Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2024/4949 E. , 2024/12521 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/487 E., 2021/822 K. SUÇ : Dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2024/4949 E. , 2024/12521 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/487 E., 2021/822 K. SUÇ : Dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Konya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.12.2021 tarihli ve 2021/487 Esas, 2021/822 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca neticeten 4 yıl hapis ve 80.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ilişkin hükümlerin, istinaf edilmeksizin 19.01.2022 tarihi itibarıyla kesinleştirildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 03.07.2024 tarihli ve 2024/6122 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.09.2024 tarihli ve KYB-2024/78807 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.09.2024 tarihli ve KYB-2024/78807 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Konya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/12/2021 tarihli kararının kesinleşmesini müteakip, Mahkemesince sanıklar haklarında uzlaştırma işlemleri yapılarak, sanık ... hakkındaki kamu davasının uzlaştırma nedeniyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 254/2. Maddesi uyarınca düşürülmesine, sanık ... hakkındaki hükmün infazının kaldığı yerden devamına dair anılan Mahkemenin 09/06/2022 tarihli ek kararının, hükmün esasına yönelik olması sebebiyle hukuki değerden yoksun olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede; 5237 sayılı Kanun’un "Dolandırıcılık" başlıklı 157. maddesinin "(1) Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası verilir." şeklinde ve "Nitelikli dolandırıcılık" başlıklı 158. maddesinin konuyla ilgili 3. fıkrasının ise; " (3) Bu madde ile 157 nci maddede yer alan suçların, üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında; suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde verilecek ceza bir kat artırılır." şeklinde düzenlendiği, 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'u ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 24. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253/1. maddesinin a ve b bentlerinde hangi suçlar yönünden uzlaştırma işlemlerinin yapılacağı ilgili kanun maddesi parantez içinde madde metnine eklenmek suretiyle belirtildiği, ayrıca bazı suçlar yönünden basit halinin yanında nitelikli halinin de ayrıca düzenlemede yer aldığı, Dosya kapsamına göre, sanıkların, hakkında beraat kararına hükmedilen diğer sanık ... ile birlikte 5237 sayılı Kanun'un 158/3. maddesi uyarınca cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açıldığı ancak sanıklar haklarında anılan maddenin uygulanmayarak sanıklar Ömer ve Hasan Hüseyin'in anılan Kanun'un 157. maddesi gereğince mahkumiyetlerine karar verilmiş ise de, anılan suçun uzlaştırmaya tabi olduğu ve haklarında uzlaştırma işlemleri yapılmaksızın yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5237 sayılı Kanun’un 157. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunun, suç tarihinden önce 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesine göre uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmıştır. 2. 5271 sayılı Kanun’un 253. maddesinin dördüncü fıkrasında, "Soruşturma konusu suçun uzlaşmaya tâbi olması ve kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunması hâlinde, dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir. Büro tarafından görevlendirilen uzlaştırmacı, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur. Şüphelinin, mağdurun veya suçtan zarar görenin reşit olmaması halinde, uzlaşma teklifi kanunî temsilcilerine yapılır. Uzlaştırmacı, uzlaşma teklifini açıklamalı tebligat veya istinabe yoluyla da yapabilir. Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar gören, kendisine uzlaşma teklifinde bulunulduktan itibaren üç gün içinde kararını bildirmediği takdirde, teklifi reddetmiş sayılır.", aynı maddenin on dokuzuncu fıkrasında; "uzlaşma sonucunda şüphelinin edimini def’aten yerine getirmesi halinde, hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir..." ve aynı Kanun'un 254. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında ise; "Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin 253 üncü maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir. Uzlaşma gerçekleştiği takdirde, mahkeme, uzlaşma sonucunda sanığın edimini def’aten yerine getirmesi halinde, davanın düşmesine karar verir. Edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arzetmesi halinde; sanık hakkında, 231 inci maddedeki şartlar aranmaksızın, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilir. Geri bırakma süresince zamanaşımı işlemez. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildikten sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde, mahkeme tarafından, 231 inci maddenin onbirinci fıkrasındaki şartlar aranmaksızın, hüküm açıklanır." hükümleri yer almaktadır. 3. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde, sanıkların üzerine atılı dolandırıcılık suçunun suç tarihinden önce uzlaşma kapsamına alınmış olması nedeniyle, uyarlama yargılamasını gerektiren herhangi bir durum bulunmadığı halde, Mahkemece talep üzerine dosyanın yeniden ele alınarak hükmün esasına yönelik olarak verilen 09.06.2022 tarihli ve 2021/487 Esas, 2021/822 Karar sayılı ek kararın hukuki değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; sanıkların üzerilerine atılı eylemlerin, 5271 sayılı Kanun'un 253/1-b. maddesinin sekiz numaralı alt bendi uyarınca uzlaşmaya tabi bir suç olarak düzenlenen 5237 sayılı Kanun'un 157/1. maddesi kapsamında kalan dolandırıcılık suçuna vücut vereceği, Konya Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.02.2021 tarihli ve 2020/34473 Soruşturma, 2021/2617 Esas sayılı iddianamesinde de sevk maddesi olarak yer verilen, aynı Kanun'un 158/3. maddesinde yer alan düzenlemenin suçun nitelikli hali olmayıp artırım sebebi olduğu ve bu artırım maddesinin uygulanmasının, atılı suçu uzlaşma kapsamından çıkarmayacağı, bununla birlikte soruşturma aşamasında atılı suç yönünden uzlaştırma işlemlerinin uygulanmaması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun'un 254. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarına göre Mahkemece uzlaştırma işlemlerinin yapılması amacıyla dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesinden sonra sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi gerekirken, yargılamaya devamla 5237 sayılı Kanun'un 157/1. maddesi uyarınca mahkûmiyetlerine hükmedilmesi Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Konya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.12.2021 tarihli ve 2021/487 Esas, 2021/822 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. Sanık ... Açöldüm (Atılgan) hakkındaki İNFAZIN DURDURULMASINA, başka suçtan tutuklu ya da hükümlü değilse derhal TAHLİYESİNE, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-b. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.10.2024 tarihinde karar verildi.