Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2024/6117 E. , 2025/2296 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/313 E., 2021/539 K. SUÇ : Dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARARLAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2024/6117 E. , 2025/2296 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/313 E., 2021/539 K. SUÇ : Dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARARLAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Adıyaman 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.04.2021 tarihli ve 2021/313 Esas, 2021/539 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157/1, 62 ve 52. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 1 yıl 3 ay hapis ve 80,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hapis cezalarının ertelenmesine ilişkin hükümlerin, istinaf edilmeksizin 15.04.2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 20.10.2024 tarihli ve 2022/20187 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.11.2024 tarihli ve KYB-2024/108461 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.11.2024 tarihli ve KYB-2024/108461 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, 1-Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 09/01/2023 tarihli ve 2022/1374 esas, 2023/20 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, sanıklara yüklenen eylemin 5237 sayılı Kanun’un 157. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçu kapsamında kaldığı ve bu suçun uzlaşma kapsamında bulunduğu, aynı Kanun'un 158. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan düzenlemenin suçun nitelikli hali olmayıp artırım sebebi olduğu ve bu artırım maddesinin uygulanmasının, atılı suçu uzlaşma kapsamından çıkarmayacağı cihetle, sanıklar hakkında uzlaştırma işlemleri uygulanarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde, Kabule göre, 2-Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6/1, 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141/3, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 34/1 ve 230/1-c maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının denetime olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması, gerekçede iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin açık olarak belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği gözetilmeden, Anayasa ve 5271 sayılı Kanun'un amir hükümlerine aykırı şekilde gerekçesiz karar verilmesinde, 3-Sanıklar haklarında hüküm kurulurken temel cezanın 5237 sayılı Kanun'un 157/1. maddesi uyarınca 1 yıl hapis ve 5 gün adli para cezaları olarak belirlenmesini müteakip, bu cezalardan anılan Kanun'un 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılması sonucu 10 ay hapis ve 4 gün adli para cezaları yerine, 1 yıl 3 ay hapis ve 4 gün adli para cezalarına hükmedilip, anılan Kanun'un 52. maddesi gereğince verilen gün adli para cezasının da paraya çevrilmesi neticesinde, 10 ay hapis ve 80,00 Türk lirası adli para cezaları yerine, 1 yıl 3 ay hapis ve 80,00 Türk lirası adli para cezalarına hükmedilmek suretiyle fazla ceza tayin edilmesinde, İsabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE İnceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141/3, 5271 sayılı Kanun'nun 34/1, 230, 232 ve 289. maddeleri gereğince, mahkeme kararlarının denetime olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi, bu delillere göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eylemlerinin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması, delillerle sonuç arasında bağ kurulmasının gerektiği, kanun yararına bozma istemine konu Adıyaman 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.04.2021 tarihli ve 2021/313 Esas, 2021/539 Karar sayılı kararı incelendiğinde, gerekçe bölümünde iddianame anlatımı dışında açıklama bulunmadığı, Anayasa ve 5271 sayılı Kanun'un amir hükümlerine aykırı olarak gerekçesiz hükümler kurulduğu, bununla birlikte; 5237 sayılı Kanun'un 157/1. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunun 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesine göre uzlaşma kapsamına alındığı, 5237 sayılı Kanun'un 158/3. maddesinde ise bu suçun üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde verilecek cezanın yarı oranında artırılacağı yönündeki düzenlemeye yer verildiği, düzenlemenin suçun nitelikli hali olmayıp artırım sebebi olduğu ve bu artırım maddesinin uygulanmasının atılı suçu uzlaşma kapsamından çıkarmayacağı, sanıklar hakkında uzlaştırma işlemleri uygulanmadan mahkûmiyet kararları verildiği ve hüküm kurulurken tayin olunan 1 yıl hapis cezaları üzerinden takdiri indirim uygulandığı halde, sonuç cezaların 1 yıl 3 ay olarak fazla belirlendiği anlaşılmakla; kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Adıyaman 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.04.2021 tarihli ve 2021/313 Esas, 2021/539 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.02.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Adıyaman 1. Asliye Ceza Mahkemesi, sanıkları dolandırıcılık suçundan 1 yıl 3 ay hapis ve 80 TL adli para cezasına mahkûm edip hapis cezalarını ertelemiş, hükümler istinaf edilmeksizin kesinleşmiştir. Adalet Bakanlığının istemiyle uzlaştırma yapılmaması, gerekçesizlik ve fazla ceza tayini gerekçeleriyle kanun yararına bozma yoluna gidilmiştir.
Hukuki İlke: TCK 157/1'deki dolandırıcılık 6763 sayılı Kanun'la uzlaşma kapsamına alınmış olup, suçun üç veya daha fazla kişiyle işlenmesine ilişkin TCK 158/3 nitelikli hâl değil artırım sebebi olduğundan suçu uzlaşma kapsamından çıkarmaz; ayrıca kararların gerekçeli olması anayasal zorunluluktur ve takdiri indirim uygulanan cezanın indirimsiz miktardan yüksek belirlenmesi fazla cezadır.
Uygulama Sonucu: Kanun yararına bozma istemi kabul edilerek karar bozulmuştur; gerekçe bölümünde iddianame anlatımı dışında açıklama bulunmaması, uzlaştırma işlemi yapılmadan mahkûmiyet kurulması ve 1 yıl hapisten 62. madde indirimi sonrası 10 ay yerine 1 yıl 3 ay hapse hükmedilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
Dava Strateji Notu: Birden fazla failin katıldığı basit dolandırıcılık dosyalarında TCK 158/3'ün uygulanması suçu uzlaşma kapsamından çıkarmadığı için uzlaştırma prosedürünün atlanması tek başına bozma nedenidir; kesinleşmiş dosyalarda uzlaştırma eksikliği, gerekçesizlik ve ceza hesap hataları birlikte kanun yararına bozma dilekçesinin omurgasını oluşturabilir.