Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2024/5273 E. , 2025/1970 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/3059 Değişik İş ŞİKÂYETÇİ : ... ŞÜPHELİ : Meçhul SUÇ : Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık İNC
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2024/5273 E. , 2025/1970 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/3059 Değişik İş ŞİKÂYETÇİ : ... ŞÜPHELİ : Meçhul SUÇ : Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.07.2023 tarihli ve 2022/22538 Soruşturma, 2023/9575 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Çorlu 2. Sulh Ceza Hakimliğinin, 27.10.2023 tarihli ve 2023/3059 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 27.10.2023'te kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 17.09.2024 tarihli ve 2024/2740 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.09.2024 tarihli ve KYB-2024/96268 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.09.2024 tarihli ve KYB-2024/96268 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre; müşteki tarafından yapılan şikayette özetle; sosyal hesabını kullanırken Denizbank bünyesinde gerçekleştirilecek olduğu belirtilen araç çekilişi linkine tıklayarak çekilişe katıldığı, araç çekilişi sonucunda bir kaç saniye içerisinde 53.400 TL krediniz onaylanmıştır şeklinde mesaj geldiği, dolandırıcılık olabileceğini düşünerek Denizbank'ın 0850 222 0800 numaralı genel müdürlüğüne ait olduğunu belirttiği telefon numarasını arayarak kredi kullanma talebi olmadığını bildirdiği, bahsedilen konuşma sonrasında şifrelerinin değiştirildiğini ve ek hesabından 5.000 Türk lirası nakit çekildiğini iddia ettiği somut olayda, Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığınca, araç çekilişine katılması sonucunda 10 sn sonra 53.400 Türk lirası kredisinin onaylandığına dair mesajın basit yalan niteliğinde olması nedeniyle yüklenen suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; Meçhul şüphelinin hileli söz ve davranışlarla müştekiyi aldatıp haksız yarar sağladığının iddia edilmesi sonucunda başlatılan soruşturma işlemlerinde, Denizbank tarafından ilgili soruşturma dosyasına gönderilen 22/11/2021 tarihli yazıda müştekinin hesabından çekilmiş olan 5.000 Türk lirası nakitin 07/11/2021 tarihinde Türkiye Garanti Bankası A.Ş'ye ait ATM cihazı üzerinden çekildiğini bildirmeleri karşısında, para çekiminin yapıldığı bildirilen Türkiye Garanti Bankasının hangi ATM cihazından işlemin gerçekleştirildiğinin araştırılarak, işleme ait kamera kayıtlarının getirtilerek incelenmesinin ardından, sonucuna göre ilgili şüpheli ya da şüphelilerin hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçinin internette gördüğü Denizbank otomobil çekilişi linkine tıklayarak kişisel bilgilerini girmesi üzerine telefonuna 53.400 TL'lik kredi talebinin onaylandığına dair mesaj geldiğinin, kredi talebinde bulunmayan şikâyetçinin bankanın müşteri hizmetlerini aradığının, görüşme devam ederken mobil bankacılık sistemine giriş yapamadığını ve bir süre sonra da şifresinin değiştiğini fark ettiğinin, bu sırada şikâyetçinin hesabından bilgi ve rızası dışında 5.069,00 TL nakit çekim işlemi yapıldığının iddia olunması üzerine yürütülen soruşturma kapsamında; ... Bankası A.Ş. nin 31.12.2021 tarihli cevabi yazısı ekinde paranın çekim anına ait güvenlik kamerası görüntülerinin gönderildiğinin belirlenmesi karşısında, görüntülerde yer alan meçhul şüphelinin açık kimlik bilgilerinin tespitine çalışılması, temin edilmesi halinde şikâyetçinin suç tarihinde kullandığı cep telefonu üzerinde inceleme yapılarak casus yazılım...vb herhangi bir program yüklenip yüklenmediğinin ortaya konulması, şikâyetçinin mobil bankacılık hesabına giriş yapan IP bilgilerinin ilgili bankadan da sorulmak suretiyle temini ile suç fail/failleri belirlendikte sonra, suç vasfına yönelik bir değerlendirme de yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, "..dolandırıcılık suçlarıyla ilgili olarak Yargıtay 11. Ceza Dairesinin verdiği birçok kararında dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için fiilin hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlaması gerektiğini, hilenin nitelikli bir yalan olması gerektiğini, yalanın ise belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olması ve sergileniş açısından mağdurun denetleme olanağını ortadan kaldırması gerektiğini belirterek basit bir yalanın hileli hareket olarak kabul edilemeyeceğine hükmedildiği, her ne kadar dolandırıcılığa teşebbüs suçu yönünden soruşturmaya başlanılmış ise de somut olayda müştekiyi yanıltacak ve müştekinin denetleme olanağını ortadan kaldıracak mahiyette bir davranışın bulunulduğuna ilişkin herhangi bir iddia yahut delil bulunmadığı, müştekinin olay nedeniyle herhangi bir zararının da bulunmadığı, bu suretle dolandırıcılık suçunun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Çorlu 2. Sulh Ceza Hakimliğinin, 27.10.2023 tarihli ve 2023/3059 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.02.2025 tarihinde karar verildi.