Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2024/5357 E. , 2025/4391 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SUÇ : Güveni kötüye kullanma İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2024/5357 E. , 2025/4391 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SUÇ : Güveni kötüye kullanma İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.09.2023 tarihli ve 2023/72795 Soruşturma, 2023/44654 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Bakırköy 1. Sulh Ceza Hakimliğinin, 09.11.2023 tarihli ve 2023/7112 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 09.11.2023'te kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 17.09.2024 tarihli ve 2024/2266 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.09.2024 tarihli ve KYB-2024/97728 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.09.2024 tarihli ve KYB-2024/97728 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, müştekiler vekilinin, müşteki...'ın ... (taksi) plakalı aracın sahibi, diğer müşteki...'ın ise ... Ticaret isimli işyerinde taksi plakasını sahiplerinden kiralayarak tekrar kiraya verme işiyle uğraştığını, müşteki...'ın aracı şüpheli ...'e kiraladığını, ancak şüphelinin kira bedelini ödememesi üzerine aracı iade edilmesini istediklerinde aracı inceleme dışı şüpheli ...'e sattığını öğrendiklerini, şüpheli ...'in kiraladığı araçtaki zilyetliği devralma amacına aykırı hareket ettiğinden bahisle şikayetçi olması üzerine başlatılan soruşturmada, şüphelinin aynı eylemle ilgili Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığının 2023/5254 sayılı dosyasında dolandırıcılık suçundan soruşturma yapıldığından bahisle ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, şüpheli hakkında yapılan soruşturma sonucunda, Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığının 13/06/2023 tarihli ve 2023/1398 sayılı iddianamesiyle müşteki ...'e yönelik dolandırıcılık suçundan dava açıldığı, şüphelinin müştekiler... ve...'a yönelik eylemleri hakkında soruşturma yapılmadığı anlaşılmakla, tarafların ifadeleri, şüphelinin ikrarı ve tüm dosya kapsamına göre, müşteki... tarafından kendisine kiralanan aracı ... şahsa satan şüpheli ...'in şikâyet konusu güveni kötüye kullanma suçunu işlediği hususunda mevcut delillerin kamu davasının açılmasını gerektirir nitelikte olduğu anlaşıldığından, dosyanın uzlaştırma işlemleri yapılmak üzere Uzlaştırma Bürosuna gönderilerek, sonucuna göre şüphelinin hukuki durumlarının takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. 5237 sayılı Kanun’un 155/1. maddesinde, "Başkasına ait olup da, muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyedliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde, kendisinin veya başkasının yararına olarak, zilyedliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunan veya bu devir olgusunu inkar eden kişi, şikayet üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır." şeklinde düzenlenen güveni kötüye kullanma suçunun, 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesine göre uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmıştır. 5271 sayılı Kanun'un 253/4. maddesinde; "Soruşturma konusu suçun uzlaşmaya tâbi olması ve kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunması hâlinde, dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir. Büro tarafından görevlendirilen uzlaştırmacı, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur. Şüphelinin, mağdurun veya suçtan zarar görenin reşit olmaması halinde, uzlaşma teklifi kanunî temsilcilerine yapılır. Uzlaştırmacı, uzlaşma teklifini açıklamalı tebligat veya istinabe yoluyla da yapabilir. Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar gören, kendisine uzlaşma teklifinde bulunulduktan itibaren üç gün içinde kararını bildirmediği takdirde, teklifi reddetmiş sayılır." denilmektedir. 7. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçilerden...'ın kendisine ait ticarî taksi plakasını diğer şikâyetçi...'a kiraladığının, ...'ın ücretini kendisinin ödediği ancak plaka sahibi olan şikâyetçi... adına kayıtlı olan ticari taksiyi, alt kiracı olarak şüpheli ...'e verdiğinin, şüphelinin bir süre sonra kira bedelini ödemediği aracı talep dışı şüpheliler ... ve ...'e haricen sattığının, aracın şikâyetçilere iade edilmediğinin iddia olunması, şüphelinin savunmasında aracı şikâyetçilerin bilgisi dışında ...'e devrettiğini kabul etmesi, Beykoz 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/289 Esas sırasında devam eden yargılamaya konu olayın şüpheli ...'in, aracın devri hususunda talep dışı şüpheli ...'e yönelik eylemlerine ilişkin olarak dolandırıcılık suçundan açılan kamu davasına ilişkin olması karşısında her iki dosya arasında mükerrerlik bulunmadığı anlaşılmakla; şikâyet dilekçesi, şüphelilerin ifadeleri ve Beykoz 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/289 Esas sayılı dosyası birlikte değerlendirildiğinde, şüpheli hakkında 5237 sayılı Kanun'un 155/1 maddesi uyarınca güveni kötüye kullanma suçundan kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunduğu gözetilerek dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken; şüpheli yönünden mükerrer soruşturma yapıldığı şeklindeki hatalı gerekçe ile verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, itirazın belirtilen yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Bakırköy 1. Sulh Ceza Hakimliğinin, 09.11.2023 tarihli ve 2023/7112 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.04.2025 tarihinde karar verildi.