İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2024/5475 Karar: 2025/151 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2024/5475 K.2025/151

11. Ceza Dairesi 2024/5475 E. , 2025/151 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI :2009/774 E., 2013/336 K. SUÇ :Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararının temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesin

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2024/5475 E. , 2025/151 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI :2009/774 E., 2013/336 K. SUÇ :Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararının temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesin

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2024/5475 E. , 2025/151 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI :2009/774 E., 2013/336 K. SUÇ :Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararının temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Sanığın yokluğunda verilen hükmün, sorgusunda bildirdiği adresine, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/1 maddesine göre tebliğ edilmesi, iade edilmesi halinde aynı Kanun'un 21/2 maddesine göre “MERNİS adres şerhi” düşülerek tebliğ işlemlerinin yeniden yapılması gerekirken, doğrudan Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi gereğince 17.12.2013 tarihinde yapılan tebligatın usulsüz olduğu belirlenmiş ise de; 7201 sayılı Kanun'un 32/1 maddesinde yer alan "Tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, hakkındaki mahkûmiyet hükmü kesinleştirilip infaza verilen sanığın, 20.10.2014 tarihli infazın durdurulması istemine dair dilekçe vermesi karşısında mahkûmiyet kararını en geç bu tarihte öğrendiği ve hükmün, sanık tarafından 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 310. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra 09.09.2024 tarihli dilekçe ile temyiz edildiği anlaşıldığından; temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK’nin 317. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, Esası incelenmeyen dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.01.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Dolandırıcılık suçundan sanığın yokluğunda 2013 yılında mahkûmiyet hükmü kurulmuş; sorguda bildirdiği adrese Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesi uygulanmadan doğrudan 21/2. madde uyarınca yapılan tebligat usulsüz çıkmıştır. Ancak hükmü infaza verilen sanık 20.10.2014 tarihinde infazın durdurulması dilekçesi vermiş, temyiz başvurusunu ise 09.09.2024 tarihinde yapmıştır.

Hukuki İlke: Tebligat Kanunu'nun 32/1. maddesi uyarınca tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile muhatap tebliğe muttali olmuşsa tebligat geçerli sayılır; infazın durdurulması istemli dilekçe, sanığın mahkûmiyet kararını en geç o tarihte öğrendiğini gösterir ve 1412 sayılı CMUK'un 310. maddesindeki bir haftalık temyiz süresi bu öğrenme tarihinden işlemeye başlar.

Uygulama Sonucu: Öğrenme tarihinden yaklaşık on yıl sonra yapılan temyiz istemi, CMUK'un 317. maddesi uyarınca süre yönünden oy birliğiyle reddedilmiş ve dosyanın esası incelenmemiştir.

Dava Strateji Notu: Usulsüz tebligata dayalı 'eski hükmü şimdi temyiz etme' stratejisi, müvekkilin karardan haberdar olduğunu gösteren herhangi bir işlem (infaz durdurma talebi, itiraz dilekçesi vb.) dosyada varsa çöker; bu tür başvurulardan önce dosyadaki öğrenmeye delalet eden tüm kayıtlar taranmalı ve bir haftalık sürenin öğrenmeden itibaren işlediği müvekkile anlatılmalıdır.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla