Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2024/6110 E. , 2025/7065 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/422 Değişik iş SUÇ : Sahte fatura kullanma İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın kabulü kararı KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2024/6110 E. , 2025/7065 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/422 Değişik iş SUÇ : Sahte fatura kullanma İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın kabulü kararı KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Bakırköy 31. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.01.2024 tarihli ve 2018/228 Esas, 2020/508 Karar sayılı ek kararına yönelik itirazın kabulüne dair merci Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.03.2024 tarihli ve 2024/422 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 06.03.2024’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 21.10.2024 tarihli ve 2024/14869 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.11.2024 tarihli ve KYB-2024/108972 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.11.2024 tarihli ve KYB-2024/108972 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na muhalafet suçundan sanıklar ..., ... ve ...'ün, anılan Kanun'un 359/b-1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 43/1 ve 62/2. maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına dair Bakırköy 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/12/2020 tarihli ve 2018/228 esas, 2020/508 sayılı kararının İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin 01/03/2021 tarihli ve 2021/654 esas, 2021/742 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kesinleşmesini müteakip, 15/04/2022 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi Ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun İle Bazı Kanunlarda Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 4, 5 ve 6. maddeleri ile 213 sayılı Kanun'da yapılan değişiklik nedeniyle uyarlama yapılması talebinde bulunulması üzerine, duruşma açılarak yapılan uyarlama yargılaması sonunda 15/12/2020 tarihli önceki hükümde değişiklik yapılıp yeni bir hüküm kurulmasına yer olmadığına ilişkin Bakırköy 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/01/2024 tarihli ve 2018/228 esas, 2020/508 sayılı ek kararına karşı sanık müdafileri tarafından ayrı ayrı yapılan itiraz üzerine, 7394 sayılı kanun ile yapılan değişiklik uyarınca aynı takvim yılında birden fazla sahte fatura kullanılsa bile zincirleme suç hükümleri uygulanamayacağından bahisle itirazların ayrı ayrı kabulüne ve Bakırköy 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/01/2024 tarihli ve 2018/228 esas, 2020/508 sayılı ek kararının kaldırılmasına yönelik mercii Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 06/03/2024 tarihli ve 2024/422 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359 uncu maddesinin (a) fıkrasına 7394 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile son fıkrasından önce gelmek üzere eklenen fıkralarda, “Bu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammının; soruşturma evresinde ödenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında, kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödenmesi halinde ise verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen cezanın bulunmadığı durumlarda verilecek ceza yarı oranında indirilir. Yukarıdaki fıkralarda belirtilen ceza indiriminden faydalanabilmek için vergi mahkemesinde dava açılmaması, açılmışsa feragat edilmesi, kanun yollarına başvurulmaması veya başvurulmuşsa vazgeçilmesi şarttır. Bu maddede düzenlenen suçların birden fazla takvim yılı veya vergilendirme dönemi içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi halinde, Türk Ceza Kanununun 43 üncü maddesi uygulanır.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, 7394 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile 213 sayılı Kanun'un 359. maddesine eklenen fıkra uyarınca, suçun birden fazla takvim yılı içerisinde işlenmesi halinde 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında artırım yapılması gerektiği, aynı takvim yılında birden fazla işlenmesi halinde zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı yönünde bir düzenlemenin bulunmadığı gözetilerek yapılan incelemede, Dosya kapsamına göre, 7394 sayılı kanun ile yapılan değişiklik ile farklı takvim yıllarındaki suçlar için ayrı ayrı ceza değil, tek ceza verilip, zincirleme suç hükümlerine göre artırım yapılması gerektiğinin düzenlendiği, dosyamız kapsamında sanıkların ise aynı takvim yılında suçu birden fazla işledikleri, 2016 takvim yılı içerisinde ve değişik zamanlarda birden çok kez sahte belge kullandığı anlaşılan sanıklar hakkında temel cezanın belirlenmesini takiben, 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiği gerekçesiyle itirazın reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. Bakırköy 31. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.12.2020 tarihli ve 2018/228 Esas, 2020/508 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 2015 takvim yılında zincirleme şekilde sahte fatura kullanma suçundan, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/b, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43/1 ve 62. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 01.03.2021 tarihli ve 2021/654 Esas, 2021/742 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 3. 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi ile 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesinin son fıkrasından önce gelmek üzere; “Bu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammının; soruşturma evresinde ödenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında, kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödenmesi halinde ise verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen cezanın bulunmadığı durumlarda verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu maddede düzenlenen suçların birden fazla takvim yılı veya vergilendirme dönemi içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi halinde, Türk Ceza Kanununun 43 üncü maddesi uygulanır.” fıkralarının eklendiği ve 7394 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi ile 213 sayılı Kanun'a eklenen geçici 34 üncü maddesinde; "Haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olanlar, 359 uncu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammını, bu maddeyi ihdas eden Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde Hazineye ödedikleri takdirde 359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla soruşturma evresi için yapılan etkin pişmanlık düzenlemesinden faydalanabilir." hükümlerinin yer aldığı anlaşılmıştır. 4. Cumhuriyet Başsavcılığının, yukarıda belirtilen değişiklik doğrultusunda bir karar verilmesini talep etmesi üzerine, Bakırköy 31. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.01.2024 tarihli ve 2018/228 Esas, 2020/508 Karar sayılı ek kararı ile "... herhangi bir ödemenin yapılmadığı, katılan kurumun zararının tazmin edilmemiş olduğu, uyarlama sonucu lehe uygulanacak bir durumun bulunmadığı anlaşıldığından, önceki kurulan hükümde bir değişiklik yapılıp yeni bir hüküm kurulmasına yer olmadığına, 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına ilişkin hükümlere yönelik, infazın kaldığı yerden devamına..." karar verilmiştir. 5. Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.03.2024 tarihli ve 2024/422 Değişik İş sayılı kararı ile "...hükümlüler hakkında uyarlamaya konu önceki hükümde takvim yılı içerisinde çok sayıda sahte fatura kullanarak sahte fatura kullanma suçundan 213 sayılı yasanın 359/b maddesi gereğince ayrı ayrı takdiren 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, eylemlerini zincirleme biçimde gerçekleştirdikleri dikkate alınarak ayrı ayrı TCK 43/1 hükmünün uygulanmasına karar verildiği görülmekle; 7394 ile yapılan değişiklik uyarınca "aynı takvim yılında birden fazla sahte fatura kullanılsa bile zincirleme suç hükümleri uygulanmayacağı" gözetilerek 7394 sayılı yasa ile yapılan değişiklik öncesi ve sonrası hükümlerin kül halinde ayrı ayrı uygulanarak sanık lehine olanın belirlenmesinin gerektiği..." denilmek suretiyle Bakırköy 31. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.01.2024 tarihli ve 2018/228 Esas, 2020/508 Karar sayılı ek kararına yönelik itirazın kabulüne karar verilmiştir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; hükümlülerin 2015 takvim yılında değişik zamanlarda birden çok sahte fatura kullanmaları nedeniyle zincirleme suç hükümlerine ilişkin koşulların mevcut olduğu anlaşılmakla, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.03.2024 tarihli ve 2024/422 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.06.2025 tarihinde karar verildi.