Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2024/6095 E. , 2025/102 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2022/3404 Değişik iş SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YA
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2024/6095 E. , 2025/102 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2022/3404 Değişik iş SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Mardin Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.09.2022 tarihli ve 2022/166 Soruşturma, 2022/4869 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Mardin 1. Sulh Ceza Hakimliğinin, 09.11.2022 tarihli ve 2022/3404 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 09.11.2022'de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 2023/1465 ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.07.2023 tarihli ve KYB-2023/61949 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.07.2023 tarihli ve KYB-2023/61949 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre; müşteki ...'ın şikayetinde özetle, daha önce Mardin ili ... köyünden arazi satın aldığını, ancak bu arazinin daha sonra hazineye ait olduğunu öğrendiğini, bununla ilgili olarak tapuya geldiğinde ... isimli şüphelinin yanına gelerek bu işi halledebileceğini belirtmesi üzerine, adı geçen şüphelinin 2020 yılı Kasım ayında tarlasına gelerek elindeki aletler ile ölçüm yaptığını ve 10 yıl ekilip biçilmeyen arazilerin hazineye bırakıldığını söyleyerek kendisinden tapu ve kadastro masrafı olarak 25.000,00 Türk lirası para istemesini müteakip, şüpheliye 20.600,00 Türk lirası elden, 4,400,00 Türk lirası internet bankacılığından olmak üzere toplam 25.000,00 Türk lirası ödeme yaptıktan sonra şüphelinin bahse konu tarlanın kendisi üzerine kaydedildiğini gösteren 25/11/2020 tarihli bir tapu kaydı belgesi gönderdiğini, ancak sonrasında bu belgenin sahte olduğunun anlaşıldığını iddia ederek kendisini dolandıran şüpheli hakkında şikayetçi olduğunu beyan etmesi üzerine yürütülen soruşturma evresi sonunda, Mardin Cumhuriyet Başsavcılığınca şüpheli hakkında kamu davası açılmasını gerektirir yeterli delil elde edilemediğinden bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; Mardin Kadastro Müdürlüğünde daimi işçi olarak çalıştığı anlaşılan şüpheli tarafından şikayet konusu yapılan tapu ve kadastro işlemlerinin halledilmesi için söz konusu tarlada ölçümler yapıldığı ve şüpheliye bahse konu ödemenin yapıldığı iddiasının tanıklar ... ve Ethem Kal tarafından da doğrulanması, şikayetçi adına düzenlenen ancak sahte olduğu anlaşılan 25/11/2020 tarihli tapu kaydı belgesinin şüpheli tarafından tanık ...'a verildiğinin adı geçen tanık tarafından doğrulanması ve müşteki tarafından ibraz edilen Garanti Bankasına ait dekontta, 30/10/2020 tarihinde müştekinin oğlu ... tarafından şüphelinin hesabına "Babamın Arsa Tapu Parası" açıklamasıyla 4.400,00 Türk lirası ödemenin yapıldığının anlaşılması karşısında, şüpheli hakkında dolandırıcılık suçundan delillerin kamu davasının açılmasını gerektirir nitelikte bulunduğu, bu delillerin mahkemesince takdir ve değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçinin Mardin İli Savur İlçesi ... Mahalle 250 Ada 1 Parselde bulunan taşınmazı haricen satın aldığının, Mardin Kadastro Müdürlüğünde çalışan şüphelinin, harçları yatırması halinde Hazine adına kayıtlı olan bu arazinin şikâyetçinin üzerine tapuya kaydını sağlayabileceğini söyleyerek şikâyetçiden farklı zamanlarda toplam 25.000,00 TL para aldığının ve bir süre sonra sahte olarak oluşturulmuş taşınmaza ait tapu kaydı başlıklı belgeyi şikâyetçiye verdiğinin iddia olunması üzerine yürütülen soruşturma neticesinde, Mardin Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.09.2022 tarihli ve 2022/166 Soruşturma, 2022/4869 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararında yer alan, "...somut olayda arazinin satımı konusunda hileye başvurulmadığı, Türk Medeni Kanunun "Tapu Sicilinin Açıklığı" başlıklı 1020. maddesinde de; tapu sicili herkese açık olduğunun, ilgisini inanılır kılan herkesin tapu kütüğündeki ilgili sayfanın ve belgelerin tapu memuru önünde kendisine gösterilmesini veya bunların örneklerinin verilmesini isteyebileceğinin, kimsenin tapu sicilindeki bir kaydı bilmediğini ileri süremeyeceğinin belirtildiği, müştekinin aleni olan tapu kaydını görüp arazinin maliki konusunda bilgi sahibi olabileceği, bununla birlikte bilgi sahibi olmasını engelleyecek bir durumun olmadığı, denetim imkanının ortadan kaldırılmadığı, şüphelinin eyleminin basit yalandan ibaret olduğu ve hile boyutuna varmadığı, böylelikle dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşmadığı..." şeklindeki gerekçeyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; soruşturma kapsamında elde edilen deliller ışığında şüpheli hakkında kamu davası açılmasına yeterli şüphe oluşturacak delil elde edildiğinden bahisle itirazın kabulüne karar verilmesi yerine reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Mardin 1. Sulh Ceza Hakimliğinin, 09.11.2022 tarihli ve 2022/3404 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.01.2025 tarihinde karar verildi.