Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2024/6257 E. , 2025/11349 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/282 E., 2023/283 K. SUÇ : Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : İstinaf başvur
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2024/6257 E. , 2025/11349 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/282 E., 2023/283 K. SUÇ : Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Bursa 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.10.2023 tarihli ve 2023/722 esas, 2023/456 karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık suçundan, TCK'nın 158/1-L.son, 158/3, 52/2-4, 53/1, 58... maddeleri uyarınca 9 yıl hapis ve 360.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğu, taksitlendirmeye, tekerrür ve mahsup hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. 2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 01.02.2024 tarihli ve 2024/282 esas, 2023/283 karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanıkların istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a ve 303. madde uyarınca gerekçeli karar hüküm kısmında geçen 3 numaralı bende üçüncü paragraf olarak; "Katılanın zararının soruşturma safhasında giderildiği anlaşılmakla; TCK'nun 168/1. maddesi gereğince cezasından 2/3 oranında indirim yapılarak 3 YIL HAPİS VE 6000 GÜN KARŞILIĞI ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA," ibaresinin hükme eklenmesi ile aynı bendin beşinci paragrafında geçen;"360.000,00 TL ADLİ PARA CEZASI" ibaresinin hükümden çıkartılması ile yerine gelmek üzere; "120.000,00 TL ADLİ PARA CEZASI" ibaresinin hüküm fıkrasına eklenmesi suretiyle, 5271 sayılı CMK 303/1-a maddesi delaletiyle 5271 sayılı CMK 280/1-a maddesi uyarınca düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine," karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği; mahkumiyet kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna, mahkumiyet kararlarının bozulmasına ilişkindir. III. GEREKÇE Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.05.2022 tarihli ve 2022/2-155 Esas ve 2022/321 Karar sayılı kararı ile, herhangi bir takdir hakkı kullanılmaksızın artırım yapılmasını zorunlu kılan suçun nitelikli hâlleri nedeniyle yapılan yargılamalarda, cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olması halinde adil ve etkin yargılanma hakkı kapsamında, sanıklara istemi olup olmadığına bakılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 150 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca müdafii atanması gerektiğine karar verilmiştir. Sanıkların fikir ve eylem birliği içinde hareketle birlikte işledikleri kabul edilerek 5237 sayılı TCK'nın 158/1-f-son ve 158/3 maddeleri uyarınca mahkûmiyetlerine karar verilen suç yönünden suç tarihi de gözetildiğinde 5237 sayılı TCK'nın 158/1-f-son maddesi uyarınca dört yıldan on yıla kadar hapis cezası öngörüldüğü, suçun üç veya daha fazla kişi ile birlikte işlenmesi nedeniyle aynı Kanun’un 158/3 maddesi uyarınca herhangi bir takdir hakkı kullanılmaksızın yarı oranda artırım yapılmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda, üç veya daha fazla kişi ile birlikte nitelikli dolandırıcılık suçu bakımından Kanun'da öngörülen cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olması dikkate alındığında adil ve etkin yargılanma hakkı bakımından sanıkların istemi olup olmadığına bakılmaksızın müdafii bulunmayan sanığa 5271 sayılı Kanun'un 150/3 maddesi uyarınca müdafi atanmasında, savunmalarının ve ek savunmalarının müdafi huzurunda ve 5271 sayılı CMK'nın 196/2 maddesi gereği yargılamayı yapan Mahkemece bizzat alınması ve aynı Kanun'un 188/1 maddesi uyarınca zorunlu müdafinin son celsede hazır bulunması gerektiği anlaşılmakla; sanığın yargılama aşamasında kendisinin seçtiği bir müdafi bulunmadığı gibi 5271 sayılı CMK'nın 156. maddesi gereği re'sen bir müdafi de tayin edilmeksizin savunmasının ve ek savunmasının tespit edilmesi ve hüküm duruşmasında zorunlu müdafii hazır edilmeksizin hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 150/3, 156, 188/1. ve 196/2 maddelerinin ihlâli ile sanığın savunma hakkının kısıtlanması, 5271 sayılı CMK'nın 289/1-h maddesi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince sair yönleri incelenmeksizin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Bursa 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.09.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Bursa 15. Ağır Ceza Mahkemesi sanığı kendisini kamu görevlisi veya banka/sigorta/kredi kurumu çalışanı olarak tanıtma suretiyle dolandırıcılıktan mahkûm etmiş, Bölge Adliye Mahkemesi zararın soruşturmada giderilmesi nedeniyle cezada indirim yaparak hükmü düzeltip istinafı esastan reddetmiştir. Sanığın yargılama boyunca seçtiği bir müdafii bulunmamıştır.
Hukuki İlke: Herhangi bir takdir hakkı kullanılmadan artırım gerektiren nitelikli hâllerde cezanın alt sınırı beş yıldan fazlaysa, sanığın istemi olsun olmasın 5271 sayılı CMK'nın 150/3. maddesi uyarınca zorunlu müdafi atanmalı, savunma ve ek savunma müdafi huzurunda alınmalıdır (Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.05.2022 tarihli, 2022/2-155 E. kararı).
Uygulama Sonucu: Bozma - müdafi atanmadan savunma alınıp zorunlu müdafi hazır edilmeden mahkûmiyet kurulması, 5271 sayılı CMK'nın 289/1-h maddesi kapsamında kesin hukuka aykırılık sayılmıştır.
Dava Strateji Notu: Üç veya daha fazla kişiyle işlenen ve alt sınırı beş yılı aşan nitelikli dolandırıcılık dosyalarında zorunlu müdafi hazır bulunmadan alınan savunma başlı başına bozma sebebidir; bu, savunma için güçlü bir usul itirazıdır.