Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2024/514 E. , 2025/917 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/395 E., 2019/152 K. SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık KARAR : Yargılamanın yenilenmesi talebinin reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN :
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2024/514 E. , 2025/917 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/395 E., 2019/152 K. SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık KARAR : Yargılamanın yenilenmesi talebinin reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Hükümlü müdafiinin yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair Eskişehir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.05.2022 tarihli ve 2018/395 Esas, 2019/152 Karar sayılı ek kararına yönelik, Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 29.12.2023 tarihli ve 2022/23281 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.01.2024 tarihli ve KYB-2024/1579 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.01.2024 tarihli ve KYB-2024/1579 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158/1-f, 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 3 yıl 4 ay hapis ve 2.660,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına dair Eskişehir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 28/03/2019 tarihli ve 2018/395 esas, 2019/152 sayılı kararının istinaf edilmeden kesinleşmesini müteakip, hükümlü müdafii tarafından yapılan yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ilişkin Eskişehir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 11/05/2022 tarihli ve 2018/395 esas, 2019/152 sayılı ek kararını kapsayan dosya incelendi. Dosya kapsamına göre, müştekinin sahibinden.com internet sitesinde görmüş olduğu telefon üzerine inceleme dışı sanık ... ile bağlantı kurduğu ve ...'ın hesabına 1.600,00 Türk lirası parayı yolladığı, bu para ile birlikte 2.490,00 Türk lirası paranın sanık ...'ın hesabına havale yapıldığı, bu suretle müştekinin dolandırıldığı iddiasıyla açılan kamu davası üzerine yapılan yargılama neticesinde Mahkemesince, "...sanık ...'ün hesabının başkaları tarafından kullanıldığından şüphelendiği ve buna ilişkin olarak kendisinin müşteki sıfatıyla ifade verdiğine ilişkin beyanına karşılık yapılan incelemede, Antalya İl Emniyet Müdürlüğü'nün cevabi yazısında Sanık ...'ün şüpheli olarak alınan beyanı dışında müşteki sıfatıyla beyanının alınmadığının tespit edildiği..." gerekçesiyle sanık ...'ün suçtan kurtulmaya yönelik savunmasına itibar edilmeyerek mahkumiyetine karar verilmiş ise de, Sanık ...'ın başka bir müştekiye karşı işlediği iddia edilen dolandırıcılık eylemi nedeniyle Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/317 esas sayılı dosyasına kayden yapılan yargılamada, sanığın, "...Garanti Bankası tarafından arandığında hesabının kullanıldığını anladığını ve bunu yapan şahıslar hakkında şikayetçi olduğunu..." beyan ettiği ve Antalya İl Emniyet Müdürlüğünün 25/12/2020 tarihli cevabi yazısına ekli müşteki ifade tutanağına göre, 29/12/2016 tarihinde sanık ...'ın müşteki sıfatıyla ifadesinin alındığının bildirilmesi üzerine sanığın inkara dayalı savunmasının tutarlı olduğu kabul edilerek Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 24/05/2022 tarihli ve 2021/317 esas, 2022/181 sayılı kararı ile adı geçen sanığın beraatine karar verildiği anlaşılmakla, Somut olayda, Eskişehir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/395 esas sayılı dosyasına kayden yapılan yargılamada, sanığın inkara dayalı savunmasının inandırıcı bulunmamasının gerekçesinin, Antalya İl Emniyet Müdürlüğü'nün, sanık ...'ün şüpheli olarak alınan beyanı dışında müşteki sıfatıyla beyanının alınmadığına dair cevabi yazısına dayandırıldığı, buna karşın karar tarihinden (28/03/2019) sonra Antalya İl Emniyet Müdürlüğünün 25/12/2020 tarihli cevabi yazısına ekli müşteki ifade tutanağına göre, 29/12/2016 tarihinde sanık ...'ın müşteki sıfatıyla ifadesinin alındığının bildirildiği anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 311/1-e maddesinde yer alan “Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkûm edilmesini gerektirecek nitelikte olursa” şeklindeki düzenleme uyarınca, kesinleşen hükümden sonra ortaya çıkan ve yukarıda bahsedildiği gibi yargılamanın yenilenmesi talebinde belirtilen iddiaların diğer deliller ile birlikte değerlendirildiğinde, 5271 sayılı Kanunu’nun 311/1-e maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesi sebebi olabileceği nazara alınarak, yargılamanın yenilenmesi talebinin kabule şayan olduğuna karar verildikten sonra sanığın hukukî durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE İnceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebileceği, Eskişehir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.05.2022 tarihli ve 2018/395 Esas, 2019/152 Karar sayılı ek kararına yönelik hükümlü müdafii tarafından itirazda bulunulduğu ve merci Eskişehir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.06.2022 tarihli ve 2022/1149 Değişik iş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildiğinin belirlenmesi karşısında; kesin nitelikteki merci kararı yerine Mahkemece verilen ek kararın kanun yararına bozma konusu yapılamayacağı anlaşılmakla, kanun yararına bozma isteminin reddine; merci kararına yönelik kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin gereğinin Adalet Bakanlığınca takdir ve ifasına karar vermek gerekmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, 2. Eskişehir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.06.2022 tarihli ve 2022/1149 Değişik iş sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin gereğinin Adalet Bakanlığınca takdir ve ifasına, Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.01.2025 tarihinde karar verildi.