İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2024/6409 Karar: 2025/6915 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2024/6409 K.2025/6915

11. Ceza Dairesi 2024/6409 E. , 2025/6915 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/309 Değişik İş SUÇLAR : Sahte fatura düzenleme ve kullanma İNCELEME KONUSU KARAR : İddianamenin iadesi kararına yönelik itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargı

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2024/6409 E. , 2025/6915 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/309 Değişik İş SUÇLAR : Sahte fatura düzenleme ve kullanma İNCELEME KONUSU KARAR : İddianamenin iadesi kararına yönelik itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargı

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2024/6409 E. , 2025/6915 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/309 Değişik İş SUÇLAR : Sahte fatura düzenleme ve kullanma İNCELEME KONUSU KARAR : İddianamenin iadesi kararına yönelik itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 28.02.2024 tarihli ve 2023/238861 Soruşturma, 2024/16406 Esas sayılı iddianamenin iadesine ilişkin, İstanbul Anadolu 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.03.2024 tarihli ve 2024/384 İddianame değerlendirme sayılı kararına vaki itirazın reddine dair mercii İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.03.2024 tarihli ve 2024/309 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 29.03.2024'te kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 19.10.2024 tarihli ve 2024/18334 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.11.2024 tarihli ve KYB-2024/111432 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.11.2024 tarihli ve KYB-2024/111432 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Adı geçen şüpheli hakkında tanzim edilen iddianemenin, İstanbul Anadolu 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/03/2024 tarihli kararında yer alan "...İddianamede şüphelinin sahte belge kullanması eylemine ilişkin anlatımda sahte olarak kullanıldığı belirtilen faturaların dosya içerisinde bulunduğunun belirtilmesine karşılık dosya kapsamında şüpheli tarafından düzenlendiği iddia olunan faturaların yer aldığı ancak dosya içinde şüphelinin yetkilisi bulunduğu mükellef hakkında düzenlenmiş fatura bulunmadığı anlaşıldığından..." şeklinde gerekçe ile iadesine karar verildiği anlaşılmış ise de; Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 19/12/2022 tarihli ve 2022/1372 esas, 2022/20556 karar sayılı ilâmında yer alan , "...5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun’un 174/1. maddesinde iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesinde yer alan “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü uyarınca, Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukuki nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesinin gerekeceği, şüpheli hakkında kamu davasının açılması için yeterli şüphenin bulunduğu, iddianamenin iadesi kararında belirtilen gerekçelerin CMK’nin 174/1-b maddesi uyarınca suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mahiyette olmadığı anlaşılmakla; kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce bu nedenle yerinde görüldüğünden..." şeklindeki, Yine anılan Dairenin 20/09/2021 tarihli ve 2021/12170 esas, 2021/6782 karar sayılı ilâmında yer alan ; "...Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 15.01.2019 tarihli ve 2018/3659 esas, 2019/1297 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, bilirkişi raporu alınmasının mahkemenin takdirinde olduğu, bu hususun iddianamenin iadesi sebebi yapılamayacağı, gerek görüldüğünde mahkemesince bilirkişi incelemesi yaptırılabileceği gibi, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/427 esas, 2018/517 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, vergi suçlarında fatura asıllarına ulaşarak duruşmada incelenmesi zorunluluğundan vazgeçilmiş olduğu, somut olayda iddianameye konu eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204. maddesinde düzenlenen sahtecilik suçunu değil, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/b maddesinde düzenlenen vergi suçunu teşkil ettiği, faturaların sahte olduğuna ilişkin dosyada mevcut vergi suçu raporu ve vergi tekniği raporu bulunduğu, mahkemenin bu hususta tekrar rapor alabileceği gibi iade gerekçelerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde sayılan iade sebepleri kapsamında da bulunmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden” bahisle ... kararının, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA," şeklindeki açıklamalar nazara alındığında; Şüpheli hakkında sahte fatura düzenlemek suretiyle 213 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan açılan kamu davasına ilişkin soruşturma dosyasında, İstanbul Vergi Kaçakçılığı-3 Denetim Daire Başkanlığınca düzenlenen 17/08/2023 tarihli vergi tekniği raporunun, yine aynı tarihli vergi suçu raporunun ve 01/09/2023 tarihli mütalaa formunun bulunması karşısında, olaya ilişkin yeterli anlatımın yapıldığı, eksik olduğu düşünülen hususların yargılamanın her aşamasında mahkemesince giderilebileceği, iade kararında sayılan gerekçelerin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde düzenlenen iddianamenin iadesi nedenleri arasında bulunmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun‘un 170. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; kamu davasını açma görevinin Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirileceği ve soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde Cumhuriyet savcısının iddianame düzenlemekle yükümlü olduğu; aynı maddenin üçüncü fıkrasında iddianamede nelerin gösterilmesinin gerektiği, dördüncü fıkrasında ise; iddianamede, yüklenen suçu oluşturan olayların, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanacağı ve yüklenen suçu oluşturan olaylar ve suçun delilleriyle ilgisi bulunmayan bilgilere yer verilmeyeceği belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “İddianamenin iadesi” başlıklı 174/1. maddesi; “(1) Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle; a) 170 inci maddeye aykırı olarak düzenlenen, b) (Değişik:17/10/2019-7188/20 md.) Suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen, ...“ İddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir." Şeklinde düzenlenmiştir. 3. İstanbul Anadolu 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.03.2024 tarihli ve 2024/384 İddianame değerlendirme sayılı kararında yer alan "...iddianamede şüphelinin sahte belge kullanması eylemine ilişkin anlatımda sahte olarak kullanıldığı belirtilen faturaların dosya içerisinde bulunduğunun belirtilmesine karşılık dosya kapsamında şüpheli tarafından düzenlendiği iddia olunan faturaların yer aldığı ancak dosya içinde şüphelinin yetkilisi bulunduğu mükellef hakkında düzenlenmiş fatura bulunmadığı..." şeklindeki gerekçeyle, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.02.2024 tarihli ve 2023/238861 Soruşturma, 2024/16406 Esas sayılı iddianamesinin iadesine karar verilmiştir. 4. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; .. Vergi Dairesi Müdürlüğünün ... vergi kimlik numaralı mükellefi ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin yetkilisi olan şüpheli hakkında, "2020, 2021, 2022 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme ve kullanma" suçlarını işlediğinden bahisle Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı İstanbul Sektörel-3 Denetim Daire Başkanlığının, 17.08.2023 tarihli ve 2023-(1989-1-21)/20 sayılı Vergi Suçu Raporunun düzenlendiğinin, dosya içerisinde 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 367. maddesi uyarınca dava şartı olan mütalaanın, şüpheli tarafından düzenlenen fatura suretlerinin mevcut olduğunun, ilgili vergi tekniği raporunda düzenlenen ve kullanılan sahte faturalar yönünden ayrıntılı açıklamalara yer verildiğinin, şüphelinin soruşturma kapsamında 14.12.2023 tarihinde ...Polis Merkezi Amirliğinde alınan ifadesinde faturalara konu ticari alışverişlerinin gerçek olduğunu beyan ettiğinin belirlenmesi ile Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 08.11.2018 tarihli ve 2018/427 Esas, 2018/517 Karar sayılı kararında da kabul edildiği üzere, sahte fatura düzenleme ve kullanma suçlarında suça konu belge ve faturaların, 213 sayılı Vergi Usûl Kanunu'nun 230. maddesine göre yalnızca unsurlarının tespiti amacıyla incelenmesinde zorunluluk bulunmadığının anlaşılması karşısında; İstanbul Anadolu 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.03.2024 tarihli ve 2024/384 İddianame değerlendirme sayılı kararında belirtilen nedenlerin, 5271 sayılı Kanun‘un 174/1-a-b. maddesi uyarınca suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mahiyette olmadığı, toplanan deliller ışığında şüpheli hakkında kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunduğu ve belirtilen diğer delillerin Mahkeme tarafından yargılama sırasında da toplanabileceği anlaşıldığından, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. 5. UYAP üzerinden yapılan incelemede; şüpheli hakkında aynı mükellefiyetine ilişkin olarak 2016, 2017, 2018 ve 2019 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçundan, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.08.2024 tarihli ve 2023/47651 Soruşturma, 2024/55174 Esas sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının, İstanbul Anadolu 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2024/1025 Esas sırasında derdest olduğunun anlaşılması karşısında, şüpheli hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanma imkanı bulunup bulunmadığının gözetilmesi bakımından, her iki dosyanın birleştirilmesi suretiyle yargılamaya devam olunması hususunun mahallinde değerlendirilmesi mümkün görülmüştür. II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.03.2024 tarihli ve 2024/309 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.06.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla