İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2024/6395 Karar: 2025/7183 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2024/6395 K.2025/7183

11. Ceza Dairesi 2024/6395 E. , 2025/7183 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/4833 Değişik iş SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2024/6395 E. , 2025/7183 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/4833 Değişik iş SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2024/6395 E. , 2025/7183 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/4833 Değişik iş SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 22.09.2023 tarihli ve 2023/79070 Soruşturma, 2023/41373 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin merci Antalya 6. Sulh Ceza Hakimliğinin 06.11.2023 tarihli ve 2023/4833 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 06.11.2023’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 18.10.2024 tarihli ve 2024/8842 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.11.2024 tarihli ve KYB-2024/111366 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.11.2024 tarihli ve KYB-2024/111366 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müştekinin ... San. Ve Tic. Paz. A.Ş'nin %40 hissedarı olduğu, 14/06/2022 tarihinden itibaren şirketin yönetim kurulu başkanlığını yapan şüpheli ... ile şirketin yönetim kurulu üyesi olan diğer şüpheli ...'ın anılan şirketin % 32 hissedarı olduğu ve aynı zamanda ... A.Ş'nin de yönetim kurulu başkanı ve üyesi olduğu, 04/03/2023 tarihinde ... A.Ş'nin sermaye artırımı teklifini genel kuruluna getirilen ve sermaye artırımı kararının alınmasını sağlayan şüphelilerin, rüçhan hakkını kullanmadan müştekinin hissedarı olduğu ... A.Ş'yi zarara uğratmak suretiyle değerinin çok altında ... A.Ş'nin %16 lık hissesinin şüphelinin damadı ...'ye 500.000,00 Türk lirasına temlik edilerek rüçhan hakkını devrettikleri, bu hususun Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesince yürütülen davada açıkça belirtildiği, böylece müştekinin hissedarı olan şirketin muvazaalı işlemlerle kasten zarara uğratılarak şüphelilerin kendilerine yarar sağladıkları iddiasıyla açılan soruşturma sonunda, uyuşmazlığın hukuki ihtilaf niteliğinde olduğundan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmış ise de, Şüphelilerin haklarındaki iddialara ilişkin ifadelerinin tespit edilmediği gibi, müşteki vekilinin 13/09/2023 tarihli şikayet dilekçesinde bahsettiği hususlarda da araştırma yapılmadığı, yine şikayet dilekçesinde dile getirilen Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/617 esas sayılı dosyası ile görülen hukuk davasında alınan bilirkişi raporları ile zarara uğratıldığı iddia edilen şirketin ticari defter, makbuz, fatura, muhasebe kayıtları ile diğer hukuki belgelerin temin edilip, ilgili belgelerle birlikte dosyanın alanında uzman bilirkişi heyetine tevdii sağlanarak, müştekinin hissedarı olan şirketin zarara uğratılıp uğratılmadığı tespit edilerek zarar miktarının ne kadar olduğu hususlarında ayrıntılı ve denetime elverişli bilirkişi raporu alınması, bunların yanı sıra olayın aydınlatılmasına yarar diğer delillerin toplanmasının ardından, atılı suçun işlendiğine dair şüpheliler hakkında kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşması halinde, dosyanın uzlaştırma işlemleri yapılmak üzere Uzlaştırma Bürosuna gönderilerek, sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken, şüphelilerin ifadesi dahi alınmadan eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.“ Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçi ...'nın, ... Teknik San.ve Tic.Paz.A.Ş.'nin yüzde %40 hissesi olan ortağı, şüphelilerden ...'nın aynı şirketin yönetim kurulu başkanı, diğer şüpheli ...'ın ise yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptıklarının, ... Teknik San.ve Tic.Paz.A.Ş.'nin, aynı zamanda ... Antalya Fuarcılık İşletme ve Yatırım A.Ş.'nin de %32 hissesine sahip olduğunun, şüphelilerin ... A.Ş.'nin %16'lık hissesini 500.000,00 TL karşılığında yakınlarına devrettiklerinin, bununla beraber, devir işleminin gerçek değerinin çok altında gerçekleştiğinin, bu şekilde şüphelilerin şirketi zarara uğrattıklarının iddia olunması karşısında; şüphelilerin ifadelerinin alınması, hukuk mahkemesinde görülen dava dosyalarının getirtilerek incelenmesi, bu soruşturmayı ilgilendiren bölümlerinin onaylı suretlerinin dosya arasına alınması, ticaret sicil kayıtlarının celbi ile şirket yetkilisi ve ortaklarının belirlenmesi, devralan kişilerin beyanlarına başvurulması, devre ilişkin tüm evrakların temin edilerek incelenmesi, bedelin ne kadar olduğuna ilişkin belgelerin, şirkete ait banka hesap hareketleri ile defter, belge ve kayıtlarının getirtilerek konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması, şirketin zarara uğrayıp uğramadığının, uğramış ise miktarının tespit edilmesi, sonucuna göre atılı suçun unsurlarının bulunup bulunmadığının takdir ve tayin edilmesi gerekirken; "...somut olayda şüphelilerin şirketin ortakları olduğu, ayrıca Antalya 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/617 Esas sırasında kayıtlı bir davanın da bulunduğu, şikayetçinin diğer ortaklar ile ilgili yapmış olduğu şikayetin anılan şirketin yönetimine ilişkin hukuki ihtilaf niteliğinde olduğu ve çözüm yerinin ilgili hukuk mahkemesi olduğu, isnat edilen suçun unsurlarının oluşmadığı..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Antalya 6. Sulh Ceza Hakimliğinin 06.11.2023 tarihli ve 2023/4833 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.06.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla