İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2024/5569 Karar: 2025/295 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2024/5569 K.2025/295

11. Ceza Dairesi 2024/5569 E. , 2025/295 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2253 E., 2024/1326 K. SUÇ :Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık KARAR : Düzeltilerek es

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2024/5569 E. , 2025/295 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2253 E., 2024/1326 K. SUÇ :Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık KARAR : Düzeltilerek es

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2024/5569 E. , 2025/295 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2253 E., 2024/1326 K. SUÇ :Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık KARAR : Düzeltilerek esastan ret TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Çanakkale 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.04.2024 tarihli ve 2023/476 Esas, 2024/161 Karar sayılı kararıyla, sanıklar hakkında "kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık" suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158/1-L-son, 158/3, 62, 52/2-4, 53. maddeleri uyarınca 10 yıl 6 ay hapis ve 900.000 TL adli para ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına sanık ... hakkında ayrıca aynı Kanunun'un 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. 2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 10.07.2024 tarihli ve 2024/2253 Esas, 2024/1326 Karar sayılı kararı ile sanıklar haklarında İlk Derece Mahkemesince verilen kararlara yönelik sanık ... müdafii ve sanık ... müdafinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık ... müdafinin temyiz isteği; sanığın üzerine atılı suçu işlediğine ilişkin mahkumiyetine yeterli kesin delil bulunmadığına, sanığın üzerine atılı suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, suçu kabul etmemekle birlikte suçun sübutu halinde dahi müvekkilinin eyleminin yardım eden sıfatında olduğuna ilişkindir. 2. Sanık ... müdafinin temyiz isteği; müvekkilinin iradesinin fesada uğratıldığına, verilen cezaların çok yüksek olduğuna, sanık hakkında beraat hükmü kurulmasına gerektiğine, sanığın cezalandırılmasını gerektirir her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığına ilişkindir. III. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin ve dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle takdiri indirim hükmünün uygulama dışı bırakılmasının isabetli olduğu anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, kararında sanık ... müdafii ve sanık ... müdafinin öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Çanakkale 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.01.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Çanakkale 3. Ağır Ceza Mahkemesi, sanıkları kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumu çalışanı olarak tanıtmak suretiyle dolandırıcılık suçundan TCK'nın 158/1-L-son ve 158/3. maddeleri uyarınca 10 yıl 6 ay hapis ve 900.000 TL adli para cezasına mahkûm etmiş, bir sanık hakkında ayrıca tekerrür hükümlerini uygulamıştır; Bursa BAM 8. Ceza Dairesi istinaf başvurularını düzelterek esastan reddetmiştir. Müdafiler suçun unsurlarının oluşmadığını, yardım eden sıfatını ve cezanın yüksekliğini ileri sürerek temyiz etmiştir.

Hukuki İlke: Kamu görevlisi veya banka çalışanı gibi tanıtma yoluyla işlenen nitelikli dolandırıcılıkta, vicdani kanaat dosyadaki belge ve bilgilerle uyumlu kesin verilere dayandırılmış ve TCK'nın 61/1. maddesindeki ölçütler ile 3/1. maddesindeki orantılılık ilkesi çerçevesinde alt sınırdan uzaklaşma ile takdiri indirimin reddi dosyayla örtüşen gerekçelere bağlanmışsa, ceza miktarına yönelik temyiz itirazları sonuç doğurmaz.

Uygulama Sonucu: CMK'nın 289/1. maddesiyle sınırlı incelemede hukuka aykırılık görülmeyerek 302/1. madde uyarınca temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanmasına oy birliğiyle karar verilmiştir.

Dava Strateji Notu: Kendini kamu görevlisi veya banka personeli olarak tanıtma senaryolu dolandırıcılıklarda ceza 10 yılı aşabilmektedir; 'yardım eden' savunması ancak müvekkilin rolünü fail konumundan ayıran somut delillerle desteklenirse işe yarar, aksi hâlde ortak fail kabulü ve yüksek ceza temyizde aynen korunmaktadır. Mağdur vekilleri için bu karar, telefonla kendini görevli tanıtan şebekelere karşı ağır cezaların onandığını gösteren güncel bir emsaldir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla