Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2024/6141 E. , 2025/6911 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/254 E., 2024/397 K. SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Ceza verilmesine yer olmadığına dair karar ve güvenlik tedbir
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2024/6141 E. , 2025/6911 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/254 E., 2024/397 K. SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Ceza verilmesine yer olmadığına dair karar ve güvenlik tedbiri KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.05.2024 tarihli ve 2023/254 Esas, 2024/397 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 32/1, 57/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/3-a maddeleri uyarınca akıl hastalığı nedeniyle ceza verilmesine yer olmadığına, yüksek güvenlikli sağlık kurumlarında koruma ve tedavi altına alınmasına dair güvenlik tedbiri uygulanmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 27.06.2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 20.10.2024 tarihli ve 2024/23024 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.11.2024 tarihli ve KYB-2024/108563 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.11.2024 tarihli ve KYB-2024/108563 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “2659 sayılı Adli Tıp Kanunu'nun "İhtisas Kurullarının Görevleri" başlıklı 16. maddesi ile "cezai ehliyet veya bunu kaldıran veya hafifleten sebepler ile hukuki ehliyetin tespiti hakkında bilimsel ve teknik görüşlerini bildirmek" görev ve yetkisinin Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kuruluna verildiği, aynı Kanunun 18. maddesi ile Gözlem İhtisas Dairesinin görevinin, "mahkemeler ve hakimlerce gözleme tabi tutulmasına karar verilenleri gözleme tabi tutmak ve gözlem sonucunu bir raporla tespit etmek" olduğu hususunun düzenlendiği anlaşılmakla; cezai ehliyetinin yerinde olmadığı iddia edilen sanığın, suçu işlediği sırada ve hâlen akli durumu ile cezai ehliyeti konusunda, Adli Tıp Kurumuna sevk edilerek, Gözlem İhtisas Dairesinde müşahadeye tabi tutulup, karar vermeye yetkili 4. İhtisas Kurulundan 5237 sayılı Kanun'un 32. maddesi yönünden rapor aldırılması, raporlar arasında çelişki bulunması halinde ise Adli Tıp Kurumu Üst Kurulundan rapor aldırılarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği nazara alındığında, sanığın inceleme konusu 14/07/2021 tarihli eylemi bakımından cezai ehliyetinin tam olduğuna dair Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulunun 29/05/2024 tarihli raporu bulunmasına rağmen, inceleme dışı 18/07/2021 tarihli eylemi için Bursa 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/646 esas sayılı dosyasında yürütülen yargılama sırasında, ... Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 17/03/2023 tarihli raporda sanığın cezai ehliyetinin olmadığının belirtildiği gerekçesiyle sanığın cezai ehliyeti bulunmadığı kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5237 sayılı Kanun'un "Akıl hastalığı" başlıklı 32. maddesi; "(1) Akıl hastalığı nedeniyle, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış olan kişiye ceza verilmez. Ancak, bu kişiler hakkında güvenlik tedbirine hükmolunur. (2) Birinci fıkrada yazılı derecede olmamakla birlikte işlediği fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği azalmış olan kişiye, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine yirmibeş yıl, müebbet hapis cezası yerine yirmi yıl hapis cezası verilir. Diğer hallerde verilecek ceza, altıda birden fazla olmamak üzere indirilebilir. Mahkûm olunan ceza, süresi aynı olmak koşuluyla, kısmen veya tamamen, akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri olarak da uygulanabilir." Şeklindedir. 2. 5237 sayılı Kanun'un "Akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirleri" başlıklı 57/1. maddesinde; "(1) Fiili işlediği sırada akıl hastası olan kişi hakkında, koruma ve tedavi amaçlı olarak güvenlik tedbirine hükmedilir. Hakkında güvenlik tedbirine hükmedilen akıl hastaları, yüksek güvenlikli sağlık kurumlarında koruma ve tedavi altına alınırlar." Denilmektedir. 3. 2659 sayılı Adli Tıp Kurumu Kanunu'nun (2659 sayılı Kanun) "İhtisas kurullarının görevleri" başlıklı 16/2-d. maddesi; "... d) Adlî Tıp Dördüncü İhtisas Kurulu: 5237 sayılı Kanunun 31 inci ve 33 üncü maddeleri hariç olmak üzere, ceza sorumluluğunu kaldıran veya azaltan nedenler ile akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirlerine ilişkin işler,... ... hakkında bilimsel ve teknik görüşlerini bildirmek." Şeklinde düzenlenmiştir. 4. Aynı Kanun'un "Gözlem ihtisas dairesinin görevleri" başlıklı 18. maddesi; "Mahkemeler ve hakimlerce gözleme tabi tutulmasına karar verilenleri gözleme tabi tutmak ve gözlem sonucunu bir raporla tespit etmek." Şeklindedir. 5. 2659 sayılı Kanun'un "Adli tıp üst kurullarının görevleri" başlıklı 15/1-f. maddesinde; "Adlî Tıp Üst Kurulları; ... f) Adlî tıp ihtisas kurulları ile Adlî Tıp Kurumu dışındaki sağlık kuruluşlarının heyet hâlinde verdikleri rapor ve görüşler arasında ortaya çıkan çelişkileri, Konu ile ilgili uzman üyelerin katılımıyla inceler ve kesin karara bağlar." Hükmü yer almaktadır. 6. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; sanık hakkında, "bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık" suçunundan yürütülen yargılama sırasında, sanığın akıl hastası olup cezai ehliyetinin bulunmadığının iddia olunması üzerine, 5271 sayılı Kanun'un 74. maddesi uyarınca gözlem altına alınmasına karar verilerek, Adli Tıp Kurumu Gözlem İhtisas Dairesi tarafından müşahedeye tabi tutulduktan sonra, bu hususta kanaat bildirmeye yetkili Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Dairesine sevk edilmesi suretiyle düzenlenecek rapora göre bir karar verilmesi, iş bu rapor ile başkaca sağlık kurumları tarafından düzenlenen raporlar arasında çelişki bulunması halinde, Adli Tıp Üst Kurulundan bu çelişkinin giderilmesi hususunda yeni bir rapor tanzim edilmesinin talep edilmesi gerekirken; sanığın, farklı dosyalara konu eylemlerine ilişkin olarak çeşitli sağlık kuruluşlarınca hazırlanan önceki tarihli raporları esas alınarak ve bu yargılamaya konu eylemine özgü olarak düzenlenen "sanığın cezai sorumluluğunun tam olduğuna dair" Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Dairesinin dosyaya sonradan ibraz edilen 29.05.2024 tarihli raporu beklenmeden, sanık hakkında suç tarihinde ceza sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle ceza verilmesine yer olmadığına ve güvenlik tedbirine hükmedilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.05.2024 tarihli ve 2023/254 Esas, 2024/397 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle, KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-b. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.06.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Bilişim sistemleri aracılığıyla dolandırıcılıktan yargılanan sanık hakkında Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesi, başka bir dosyada alınmış adli tıp şube müdürlüğü raporuna dayanarak akıl hastalığı nedeniyle ceza verilmesine yer olmadığına ve yüksek güvenlikli sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınmasına hükmetmiş, karar istinafsız kesinleşmiştir. Oysa bu dosyadaki eyleme özgü Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulu raporu sanığın cezai ehliyetinin tam olduğunu belirtmektedir.
Hukuki İlke: Cezai ehliyet konusunda bilimsel görüş bildirme yetkisi 2659 sayılı Kanun uyarınca Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kuruluna aittir; sanık Gözlem İhtisas Dairesinde müşahedeye tabi tutulup bu kuruldan yargılamaya konu eyleme özgü rapor alınmalı, raporlar arasında çelişki varsa Adli Tıp Üst Kurulundan çelişkiyi gideren rapor istenmelidir.
Uygulama Sonucu: Kanun yararına bozma istemi kabul edilerek karar bozulmuştur; mahkemenin, bu eyleme özgü düzenlenen ve cezai sorumluluğun tam olduğunu bildiren 4. İhtisas Kurulu raporunu beklemeden, farklı dosyalara ait önceki raporlara dayanarak ceza verilmesine yer olmadığına hükmetmesi Kanun'a aykırı bulunmuştur.
Dava Strateji Notu: Akıl sağlığına dayalı savunmalarda başka dosyalar için alınmış raporlar yeterli değildir; her yargılamada o eyleme özgü 4. İhtisas Kurulu raporu istenmeli, çelişen raporlar varsa Üst Kurul raporu talep edilmelidir, aksi halde sanık lehine görünen ceza verilmesine yer olmadığına dair karar bile bozulma riski taşır.