Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2024/5401 E. , 2025/5035 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/536 Değişik İş ŞİKÂYETÇİ : İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı SUÇLAR : Sahte fatura düzenleme, defter kayıt ve belgeleri gizleme SUÇ TARİHLERİ : 2019 takvim yılı, 22.09.2020 İNCELEME KONUSU KARAR : İddianamenin iade
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2024/5401 E. , 2025/5035 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/536 Değişik İş ŞİKÂYETÇİ : İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı SUÇLAR : Sahte fatura düzenleme, defter kayıt ve belgeleri gizleme SUÇ TARİHLERİ : 2019 takvim yılı, 22.09.2020 İNCELEME KONUSU KARAR : İddianamenin iadesi kararına yönelik itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 08.03.2024 tarihli ve 2023/297721 Soruşturma, 2024/20380 Esas sayılı iddianamenin iadesine ilişkin, İstanbul Anadolu 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.03.2024 tarihli ve 2024/392 İddianame değerlendirme sayılı kararına vaki itirazın reddine dair mercii İstanbul Anadolu 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.04.2024 tarihli ve 2024/536 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 29.04.2024’te kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 17.09.2024 tarihli ve 2024/18194 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.10.2024 tarihli ve KYB-2024/101893 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.10.2024 tarihli ve KYB-2024/101893 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "İstanbul Anadolu 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/03/2024 tarihli kararı ile sahte fatura düzenlediği belirtilen karşı şirketlerin vergi inceleme raporlarının temin edilerek bu şirketler hakkında açılan kamu davalarının tespiti, şüphelinin defter ve belgeleri, banka kayıtları ve ödeme belgeleri ile birlikte bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiğinden bahisle iddianamenin iadesine karar verilmiş ise de; Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 19/12/2022 tarihli ve 2022/1372 esas, 2022/20556 karar sayılı ilâmında, "...5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun’un 174/1. maddesinde iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesinde yer alan “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü uyarınca, Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukuki nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesinin gerekeceği, şüpheli hakkında kamu davasının açılması için yeterli şüphenin bulunduğu, iddianamenin iadesi kararında belirtilen gerekçelerin CMK’nin 174/1-b maddesi uyarınca suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mahiyette olmadığı anlaşılmakla; kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce bu nedenle yerinde görüldüğünden..." şeklinde, Yine anılan Dairenin 20/09/2021 tarihli ve 2021/12170 esas, 2021/6782 karar sayılı ilâmı ile de; "...Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 15.01.2019 tarihli ve 2018/3659 esas, 2019/1297 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, bilirkişi raporu alınmasının mahkemenin takdirinde olduğu, bu hususun iddianamenin iadesi sebebi yapılamayacağı, gerek görüldüğünde mahkemesince bilirkişi incelemesi yaptırılabileceği gibi, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/427 esas, 2018/517 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, vergi suçlarında fatura asıllarına ulaşarak duruşmada incelenmesi zorunluluğundan vazgeçilmiş olduğu, somut olayda iddianameye konu eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204. maddesinde düzenlenen sahtecilik suçunu değil, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/b maddesinde düzenlenen vergi suçunu teşkil ettiği, faturaların sahte olduğuna ilişkin dosyada mevcut vergi suçu raporu ve vergi tekniği raporu bulunduğu, mahkemenin bu hususta tekrar rapor alabileceği gibi iade gerekçelerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde sayılan iade sebepleri kapsamında da bulunmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden” bahisle ... kararının, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA," şeklinde belirtildiği üzere; Dosya kapsamına göre şüpheli hakkında, sahte belge düzenlemek suretiyle 213 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kamu davası açıldığı, soruşturma dosyası kapsamında İstanbul Vergi Kaçakçılığı-4 Denetim Daire Başkanlığınca düzenlenen 04/10/2021 tarihli vergi suçu raporunun, yine aynı tarihli vergi tekniği raporu ile 19/11/2021 tarihli olumlu mütalaa formunun bulunması karşısında, şüpheli hakkında kamu davası açılmasına yeterli delilin bulunduğu gibi, iade sebeplerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde sayılan iade nedenleri arasında da bulunmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun‘un 170. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; kamu davasını açma görevinin Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirileceği ve soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde Cumhuriyet savcısının iddianame düzenlemekle yükümlü olduğu; aynı maddenin üçüncü fıkrasında iddianamede nelerin gösterilmesinin gerektiği, dördüncü fıkrasında ise; iddianamede, yüklenen suçu oluşturan olayların, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanacağı ve yüklenen suçu oluşturan olaylar ve suçun delilleriyle ilgisi bulunmayan bilgilere yer verilmeyeceği belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “İddianamenin iadesi” başlıklı 174. maddesi; “(1) Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle; a) 170 inci maddeye aykırı olarak düzenlenen, b) (Değişik:17/10/2019-7188/20 md.) Suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen, c) (Değişik:17/10/2019-7188/20 md.) Önödemeye veya uzlaştırmaya ya da seri muhakeme usulüne tâbi olduğu soruşturma dosyasından açıkça anlaşılan işlerde önödeme veya uzlaştırma ya da seri muhakeme usulü uygulanmaksızın düzenlenen, d) (Ek:17/10/2019-7188/20 md.) Soruşturma veya kovuşturma yapılması izne veya talebe bağlı olan suçlarda izin alınmaksızın veya talep olmaksızın düzenlenen, İddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir. (2) Suçun hukukî nitelendirilmesi sebebiyle iddianame iade edilemez. (3) En geç birinci fıkrada belirtilen süre sonunda iade edilmeyen iddianame kabul edilmiş sayılır. (4) Cumhuriyet savcısı, iddianamenin iadesi üzerine, kararda gösterilen eksiklikleri tamamladıktan ve hatalı noktaları düzelttikten sonra, kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesini gerektiren bir durumun bulunmaması halinde, yeniden iddianame düzenleyerek dosyayı mahkemeye gönderir. İlk kararda belirtilmeyen sebeplere dayanılarak yeniden iddianamenin iadesi yoluna gidilemez. (5) İade kararına karşı Cumhuriyet savcısı itiraz edebilir." Şeklinde düzenlenmiştir. 3. Şüpheli hakkında, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 25.08.2023 tarihli ve 2021/237538 Soruşturma, 2023/46773 Esas sayılı iddianamenin, İstanbul Anadolu 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.09.2023 tarihli ve 2023/904 İddianame değerlendirme sayılı kararında yer alan, "...Şüphelinin üzerine atılı bulunan suç bakımından dosyada mevcut vergi mütalaasında sahte belge düzenleme fiiline ilişkin olarak suçun işlendiği yılın 2019 olarak belirtildiği ancak iddianamede sahte belge düzenleme fiili bakımından şüphelinin 2019 ve 2020 yıllarına ilişkin cezalandırılmasının talep edildiği, vergi suçu raporunda da sahte fatura düzenleme eylemine ilişki olarak 2019 yılına ilişkin şüphelinin cezalandırılmasını talep ettiği, bu haliyle iddianamenin dosyada mevcut vergi suçu raporu ve vergi mütalaası ile uyumlu bulunmadığı, söz konusu iddianame ile şüphelinin sahte fatura düzenlediği iddiasıyla kamu davası açıldığı; sahte olduğu iddia olunan faturaları kullanan şirket yetkilileri hakkında sahte fatura kullanmaktan açılan dava yahut devam eden soruşturma olup olmadığının araştırılmadığı, faturaların gerçek mal alım satımına dayanan faturalar olup olmadığının araştırılmadığı, karşıt inceleme raporunda ilgili şirketler hakkında dava açılıp açılmadığı araştırılıp, açıldığının tespiti halinde dava dosyaları getirtilip incelenerek bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dava dosyasına intikal ettirilmesi, dosyadaki faturaların gerçek alım-satım karşılığı olup olmadığının belirlenmesi yönünden; mal ve para akışını gösteren sevk ve taşıma irsaliyeleri, teslim tesellüm belgeleri, bedellerinin ödendiğine ilişkin ticari teamüle uygun kanıtlama yeteneği olan geçerli ödeme belgeleri ve satıcının kasasına ya da banka hesabına girip girmediğinin tespiti ile faturaları düzenleyen mükellefin yeterli üretimi, mal girişi ya da stoğu olup olmadığı da araştırılıp, karşılaştırmalı bilirkişi incelemesi yaptırılmadığı, şüphelinin sahte olarak düzenlediği iddiası bulunan faturaların süphelinin şirketine ait kapasitesi itibariyle mümkün olup olmadığına ilişkin bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılmadığı...." şeklindeki gerekçeyle iadesine karar verilmiş, bu karar itiraz edilmeksizin kesinleşmiştir. 4. İddianamenin iadesi kararı sonrası, herhangi bir soruşturma işlemi yapılmaksızın, şüpheli hakkında düzenlenen İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.03.2024 tarihli ve 2023/297721 Soruşturma, 2024/20380 Esas sayılı iddianamesinin, İstanbul Anadolu 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.03.2024 tarihli ve 2024/392 İddianame değerlendirme sayılı kararında yer alan, "...şüphelinin üzerine atılı bulunan suç bakımından Mahkememizin 2023/904 İddianame değerlendirme numaralı ve 12/09/2023 tarihli iade kararı ile söz konusu iddianame ile şüphelinin sahte fatura düzenlediği iddiasıyla kamu davası açıldığı; sahte olduğu iddia olunan faturaları kullanan şirket yetkilileri hakkında sahte fatura kullanmaktan açılan dava yahut devam eden soruşturma olup olmadığının araştırılmadığı, faturaların gerçek mal alım satımına dayanan faturalar olup olmadığının araştırılmadığı, karşıt inceleme raporunda ilgili şirketler hakkında dava açılıp açılmadığı araştırılıp, açıldığının tespiti halinde dava dosyaları getirtilip incelenerek bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dava dosyasına intikal ettirilmesi, dosyadaki faturaların gerçek alım-satım karşılığı olup olmadığının belirlenmesi yönünden; mal ve para akışını gösteren sevk ve taşıma irsaliyeleri, teslim tesellüm belgeleri, bedellerinin ödendiğine ilişkin ticari teamüle uygun kanıtlama yeteneği olan geçerli ödeme belgeleri ve satıcının kasasına ya da banka hesabına girip girmediğinin tespiti ile faturaları düzenleyen mükellefin yeterli üretimi, mal girişi ya da stoğu olup olmadığı da araştırılıp, karşılaştırmalı bilirkişi incelemesi yaptırılmadığı, şüphelinin sahte olarak düzenlediği iddiası bulunan faturaların süphelinin şirketine ait kapasitesi itibariyle mümkün olup olmadığına ilişkin bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılmadığı anlaşılmakla şüphelinin üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olması halinde iddianame tanzim edilmesi gerektiği, dosya kapsamında hiçbir soruşturma işlemi yapılmadığı bu haliyle suçun sübutuna etkili deliller toplanmadan iddianame tanzim edildiği anlaşılmıştır." şeklinde İADE GEREKÇELERİNE YER VERİLMESİNE RAĞMEN BU HUSUSTA İADE KARARINDA BELİRTİLEN HİÇ BİR ARAŞTIRMANIN YERİNE GETİRİLMEKSİZİN MEZKUR İDDİANAMENİN TANZİM EDİLEREK MAHKEMEMİZE YENİDEN TEVZİİ EDİLDİĞİ..." gerekçesiyle ikinci kez iadesine karar verilmiş ve bu karara yönelik itirazın da merci İstanbul Anadolu 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.04.2024 tarihli ve 2024/536 Değişik İş sayılı kararı ile reddedildiği anlaşılmıştır. 5. 5271 sayılı Kanun'un 174. maddesinin gerekçesinde de belirtildiği üzere; "...iddianamenin iadesini düzenleyen bu maddeye göre, davaya bakacak olan mahkeme kamu davasının açılması için delillerin yeterli şüpheyi ortaya koymasına karşın, iddianamede bazı fazla önemli olmayan noksanlık saptarsa, örneğin şüphelinin açık kimliğinin belirtilmemesi, uygulanması gereken kanun maddesinin gösterilmemesi, bütün delillerin mahkemeye verilmemiş olması ve benzeri gibi, iddianameyi tamamlaması için Cumhuriyet savcılığına geri verilmesine karar verecektir. Geri verilme nedenleri maddede dokuz ayrı bentte gösterilmiştir. Bunun üzerine Cumhuriyet savcısı eksikleri tamamlayarak aynı iddianameyi veya gerekiyorsa yeniden düzenleyeceği iddianameyi mahkemeye sunacaktır. Amaç, davanın bir duruşmada sonuçlanmasını sağlayacak alt yapıyı oluşturmaktır..." Bu kapsamda iddianamenin iadesi kararı üzerine, Cumhuriyet savcısının izleyebileceği iki yol bulunmaktadır; bunlardan ilki, iade kararında belirtilen eksiklikleri giderdikten, hatalı noktaları düzelttikten sonra yeniden iddianame düzenlemektir. Eksiklik ve yanlışlıklar giderildikten sonra artık mahkeme, yeni ve başka sebeplere dayanarak yeniden iddianamenin iadesine karar veremez. İkinci yol ise, iade kararına karşı itiraz kanun yoludur. İtiraz merciinin kararı kesin olduğundan, Cumhuriyet savcısını da mahkemeyi de bağlayıcı niteliktedir. İddianamenin iadesi kararı, kesinleşmiş olmak koşuluyla, Cumhuriyet savcılığını bağlayıcı, kesin nitelikte bir karar niteliğinde olup, gereklerinin yerine getirilmesi zorunludur. İddianamenin iadesinin en önemli sonucu; kamu davasının açılmasına, bir başka ifade ile kovuşturma evresine geçilmesine engel oluşudur. Cumhuriyet savcısı, iddianame iade edildikten sonra yapacağı soruşturmada, yeni deliller elde etmesi veya başka şüphelilerin varlığını belirlemesi halinde, başka suç ve şüphelilere yer vereceği gibi, yapacağı soruşturma sonucunda elde ettiği bilgiler ışığında kovuşturmaya yer olmadığına da karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 25.08.2023 tarihli ve 2021/237538 Soruşturma, 2023/46773 Esas sayılı iddianamenin, İstanbul Anadolu 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.03.2024 tarihli ve 2024/392 İddianame değerlendirme sayılı kararı ile suçun sübutuna doğrudan etki edecek deliller toplanmadan düzenlendiği gerekçesiyle iadesine ilişkin kararın itiraz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine; iade kararının bağlayıcı gerekleri yerine getirilmeden ve dosyaya yeni bir delil de ikame edilmeden, aynı eylem nedeniyle ikinci kez 5271 sayılı Kanun'un 170/3-a ve 174/1-a. maddeleri uyarınca şüphelinin açık kimlik bilgilerine de yer verilmeksizin düzenlenen iddianamenin, aynı sebeple iadesine ilişkin karar ile iş bu karara vaki itirazın reddine dair inceleme konusu mercii kararında hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. II. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dosyanın, gereği için mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.04.2025 tarihinde karar verildi.