Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2024/537 E. , 2025/1253 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2022/2454 Değişik iş SUÇ : Tacir veya şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA Y
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2024/537 E. , 2025/1253 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2022/2454 Değişik iş SUÇ : Tacir veya şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 01.04.2022 tarihli ve 2021/102361 Soruşturma sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin merci Bakırköy 6. Sulh Ceza Hakimliğinin 24.05.2022 tarihli ve 2022/2454 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 24.05.2022’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 19.12.2023 tarihli ve 2023/30296 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.01.2024 tarihli ve KYB-2023/136893 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.01.2024 tarihli ve KYB-2023/136893 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Müşteki vekilince, şüpheli hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma, haksız rekabet, kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak, sahtecilik ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na muhalefet suçlarından da şikâyetçi olunmasına karşın Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca bu suçlar ile ilgili bir karar verilmemiş ise de, bahse konu hususun dava zamanaşımı süresi içerisinde mahallinde giderilebilecek eksiklik olduğu gözetilerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet Savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, her ne kadar Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca; aynı yer Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından adı geçen şüpheli hakkında 19/01/2022 tarihli ve 2021/76526 soruşturma, 2022/2616 esas, 2022/415 sayılı iddianame ile kamu davası açıldığı, anılan iddianamenin iddia, içerik, kapsam, suç tarihi, olay ve taraflarının soruşturma dosyası ile aynı olduğu, mükerrer yargılama yasağı bulunduğu gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de; aynı Başsavcılığın 2021/76526 soruşturma sayılı dosyasında, müştekinin ..., şüphelilerin ise ... ve ... olduğu, anılan soruşturma dosyasının adı geçen şüphelilerin birlikte hareket etmek suretiyle müşteki şirketi dolandırdıkları iddiasına dayalı olduğu, buna karşılık inceleme konusu dosyada ise müştekilerin ... Tekstil Sanayi ve Dış Ticaret Anonim Şirketi ve şirket yetkilisi ... olduğu, şüphelilerin ise ... yetkilisi ... ve diğerleri oldukları, anılan soruşturma dosyasının şüphelilerin birlikte hareket ederek müşteki şirketi dolandırdıkları ve şikayet dilekçesinde belirtilen diğer suçları işledikleri iddiasına dayalı olduğu, bu kapsamda ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara konu nitelikli dolandırıcılık suçunun taraflarının ve konusunun farklı olduğu cihetle, mükerrer soruşturmadan bahsedilmesinin mümkün olmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.“ Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; inceleme dışı şüphelilerden ...'ın, şikayetçi ...'ın yetkilisi olduğu ... Tekstil San.ve Dış Ticaret A.Ş.de sigortalı olarak çalıştığının, ...'ın şikayetçinin kardeşi olup aynı zamanda ... Tekstil Medikal Makine San.ve Tic.Ltd.Şti.'nin de yetkilisi olduğunun, ... şirketi ile inceleme konusu şüpheli ...'nun yetkilisi olduğu ... Tekstil San.ve Dış Ticaret A.Ş. arasında ticari ilişki kurulduğunun, bu ticari ilişki ile ... Tekstil şirketinin ilgisinin bulunmadığının, bununla birlikte Maydenim şirketinin alacaklarına karşılık ... Tekstil yerine şikayetçi şirkete yönelik icra takibi ve haciz işlemleri başlattığının, ...'ın şikayetçi şirkette çalışması nedeniyle ... şirketi ile şikayetçi şirket arasında bağ varmış gibi davranıp, borcun da şikayetçi şirket tarafından ödeneceği şeklinde hareket ettiğinin, bu nedenle şikayetçi şirkete hacze gelindiğinin, ...'ın haciz işlemi sırasında kendi yetkilisi olduğu ... şirketinin belgelerini getirdiğinin, aralarında organik bir ilişki varmış gibi gösterdiğinin, şikayetçi şirketin haciz tehdidi altında bir kısım borçları ödediğinin, oysaki şirketlerin ve adreslerin farklı olduğunun iddia edilmesi üzerine başlatılan soruşturma kapsamında şüphelinin ifadesine başvurulduğu, şüpheli ...'nun alınan ifadesinde; Maydenim Tekstil'in sahibi olduğunu, ...'ın kendisine tıbbi maske yapma teklifinde bulunması üzerine şikayetçi ... ve ... ile 3.751.000 adet maskenin 3.146.000 Euro karşılığı imal edilerek teslimi hususunda anlaştıklarını, anlaşmanın şikayetçi ... tarafından da onaylandığını, kendilerinin maskeleri teslim ettiklerini ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, anlaşmaya göre maskelerin ... Tekstil'e teslimini müteakip bu şirket tarafından ihraç edileceğini, ancak işlemlerin ... şirketi ile yapılmış gibi göstermeye çalışıldığını, ... şirketinin bu büyüklükteki bir işe girmesinin mümkün olmadığını, iddiaya konu olaya ilişkin asıl kendisinin şikayette bulunduğunu ve ... ile ...'ın Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanmakta olduklarını beyan etmesi sonrası, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 01.04.2022 tarihli ve 2021/102361 Soruşturma sayılı kararı ile şüpheli ... hakkında, "... Başsavcılığımızın 2021/76526 sayılı soruşturma dosyası üzerinden yürütülen ve 19/01/2022 tarihinde iddianame tanzim olunarak nihayete erdirilen dosyanın iddia, içerik, kapsam, suç tarihi, olay ve taraflarının iş bu dosyamızla aynı olduğu..." şeklindeki gerekçeyle ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, UYAP üzerinden yapılan incelemede; Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 19.01.2022 tarihli ve 2022/2616 Esas sayılı iddianamesi ile "...şüpheli ...'ın dosyada ekran görüntüleri bulunan e-postalardan anlaşılacağı üzere müşteki şirketle görüşmeleri sürecinde @... uzantılı e-posta adresleri üzerinden görüştüğü, müşteki şirket ile ... arasında ticareti yapılan ürünlere ait sertifikalarda ... şirketinin isminin de bulunduğu, görüşmelerin ... şirketi adresinde gerçekleştirildiği, ... şirketine hacze gidildiğinde şüpheli ...'in "... hepsi ...'dır, borcu ödeyecek olan benim" demek suretiyle alacaklıları ... şirketine götürerek haciz işlemlerine orada devam ettirdiği, ... şirketi yetkilisi şüpheli ...'nın ... firması ile hiçbir bağlantıları bulunmadığı beyanları karşısında benzer şekilde ...'in borçlandığı şirketlere ödeme yaptığını kabul ettiği, bu anlamda almadığı hizmet neticesinde ilgisi olmayan firmalara ödeme yapmasının basiretli bir tacir için hayatın olağan akışına aykırı olacağı, müşteki MAYDENİM şirketinin anlaşma üzerine maskeleri şüpheli ...'e ... kaşesi ile teslim ettiği, faturaların şüpheli ...'in talebiyle ... firması adına kesildiği ancak müşteki şirketin görüşmeler sürecinde ... adına ve şüpheli ...'in ... yetkilisi olarak hareket etmesine duyduğu güven ile bu durumu kabul ettiği, ... şirketine verdiği hizmet karşılığında ... şirketinin borçlanması nedeniyle alacağını alamadığı, bu suretle kardeş olan şüphelilerin fikir ve eylem birliği içerisinde paravan şirket konumunda bulunan ... şirketini borçlandırarak müşteki şirketten haksız çıkar sağlamak amacıyla tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık suçunu işlediği..." denilmek suretiyle kamu davası açıldığı ve Bakırköy 24. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.03.2023 tarihli ve 2022/33 Esas, 2023/130 Karar sayılı ile "...sanık ...'in yetkilisi ve sahibi olduğu ... Tekstil Medikal Makine San. ve Tic. Ltd. Şti ile katılan şirket arasında maske üretimi konusunda yapılan anlaşma sonrası, katılan şirketçe maskelerin teslim edildiği, sanık ...'in yetkilisi olduğu şirketçe ödeme yapılmadığı iddiasıyla katılan şirketçe takip başlatıldığı, akabinde hukuk mahkemelerinde itirazın iptali davaları açıldığı, olayın gelişim ve seyri nazara alındığında katılan vekilince mail, sertifika, görüşmeler sırasında sanık ...'nın yetkilisi olduğu ... şirketinin varlıklarının kullanılması karşısında hileye uğratıldığından bahisle şikayetçi olunmuş ise de katılan şirketçe sözleşmenin tarafı olan şirketten farklı bir şirkete ait varlıkların kullanıldığı hususunda basiretli tacir olmanın gerektirdiği özenle araştırma yapılabileceği ve sözleşmenin tarafı olacak, güven duyulan şirketin seçilebileceği; sanıkların, katılanın inceleme olanağını ortadan kaldıracak ağırlıkta ve nitelikte hileli hareketinin bulunmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın maskelerin teslimi iddiasına dayalı taraflar arasındaki maske bedelinin ödenmesine ilişkin hukuki anlaşmazlıktan kaynaklandığı ve hukuki ihtilaf niteliğinde bulunduğunun tüm dosya kapsamından anlaşılması karşısında, somut olayda hile unsuru gerçekleşmediğinden sanıklara yüklenen nitelikli dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı..." gerekçesiyle beraat kararı verildiği ancak hükümlerin henüz kesinleşmediğinin belirlenmesi karşısında, dosya kapsamına göre şikayete konu olayın tacir veya şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı suçu yönünden aynı eyleme ilişkin olduğu ve bu aşamada yeniden soruşturma konusu yapılamayacağı anlaşılmakla; Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 01.04.2022 tarihli ve 2021/102361 Soruşturma sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin merci Bakırköy 6. Sulh Ceza Hakimliğinin 24.05.2022 tarihli ve 2022/2454 Değişik İş sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden, kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.02.2025 tarihinde karar verildi.