Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2024/6347 E. , 2025/2599 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/370 E., 2014/537 K. SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Beraat, düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Katıl
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2024/6347 E. , 2025/2599 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/370 E., 2014/537 K. SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Beraat, düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Katılan ...'nın, hükümlerin vekili tarafından temyiz edildikten sonra 18.10.2023 tarihinde vefat ettiği anlaşılmakla, Dairemizce yapılan ön inceleme neticesinde 16.09.2024 tarihli ve 2021/14887 Esas, 2024/9997 Karar sayılı ilâm ile gerekçeli kararın, katılanın yasal mirasçılarına usulüne uygun şekilde tebliği için dava dosyasının tevdiine karar verildiği, gerekçeli kararın katılanın yasal mirasçılarına tebliğ edildiği, ancak yasal mirasçıların hükümleri temyiz etmedikleri belirlenmekle, temyiz incelemesi katılan ... vekilinin temyiz talebi ile sınırlı tutulmuştur. Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık hakkında bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararı ile resmi belgede sahtecilik suçundan verilen düşme kararının birlikte incelenmesi neticesinde; a. Yargılama konusu resmi belgede sahtecilik suçu için 5237 sayılı TCK’nın 204/1 maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 5237 sayılı TCK’nın 67/2-c maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin, 19.06.2014 tarihli iddianame olduğu ve suç tarihi olan 01.08.2005 tarihinden iddianame tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmekle, b. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu yönünden ise yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, Mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre önceden doğan borç ilişkisinin dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının olaşmasına engel olacağı, bu itibarla sanığa yüklenen suçun yasal unsurlarının oluşmadığı Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, katılan ... vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 03.03.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan beraat, resmi belgede sahtecilik suçundan ise düşme kararı verilen dosyada hükümleri katılan vekili temyiz etmiş; katılanın temyizden sonra vefatı üzerine gerekçeli karar yasal mirasçılara tebliğ edilmiş ancak mirasçılar temyiz etmediğinden inceleme vekilin talebiyle sınırlı yapılmıştır.
Hukuki İlke: TCK 204/1'deki resmi belgede sahtecilikte TCK 66/1-e gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı geçerlidir ve TCK 67/2-c uyarınca zamanaşımını kesen son işlem olan iddianameye kadar bu süre dolmuşsa düşme kararı yerindedir; dolandırıcılıkta ise taraflar arasında önceden doğan borç ilişkisinin varlığı suçun yasal unsurlarının oluşmasına engeldir.
Uygulama Sonucu: 01.08.2005 suç tarihinden 19.06.2014 tarihli iddianameye kadar 8 yıllık zamanaşımı gerçekleştiğinden düşme, önceden doğan borç ilişkisi nedeniyle unsur yokluğundan beraat kararları isabetli bulunarak her iki hüküm de Tebliğname'ye uygun olarak onanmıştır.
Dava Strateji Notu: Alacak tahsiline dönük uyuşmazlıklarda önceden doğan borç ilişkisi belgelenebiliyorsa dolandırıcılık isnadına karşı en güçlü savunma budur ve uyuşmazlık hukuk mahkemesine aittir; katılan tarafın vefatı hâlinde ise mirasçıların temyiz iradesini süresinde ortaya koyması gerekir, yoksa inceleme önceki vekilin talebiyle sınırlı kalır.