksızın, mahkemece başvurunun şekil ve esas açısından kabulüne karar verilmesi hâlinde devam edilerek hükme konu sanık ve fiil hakkında yeniden kovuşturma yapılmasına imkân sağlayan, olağanüstü bir kanun yolu olarak tanımlamak mümkündür. Yargılanın yenilenmesi, mutlaka istek üzerine yapılabilecek, davasız yargılama olmaz ilkesinin doğal sonucu olarak mahkemece re'sen yargılamanın yenilenmesi yoluna gidilmesi mümkün olmayacaktır. Hükmün infaz edilmiş olması veya hükümlünün ölümü de yargılamanın yenilenmesine engel teşkil etmeyecektir. Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulmasına ilişkin yenileme nedeni CMK'nın 311. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde düzenlenmiştir. Delil ve olayların, yargılanın yenilenmesi nedeni olarak kabul edilebilmesi için yeni olması gerekmektedir. Hükmü veren mahkemeye bildirilmemesi sebebiyle, hükümde dikkate alınmamış olan her olay ve delil hükümlü tarafından bilinip bilinmemesi önemli olmaksızın yeni olarak nitelendirilmektedir. Olay ya da delilin yeniliği, olayın kesin hükümden sonra meydana gelmiş olmasıyla değil, kesinleşmiş olan hükmün verilmesi sırasında değerlendirilip değerlendirilmediği ile bağlantılıdır. Kesin hükümden önce meydana gelen ancak mahkemenin bilgisine sunulmayan ya da mahkeme tarafından değerlendirilmeyen deliller ve olaylar da yeni sayılmalıdır. Bu doğrultuda hükmü veren mahkemeye bildirilmediğinden yargılama yapılırken değerlendirilemeyen her türlü olgu ve delil de yeni sayılmaktadır. Daha önceden mahkemeye bildirilen ancak mahkeme tarafından değerlendirilerek inandırıcı bulunmadığı için dikkate alınmayan delil ve olgular yeni değildir. Buradaki yenilikten anlaşılması gereken taraf bakımından değil, mahkeme bakımından olay ya da delilin yeni olmasıdır. Mahkemece bilinmeyen, incelenmeyen, yargılama konusu yapılmayan ve bu nedenle değerlendirilmeyen deliller yeni delil veya olay kapsamındadır. Yenilik açısından önemli olan delil vasfına sahip olacak biçimde içerikteki yeniliktir. Bu nedenle hükümlünün bildiği veya bilmesi gereken bir olay veya delil, mahkemece bilinmiyorsa veya öğrenilmekle birlikte değerlendirilmemişse yargılanın yenilenmesi nedeni olabilecektir. Yeni olay ya da delilin yargılamanın yenilenmesi sebebi olması için aynı zamanda önemli de olması gerekmektedir. Diğer bir ifade ile yeni deliller ve olaylar ortaya konulduklarında tek başlarına ya da önceden sunulan delillerle birlikte değerlendirildiğinde sanığın beraatini veya daha hafif bir ceza uygulanmasını gerektirecek nitelikte olmalıdır. Yargılanmanın yenilenmesi talebinin kabule şayan olup olmadığı konusunda şekil şartının yerine getirilmesi yeterli olmayıp ikame olunan olay ve delillerin önceden ileri sürülmeyen ve tamamen yeni nitelik taşıyan yapıda olması ve tek başına veya diğer deliller ile birlikte incelendiğinde hükümlü lehine değerlendirmeye ve önceki hükmü değiştirmeye mahkemeyi yönlendirecek ciddiyette bulunması gerekmektedir. Bu özelliği taşımayan iddialarla, sırf şekli unsurların yeterliliğinden bahisle yargılamanın yenilenmesinde delil toplamaya ya da bu safha aşılarak duruşmalı incelemeye yönelmek kanun koyucunun amacıyla ve olağanüstü kanun yolu olan yargılamanın yenilenmesinin yapısıyla uyuşmamaktadır. Diğer bir ifade ile yargılamanın yenilenmesi talebinin kabul edilebilmesi için kesin hükümden dönülmesini gerektirecek, duruşma açılmasını haklı ve gerekli kılıcak ciddiyette yeni delil ve olayların ortaya konulması zorunludur. Buna göre, yargılama aşamasında yerel mahkemece temas edilen, bilgi sahibi olunan, incelenen ve hüküm verilirken göz önüne alınan, temyiz aşamasında da Özel Dairece incelenip değerlendirilen bir delile ilişkin olarak yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunmak mümkün olmadığı gibi bu tür nedenlere dayalı olarak yapılan taleplerin de kabul edilmemesi gerekmektedir. Bu nedenle, gerek ilk derece yargılamasında gerekse temyiz aşamasında ileri sürülen, yargılama makamlarının bilgi sahibi olduğu, suçun sübutu ve nitelendirmesi bakımından göz önüne alınan, bu şekilde aşamalarda değerlendirilen olay ve delillere dayalı olarak yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulması durumunda, CMK'nın 318. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca mahkemece yargılanmanın yenilenmesi talebinin kabule değer olmadığına karar verilmesi gerekmektedir... " denilmektedir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; suç tarihinde Edremit İlçe Emniyet Müdürlüğüne yapılan ihbar üzerine 6136 sayılı Ateşli Silahlar Bıçaklar ve Diğer Aletler Hakkında Kanun'a muhalefet suçundan yakalanan ve soruşturma sırasında kendisini ... ismiyle tanıtıp, kolluk görevlilerine şikâyetçi adına düzenlenen nüfus cüzdanını ibraz eden hükümlünün, daha sonra yapılan parmak izi incelemesi ve diğer araştırmalar neticesinde gerçek kimlik bilgilerinin tespit edildiği, bu süreçte resmi belgede sahtecilik suçuna konu nüfus cüzdanı aslının ele geçirilemediği ve aldatma niteliğinin bulunup bulunmadığı yönünde herhangi bir belirleme yapılamadığı, bununla birlikte bahse konu nüfus cüzdanının 02.04.2009 tarihli nüfus cüzdanı talep belgesine istinaden hükümlü tarafından Bağlar Nüfus Müdürlüğünden çıkartıldığı iddia ve kabul olunmak suretiyle mahkûmiyetine karar verilmiş ise de, nüfus cüzdanı talep belgesi üzerindeki fotoğrafın ve imzanın hükümlü veya şikâyetçiye ait olup olmadığı yönünde herhangi bir bilirkişi incelemesi yaptırılmadığı, hükümlünün de yargılama sırasında alınan beyanlarında olay esnasında kolluk görevlilerine ibraz ettiği nüfus cüzdanının fotokopi belge olduğuna yönelik savunması dışında bu yönde bir iddiada bulunmadığı anlaşılmakla; dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporları ve bu raporu doğrulayan şikâyetçi ...'ın suça konu belgenin kendisi tarafından nüfus müdürlüğünden çıkartıldığına yönelik dilekçeleri de dikkate alınmak suretiyle, hükümlü müdafinin 09.12.2023 tarihli yargılamanın yenilenmesi talebinde belirtilen hususların, yargılama aşamasında yerel mahkemece temas edilen, bilgi sahibi olunan, incelenen, hüküm verilirken göz önüne alınan olaylara ilişkin olmayıp, yeni bir delil niteliğinde bulunduğu, bu itibarla kesinleşen hükümden sonra ortaya çıkan bu durumun 5271 sayılı Kanun'un 311/1-e. maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesi nedeni olabileceği nazara alınarak, yargılamanın yenilenmesi talebinin kabule şayan olduğuna karar verildikten sonra yapılacak yargılama neticesinde hükümlünün hukukî durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gerekçesiyle yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair karara yönelik itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür, III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Burhaniye 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.12.2023 tarihli ve 2023/1718 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.10.2024 tarihinde karar verildi.