Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2024/6124 E. , 2025/6516 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/874 Esas, 2023/616 Karar SUÇ : Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Ba
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2024/6124 E. , 2025/6516 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/874 Esas, 2023/616 Karar SUÇ : Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.12.2023 tarihli ve 2022/874 Esas, 2023/616 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158/1-f-son, 62 ve 52/2-4. maddeleri uyarınca neticeten 3 yıl 4 ay hapis ve 820,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 27.01.2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 01.11.2024 tarihli ve 2024/7329 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.11.2024 tarihli ve KYB-2024/113219 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.11.2024 tarihli ve KYB-2024/113219 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre sanığın elde ettiği haksız menfaat miktarının 500,00 Türk lirası olduğu, yapılan yargılama sonunda verilen 22/12/2023 tarihli kısa kararda, sanığın elde ettiği haksız menfaat miktarı 500,00 Türk lirası olarak kabul edilip 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158/1-f maddesi uyarınca belirlenen 4 yıl hapis ve 50 gün adli para cezası üzerinden, anılan Kanun'un 62/1. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak 3 yıl 4 ay hapis ve 41 gün adli para cezasından çevrilme 820,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına karşın, aynı tarihli gerekçeli kararda bu defa haksız menfaat miktarı hatalı şekilde 1.000,00 Türk lirası olarak kabul edilip, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158/1-f maddesi gereğince belirlenen 4 yıl hapis 100 gün adli para cezası üzerinden, anılan Kanun'un 62/1. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak 3 yıl 4 ay hapis ve 83 gün adli parasından çevrilme 1.660,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi suretiyle çelişki oluşturularak sanık hakkında fazla ceza tayin edilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun'un "Kararların gerekçeli olması" başlıklı 34/1. maddesinde; "Hâkim ve mahkemelerin her türlü kararı, karşı oy dâhil, gerekçeli olarak yazılır. Gerekçenin yazımında 230. madde göz önünde bulundurulur. Kararların örneklerinde karşı oylar da gösterilir." denilmektedir. 2. Aynı Kanun'un "Hükmün gerekçesinde gösterilmesi gereken hususlar" başlıklı 230. maddesi; "1) Mahkûmiyet hükmünün gerekçesinde aşağıdaki hususlar gösterilir: a) İddia ve savunmada ileri sürülen görüşler. b) Delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin belirtilmesi; bu kapsamda dosya içerisinde bulunan ve hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillerin ayrıca ve açıkça gösterilmesi. c) Ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ve bunun nitelendirilmesi; bu hususta ileri sürülen istemleri de dikkate alarak, Türk Ceza Kanunu'nun 61 ve 62. maddelerinde belirlenen sıra ve esaslara göre cezanın belirlenmesi; yine aynı Kanun'un 53 ve devamı maddelerine göre, cezaya mahkûmiyet yerine veya cezanın yanı sıra uygulanacak güvenlik tedbirinin belirlenmesi. d) Cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adlî para cezasına veya tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına veya bu hususlara ilişkin istemlerin kabul veya reddine ait dayanaklar. 2) Beraat hükmünün gerekçesinde, 223. maddenin ikinci fıkrasında belirtilen hâllerden hangisine dayanıldığının gösterilmesi gerekir. 3) Ceza verilmesine yer olmadığına dair kararın gerekçesinde, 223. maddenin üçüncü ve dördüncü fıkralarında belirtilen hâllerden hangisine dayanıldığının gösterilmesi gerekir. 4) Yukarıdaki fıkralarda belirtilen hükümlerin dışında başka bir karar veya hükmün verilmesi hâlinde bunun nedenleri gerekçede gösterilir." Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun'un "Hükmün gerekçesi ve hüküm fıkrasının içereceği hususlar" başlıklı 232. maddesinde; "1) Hükmün başına 'Türk Milleti adına' verildiği yazılır. 2) Hükmün başında; a) Hükmü veren mahkemenin adı, b) Hükmü veren mahkeme başkanının ve üyelerinin veya hâkimin, Cumhuriyet savcısının ve zabıt kâtibinin, katılanın, mağdurun, vekilinin, kanunî temsilcisinin ve müdafiin adı ve soyadı ile sanığın açık kimliği, c) Beraat kararı dışında, suçun işlendiği yer, tarih ve zaman dilimi, d) Sanığın gözaltında veya tutuklu kaldığı tarih ve süre ile halen tutuklu olup olmadığı, Yazılır. 3) Hükmün gerekçesi, tümüyle tutanağa geçirilmemişse açıklanmasından itibaren en geç on beş gün içinde dava dosyasına konulur. 4) Karar ve hükümler bunlara katılan hâkimler tarafından imzalanır. 5) Hâkimlerden biri hükmü imza edemeyecek hâle gelirse, bunun nedeni mahkeme başkanı veya hükümde bulunan hâkimlerin en kıdemlisi tarafından hükmün altına yazılır. 6) Hüküm fıkrasında, 223. maddeye göre verilen kararın ne olduğunun, uygulanan kanun maddelerinin, verilen ceza miktarının, kanun yollarına başvurma ve tazminat isteme olanağının bulunup bulunmadığının, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir. 7) Hükümlerin nüshaları ve özetleri mahkeme başkanı veya hâkim ile zabıt kâtibi tarafından imzalanır ve mühürlenir." ile aynı Kanun'un 231 inci maddesinin birinci fıkrasında, "Duruşma sonunda, 232 nci maddede belirtilen esaslara göre duruşma tutanağına geçirilen hüküm fıkrası okunarak gerekçesi ana çizgileriyle anlatılır. " Hükümleri yer almaktadır. 4. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 12.10.1987 tarihli ve 1987/8-361 Esas, 1987/458 Karar sayılı kararı ile yerleşik Yargıtay içtihatlarında da belirtildiği üzere, hükmün esasını oluşturan kısa karar ile gerekçeli karar arasında herhangi bir çelişki bulunması halinde, kısa karara itibar edileceği kabul edilmektedir. 5. 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; dosya kapsamına göre, bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediği iddia ve kabul olunan sanığın elde ettiği menfaatin 500,00 TL olduğu gözetilerek, hükmün esasını oluşturan kısa kararda 5237 sayılı Kanun'un 158/1-f-son maddesi uyarınca belirlenen 4 yıl hapis ve 50 gün adli para cezası üzerinden, anılan Kanun'un 62/1. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak 3 yıl 4 ay hapis ve 41 gün adli para cezasının, Kanun'un 52/2. maddesi uyarınca 1 gün karşılığı 20,00 TL'den hesaplanmak suretiyle neticeten 3 yıl 4 ay hapis ve 820,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği halde; aynı tarihli gerekçeli kararda, bu defa haksız menfaat miktarı hatalı şekilde 1.000,00 TL olarak kabul edilmek suretiyle sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 158/1-f-son maddesi uyarınca belirlenen 4 yıl hapis 100 gün adli para cezası üzerinden, anılan Kanun'un 62/1. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak 3 yıl 4 ay hapis ve 83 gün adli para cezasının, Kanun'un 52/2. maddesi uyarınca 1 gün karşılığı 20,00 TL'den hesaplanmak suretiyle neticeten 3 yıl 4 ay hapis ve 1.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi suretiyle çelişki oluşturularak sanık hakkında fazla ceza tayin edilmesi Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.12.2023 tarihli ve 2022/874 Esas, 2023/616 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle, KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d. maddesi uyarınca bozma nedeninin daha hafif bir cezayı gerektirdiği belirlendiğinden; gerekçeli kararda yer alan hüküm fıkrasının (1) numaralı bölümünde yer alan 1.000 TL ve 100 GÜN, ikinci paragrafında yer alan 83 GÜN, üçüncü paragrafında yer alan 1.660 TL ve dördüncü paragrafında yer alan 1.660 TL ibarelerinin hükümden çıkartılmasına, yerlerine sırasıyla 500,00 TL, 50 GÜN, 41 GÜN, 820,00 TL, 820,00 TL ibarelerinin eklenmesine, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, infazın belirlenen şekilde yapılmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.05.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesi, bilişim sistemleri aracılığıyla dolandırıcılıktan yargılanan sanığın 500 TL haksız menfaat elde ettiğini kabul ederek kısa kararda 3 yıl 4 ay hapis ve 820 TL adli para cezasına hükmetmiş; ancak aynı tarihli gerekçeli kararda menfaat miktarını hatalı biçimde 1.000 TL kabul edip para cezasını 1.660 TL olarak yazmıştır. Hüküm istinaf edilmeden kesinleşince Adalet Bakanlığı kanun yararına bozma istemiştir.
Hukuki İlke: Yerleşik Yargıtay içtihadına göre hükmün esasını kısa karar oluşturur ve kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki bulunması hâlinde kısa karara itibar edilir; gerekçeli kararda daha yüksek menfaat miktarı esas alınarak fazla adli para cezası yazılması bu çelişki nedeniyle hukuka aykırıdır.
Uygulama Sonucu: Kanun yararına bozma istemi kabul edilip karar bozulmuş ve Yargıtay CMK 309/4-d uyarınca gerekçeli karardaki 1.000 TL, 100 gün, 83 gün ve 1.660 TL ibarelerini kısa karara uygun olarak 500 TL, 50 gün, 41 gün ve 820 TL olarak düzeltmiştir; çünkü çelişki sanık aleyhine fazla ceza doğurmuştur.
Dava Strateji Notu: Tefhim edilen kısa karar ile gerekçeli karar satır satır karşılaştırılmalı; ceza miktarı, gün sayısı veya menfaat tutarındaki her fark kısa karar lehine çözüleceğinden, aleyhe fark kesinleşmiş dosyalarda dahi kanun yararına bozma yoluyla infaza yansıtılabilir.