İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2024/6402 Karar: 2025/7182 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2024/6402 K.2025/7182

11. Ceza Dairesi 2024/6402 E. , 2025/7182 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/2714 Değişik iş SUÇ : Güveni kötüye kullanma İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Ya

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2024/6402 E. , 2025/7182 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/2714 Değişik iş SUÇ : Güveni kötüye kullanma İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Ya

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2024/6402 E. , 2025/7182 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/2714 Değişik iş SUÇ : Güveni kötüye kullanma İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığının 11.05.2023 tarihli ve 2023/1873 Soruşturma, 2023/4405 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin merci Bodrum 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 07.09.2023 tarihli ve 2023/2714 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 07.09.2023’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 22.10.2024 tarihli ve 2024/6314 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.11.2024 tarihli ve KYB-2024/111352 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.11.2024 tarihli ve KYB-2024/... sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müştekinin nikahlı eşi ...'ın kardeşleri olan şüphelilerin müştekiye ait ".." isimli tekneyi işletmiş oldukları tersanede alı koyarak müştekiye teslim etmedikleri ve tekneye zarar verdikleri iddiasıyla açılan soruşturma sonunda, uyuşmazlığın hukuki ihtilaf niteliğinde olduğu ve mükerrer soruşturma nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmış ise de, somut olayda şikayet konusu teknenin mülkiyetinin müştekinin eşi ... adına kayıtlı iken ... isimli kişiye satıldığı, teknenin şüphelilerin savunmasında bahsedildiği üzere bakım masraflarından doğan borç nedeniyle teslim edilmediği, bunun üzerine parasını ve zararını iade edilmesini isteyen ...'nın, satış değeri olan 500,000,00 Türk lirası para ile zararın müşteki tarafından karşılanarak söz konusu teknenin mülkiyetinin müştekiye geçtiği, ...'in tanık sıfatıyla alınan beyanında bu hususun doğrulandığı, dosya içerisinde yer alan bağlama kütüğü ruhsatnamesinde soruşturma konusu teknenin müşteki adına kayıtlı olduğunun görüldüğü, şüphelilerin işletmiş oldukları ... Tersanesi tarafından müşteki ve eşi olan...'e karşı Bodrum 1. Noterliği tarafından ihtarname ikame edildiği, ihtarnamede teknenin bakım masraflarından doğan borçların ödenmemesi üzerine söz konusu tekne hakkında hapis hakkını kullanacaklarına dair ihtarda bulundukları anlaşılmakla, 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un 950. maddesine göre; alacaklı, borçluya ait olup onun rızasıyla zilyedi bulunduğu taşınırı veya kıymetli evrakı, borcun muaccel olması ve niteliği itibarıyla bu eşyanın alacak ile bağlantısı bulunması halinde, borç ödeninceye kadar hapsedebileceği, zilyetlik ve alacak ticari ilişkiden doğmuşsa, tacirler arasında bu bağlantı var sayılacağı, alacaklı, borçluya ait olmayan taşınırlar üzerinde de zilyetliğin iyiniyetle kazanılmasının korunduğu ölçüde hapis hakkına sahip olacağının hüküm altına alındığı, somut olayda şüphelilerin soruşturma konusu teknenin bakım masraflarında doğan borçların ödenmediği ve borcun muaccel hale gelmesi nedeniyle bu konuda borçlulara ihtarname gönderdikleri hususunda savunma yapmaları karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından, söz konusu teknenin iddia edildiği gibi bakımlarının yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise hangi süreler içerisinde yapıldığı ve masraflarının ne olduğu, müştekinin eşi olan...'in söz konusu tekneyi gerçekten bakım ve onarım için şüphelilerin işletmiş oldukları tersaneye sırf bu amaçla teslim edip etmediği, şüpheliler ile müşteki eşinin arasında resmi ortaklığın bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna göre müşteki ya da eşi... ile şüpheliler arasında hizmet alımı yapılıp yapılmadığı, dolayısıyla şüphelilerin hapis hakkının olup olmadığı hususlarının tespit edilmesi ve sonucuna göre şüphelilerin suç işleme kastıyla hareket edip etmediği karar yerinde tartışılarak şüphelilerin hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturmaya dayalı olarak kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği cihetle, soruşturmanın genişletilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.“ Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; daha önce şikayetçinin eşine ait olup sonradan üçüncü kişiye satılan ve fiilen şüphelilerde bulunan Boxss isimli teknenin çeşitli bahanelerle sahibine iade edilmediğinin, bahse konu teknenin şikayetçi tarafından 29.12.2022 tarihinde satın alındığının ve şüphelilerden tesliminin istenilmesine rağmen, şikayetçiye de teslim edilmeyerek şüphelilerin uhdelerinde tutulduğunun iddia olunması, şüphelilerin alınan ifadelerinde; teknenin bakım ve onarım borcundan dolayı verilmediğini, tersane içerisinde koruma altına alındığını ve ödeme yapılması halinde teslim edilebileceğini söylemeleri, ... 1. Noterliğinden gönderilen 08.03.2023 tarihli ihtarnamede, "borcun ödenmemesi durumunda Türk Medeni Kanunu'nun 950. maddesi uyarınca hapis hakkının kullanılacağının" bildirilmesi, bununla birlikte; şikayetçinin şüphelilere herhangi bir borcu olmadığını beyan etmesi karşısında; teknenin bakım ve onarımdan kaynaklanan borcunun olup olmadığının araştırılması, varsa buna ilişkin tüm bilgi ve belgelerin dosya arasına alınması, şüphelilerin hapis hakkının bulunup bulunmadığının ve suç işleme kastıyla hareket edip etmediklerinin ortaya konulması, şüpheliler hakkında aynı olaya ilişkin olduğu değerlendirilen soruşturma dosyalarının tamamının getirtilerek incelenmesi, bir suretlerinin dosya arasına alınması, sonucuna göre mükerrer soruşturma olup olmadığının ve somut olayda atılı suçun unsurlarının oluşup oluşmadığının takdir ve tayin edilmesi gerekirken; "...yapılan soruşturma işlemleri neticesinde; dosyadaki iddiaların hukuki itilaf mahiyetinde kaldığı ve şüpheli ... hakkında 21/12/2022 tarihli ve 2022/.... karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, aynı fiil ve faile ilişkin mükerrer soruşturma yürütülemeyeceği..." denilmek suretiyle, eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Bodrum 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 07.09.2023 tarihli ve 2023/2714 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.06.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla