İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2024/4942 Karar: 2025/15961 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2024/4942 K.2025/15961

11. Ceza Dairesi 2024/4942 E. , 2025/15961 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2021/1356 E., 2024/1055 K. SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Esastan Ret Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edil

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2024/4942 E. , 2025/15961 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2021/1356 E., 2024/1055 K. SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Esastan Ret Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edil

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2024/4942 E. , 2025/15961 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2021/1356 E., 2024/1055 K. SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Esastan Ret Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.11.2020 tarihli 2019/214 Esas ve 2020/356 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 155/2, 43/1, 62/1, 53, maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ve 37.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz talebi mahkumiyet kararının kaldırılmasına ve cezanın alt sınırdan tayin edilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine , ancak: Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.06.2013 tarihli, 2012/15-1351 Esas ve 2013/328 Karar sayılı kararında da vurgulandığı üzere, kanun koyucu, cezanın kişiselleştirilmesinin sağlanması bakımından hâkime somut olayın özellikleri ve işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı bir şekilde gerekçesini de göstererek alt ve üst sınır arasında temel cezayı belirleme yetki ve görevini yüklemiştir. Ancak, hâkimin temel cezayı belirlerken dayandığı gerekçe, bu düzenlemelere uygun olarak; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik ile dosya içeriğine yansıyan bilgi ve belgelerin isabetli biçimde değerlendirildiğini gösterir biçimde yasal ve yeterli olmalıdır. Somut olayda mahkemece dayanılan, zararın ve failin kastının ağırlığı gerekçelerine göre, temel hürriyeti bağlayıcı cezanın alt sınırın üzerinde tayin edilmesinde bir isabetsizlik yok ise de, 5237 sayılı Kanun 3 ve 61 inci maddelerinde sayılan cezanın bireyselleştirilmesindeki ölçütler esas alınarak takdirin kullanılmasıyla alt ve üst sınırlar arasında bir belirleme yapılması gerekirken, hak ve nesafet kuralları ile orantılılık ilkesine aykırı olarak asgari hadden fazla uzaklaşarak hapis cezası tayini hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesinin ilgili kararına yönelik sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1, 2-a. maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.12.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla