Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2024/5198 E. , 2024/12527 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2453 E., 2024/1968 K. İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayıl
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2024/5198 E. , 2024/12527 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2453 E., 2024/1968 K. İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Antalya 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.03.2024 tarihli ve 2024/170 Esas, 2024/203 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) ve (son) bentleri, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 8'er yıl hapis ve 6.948.920,00'şer TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 06.06.2024 tarihli ve 2024/2453 Esas, 2024/1968 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafiilerinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Sanık ... müdafiinin temyiz istemi; sanığın atılı suçla bir ilgisinin olmadığına, aleyhine delil bulunmadığına, katılan beyanlarının çelişkili olduğuna, eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulduğuna ve re'sen gözetilecek sebeplerle kararın bozulmasına, 2.Sanık ... müdafiinin temyiz istemi; sanığın atılı suçla bir ilgisinin olmadığına, atılı suçu işlediğine dair somut delil bulunmadığına, katılanın çelişkili beyanlarda bulunduğuna, eksik ve yetersiz inceleme ile mahkumiyet hükmü verildiğine, re'sen gözetilecek gerekçelerle kararın bozulmasına, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Suç tarihinde, fikir ve eylem birliği içerisinde hareket eden sanıkların katılan Yazgül Charyyev'i arayarak kendilerini baş komiser olarak tanıtarak güven sağladıkları, katılanların beyanlarında ayrıntılı olarak belirtildiği şekilde söylemlerde bulunarak, hileli hareketlerle katılanları kandırıp iradelerini fesada uğrattıkları, 20.000,00 USD değerindeki ziynet eşyası ile 100.000,00 USD parayı ikametgahlarına gelen polis memuruna teslim etmelerini söyledikleri, sanık ...'in katılanların evine giderek toplam 120.000,00 USD değerindeki altın ve paraları aldığı, bu arada diğer sanık ...'in taksiyle gelerek sanık ...'i alarak uzaklaştıkları, bu surette sanıkların nitelikli dolandırıcılık suçunu işledikleri iddia ve kabul edilmiştir. 2. Katılan ..., iddianame anlatımını destekler şekilde anlatımda bulunduğu, huzurda bulunan sanık ...'i kesin ve net bir şekilde teşhis ettiği, zararlarının halen karşılanmadığını, bu nedenle sanıklardan şikayetçi olduğunu beyan etmiş, taksi şoförü olan tanık M.Y. beyanında, sanık ...'in taksi çağırma butonuna bastığını, butonun olduğu yere aracıyla yöneldiğini, sanık ...'in taksiye bindiğini, sanığın navigasyonu açarak diğer sanığın verdiği konuma gitmesini söylediğini, adrese gittiklerini ve orada sanık ...'in taksiye bindiğini, sanığın sırtında çanta, yüzünde de maske bulunduğunu, sanıkları kesin ve net olarak teşhis ettiğini beyan etmiştir. 3. Sanıklar aşamalarda alınan savunmalarında, üzerlerine atılı suçlamayı kabul etmediklerini beyan etmişlerdir. 4. Olay ile ilgili olarak çevre güvenlik kameraları ve KGYS kameralarının yapılan incelemesinde, katılanın eşkalini vermiş olduğu şahsın katılanın ikametinin bulunduğu siteye yaya olarak giriş yaptığı, şahsın siteden laptop çantasına benzer bir çanta ile çıkış yaptığı, çıktıktan sonra sürekli telefonla konuşarak yolda ilerlediği ve bir süre sonra içerisinde diğer sanığın bulunduğu ticari taksiye bindiğinin tespit edildiği anlaşılmıştır. 5. Mahkemece; katılanların beyanları ve teşhisi, sanıkların savunmaları, tanık beyanı, güvenlik kamera görüntüleri ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek, sanıklar hakkında, kendilerini kamu görevlisi olarak tanıtarak hileli hareketlerde bulunmak suretiyle, katılanlardan menfaat temin etmeleri eylemi nedeniyle maddi ve manevi unsurları itibariyle oluşan nitelikli dolandırıcılık suçundan cezalandırılmalarına ilişkin mahkumiyet hükümleri kurulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü 1. Olayda suçta kullanılan cep telefonlarına ilişkin HTS kayıtları ile sinyal aldıkları baz istasyonları tespit edilerek, TCK'nın 158 inci maddenin üçüncü fıkrasının uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı tartışılıp değerlendirilmeden yazılı şekilde karar verilmiş olması, aleyhe istinaf talebi bulunmadığından ve haksız menfaat miktarının 120.000 Amerikan Doları olduğu olayda; dolar kurunun suç tarihi itibariyle merkez bankası efektik alışının 28.8566 TL olduğu gözetildiğinde gerekçede bu hususa yönelik bir anlatım bulunmasa da, sonuç uygulama doğru olduğundan, eleştiri konusu yapılmıştır. 2. Sanıkların üzerlerine atılı suçu işlediklerini kabul eden yerel mahkemenin kararında, eleştirilen hususlar dışında, usul ve yasaya herhangi bir aykırılık bulunmadığı, duruşmaların kanuna uygun biçimde yürütüldüğü, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde ileri sürülen iddia ve savunmalar ile ikame edilen delillerin denetimi sağlayacak biçimde ve eksiksiz olarak sergilenerek tespit edildiği, yargılama sonucunda dosyaya yansıyan tüm bilgi ve kanıtların gerekçeli kararda yöntemince tartışılarak ulaşılan vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı ve bu suretle kabul edilen eylemin kanunda öngörülen suç tipine uygun olarak nitelendirildiği ve cezaların kanunda düzenlenen kurallara uygun şekilde belirlenerek bireyselleştirildiği, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik bulunmadığı kanaatine ulaşılmış ve ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamış bulunmakla, 5271 sayılı CMK'nun 280 inci maddenin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca, ayrı ayrı istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 1."Olay ve Olgular" bölümünde ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, sanıkların savunmaları, katılanlar ile tanık beyanı, teşhis işlemi, kamera kayıtları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, suçun sübutuna yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş, sanıklar müdafiilerinin temyiz sebepleri reddedilmiştir. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9 Ceza Dairesinin, 06.06.2024 tarihli ve 2024/2453 Esas, 2024/1968 Karar sayılı kararlarında sanıklar müdafiileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Antalya 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.10.2024 tarihinde karar verildi.