Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2024/6107 E. , 2025/5453 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/402 E., 2023/511 K. SUÇ : Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İzmir 1
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2024/6107 E. , 2025/5453 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/402 E., 2023/511 K. SUÇ : Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İzmir 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.11.2023 tarihli ve 2023/402 Esas, 2023/511 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve 52. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükme yönelik, Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 21.10.2024 tarihli ve 2024/4711 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.11.2024 tarihli ve KYB-2024/108952 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.11.2024 tarihli ve KYB-2024/108952 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, İzmir 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 07/11/2023 tarihli kararı ile, sanığın daha önce işlediği nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkûmiyetine ilişkin Bursa 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 30/09/2021 tarihli ve 2021/110 esas, 2021/371 sayılı kararında hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiğinden bahisle, ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verildiği anlaşılmış ise de, bahse konu Bursa 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 30/09/2021 tarihli kararında tekerrür hükümlerinin uygulanmadığı cihetle ikinci kez mükerrirliğe esas alınamayacağı, bununla birlikte sanığın dosya içerisinde mevcut adlî sicil kaydına göre mükerrir olduğu sabit olmakla beraber, hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir. 2. İzmir 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.11.2023 tarihli ve 2023/402 Esas, 2023/511 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 158/1-f ve 52. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sanığın Bursa 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.09.2021 tarihli ve 2021/110 Esas, 2021/371 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 158/1-f, 62. maddeleri gereğince hükmolunan 3 yıl 4 ay hapis cezasının tekerrüre esas olduğundan bahisle cezasının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. 3. 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, "- (1) Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde, tekerrür hükümleri uygulanır. Bunun için cezanın infaz edilmiş olması gerekmez. (2) Tekerrür hükümleri, önceden işlenen suçtan dolayı; a) Beş yıldan fazla süreyle hapis cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl, b) Beş yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren üç yıl, Geçtikten sonra işlenen suçlar dolayısıyla uygulanmaz. " Şeklinde düzenlenmiştir. 4. Sanık hakkında ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiş ise de; tekerrüre esas alınan Bursa 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.09.2021 tarihli ve 2021/110 Esas, 2021/371 Karar sayılı ilamı incelendiğinde, bu ilamda 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi uygulanmadığı gibi, UYAP üzerinden yapılan araştırmada; Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 21.02.2023 tarihli ve 2023/384 Esas, 2023/376 Karar sayılı kararı ile; "...dosyada bilinen son adresi olan adresine tebliğe çıkarılmadan doğrudan MERNİS adresine yapılan tebligatın usulsüz olduğu, bu nedenle sanık hakkında yapılan kesinleştirme işlemlerinin ve verilen ek kararın yok hükmünde ve 13.12.2022 tarihli sanık istinafının süresinde olduğunun kabulü ile yapılan incelemede; yapılan yargılamaya, karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanığın istinaf talebi yerinde görülmemiş olmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 280/1-a maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine..." karar verildiğinin anlaşılması karşısında, tekerrüre esas alınan ilamın 21.02.2023 tarihinde kesinleştiği tespit edilmiştir. 5. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; hükmün kesinleşmesinden sonra ek kararla hükümde değişiklik yapılamayacağından, "sanık hakkında ikinci kez mükerrirliğe ilişkin kısmın hüküm fıkrasından çıkartılması ile aynı ilama ilişkin sanığın birinci kez mükerrir sayılmasına" dair İzmir 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.01.2024 tarihli ve 2023/402 Esas, 2023/511 Karar sayılı ek kararının hukuki değerden yoksun olduğu gözetilerek yapılan incelemede; dosyadaki suç tarihinin 06.04.2022 olduğu ve suçtan sonra 21.02.2023 tarihinde kesinleşen Bursa 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.09.2021 tarihli ve 2021/110 Esas, 2021/371 Karar sayılı ilamının tekerrüre esas alınamayacağı, bununla birlikte; sanığın adli sicil kaydında yer alan Sivas 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.06.2021 tarihli ve 2021/15 Esas, 2021/123 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı Kanun'un 158/1-f maddesi gereğince hükmolunan 3 yıl hapis cezasının, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 25.01.2022 tarihli ve 2021/1412 Esas, 2022/71 Karar sayılı kararı ile; "...2 yıl hapis cezası olarak istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine..." karar verildiğinin anlaşılması karşısında; 25.01.2022 tarihinde kesinleşen Sivas 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.06.2021 tarihli ve 2021/15 Esas, 2021/123 Karar sayılı ilamının tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi belirtilen gerekçe ile yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İzmir 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.11.2023 tarihli ve 2023/402 Esas, 2023/511 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. Bozma nedenine göre 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca karar verilmesi mümkün görüldüğünden, "hüküm fıkrasından tekerrüre ilişkin bölümün çıkartılarak yerine, sanığın adli sicil kaydında yer alan Sivas 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.06.2021 tarihli ve 2021/15 Esas, 2021/123 Karar sayılı ilamının tekerrüre esas olduğu anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 58/6-7. maddeleri uyarınca verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına ibaresinin yazılmasına, diğer hususların yerinde bırakılmasına” Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.05.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: İzmir 16. Ağır Ceza Mahkemesi, bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılıktan sanığa 4 yıl 2 ay hapis cezası verirken, Bursa 7. Ağır Ceza Mahkemesinin önceki ilamına dayanarak cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine hükmetmiştir. Hüküm kesinleştikten sonra Adalet Bakanlığının istemiyle kanun yararına bozma yoluna gidilmiştir.
Hukuki İlke: TCK 58/1 uyarınca tekerrür için önceki hükmün yeni suçtan önce kesinleşmiş olması şarttır; usulsüz tebligat nedeniyle kesinleşmesi suç tarihinden sonraya kalan ilam tekerrüre esas alınamaz, önceki ilamda 58. madde uygulanmamışsa ikinci kez mükerrirlik de kurulamaz ve kesinleşen hükümde ek kararla değişiklik yapılamaz.
Uygulama Sonucu: Kanun yararına bozma istemi kabul edilmiş, Yargıtay CMK 309/4-d uyarınca hükümdeki tekerrür bölümünü çıkarıp, suç tarihinden önce 25.01.2022'de kesinleşen Sivas 3. Ağır Ceza Mahkemesi ilamını tekerrüre esas alarak hukuka aykırılığı doğrudan gidermiştir; çünkü dayanak alınan Bursa ilamı suçtan sonra kesinleşmişti.
Dava Strateji Notu: Tekerrür uygulanan her dosyada esas alınan ilamın kesinleşme tarihi UYAP'tan bizzat doğrulanmalı; usulsüz tebligatla yapılan kesinleştirmeler yok hükmünde olduğundan, suç tarihinden sonra kesinleşen ilama dayalı tekerrür infaz rejimini ağırlaştırıyorsa kanun yararına bozma yoluyla düzeltilmesi istenmelidir.